Adres

Merdivenköy Mah. Nur Sk. Business İstanbul Sitesi A Blok No:1A 34732 Kadıköy, İstanbul

TÜRKLİM ERDEM ÇELENK

ERDEM ÇELENK / LİMAN OPERASYON UZMANI

JEOPOLİTİK FIRTINADA TİCARETİN ROTASI: TARİFELER VE YAPTIRIMLARIN GÖLGESİNDE KÜRESEL LOJİSTİK VE LİMANLARIN GELECEĞİ

ORTA KORİDOR, RUSYA-ÇİN EKSENİ VE KÖRFEZ BAĞLANTILARI IŞIĞINDA FIRSATLAR

Son yıllarda ülkeler arası ilişkilerde yaşanan jeopolitik gerilimler, tedarik zinciri krizlerine ve güvenlik endişelerine neden olmuştur. Bu durum, ülkeleri alternatif ticaret ve enerji koridorlarına yönlendirmek zorunda bırakmıştır. Küresel lojistik rotalarının yeniden şekillendiği bu dönemde, Çin'den başlayıp Orta Asya üzerinden Hazar Denizi'ni aşarak Azerbaycan, Gürcistan ve Türkiye üzerinden Avrupa'ya ulaşan orta koridorun (Trans-Hazar Uluslararası Taşımacılık Güzergahı), hem jeopolitik hem de jeoekonomik önemi artmıştır. Küresel düzeyde Kuşak ve Yol Girişimi’nin doğal bir uzantısı olan bu Koridor, Avrupa ile Çin arasındaki yıllık 600 milyar doları aşan ticari ve ekonomik ilişkilerde Belirleyici bir konumdadır. Ayrıca, Tarihi İpek Yolu’nun modern bir versiyonu olarak kurgulanan Orta Koridor, Çin’in Kuşak ve Yol İnisiyatifi (BRI) ile uyumlu biçimde gelişmekte ve bölgesel bağlantısallığın güçlendirilmesinde kilit rol oynamaktadır. Bu rol, Rusya-Çin ekseni ve Körfez bağlantıları ışığında değerlendirildiğinde; başta Türkiye olmak üzere Avrasya ve Orta Doğu ülkeleri için öneme sahiptir. Deniz İpek Yolu, ekseriyetle Çin'in Doğu kıyılarındaki limanlar işletmelerinden başlayıp Güneydoğu Asya, Hint Okyanusu, Kızıldeniz ve Süveyş Kanalı üzerinden Avrupa'ya uzanan geleneksel deniz rotalarını kapsar. Orta Koridor ise, bu deniz rotalarına, karasal bir seçenek veya konsolide edici bir bağlantı sunar. Dolayısıyla, Deniz İpek Yolu ile gelen kargolar, Türkiye'ye ulaştığında (örneğin Mersin veya İstanbul limanlarına), Orta Koridor üzerinden Avrupa’ya zaman ve maliyet avantajı ile hızlı bir şekilde demiryolu veya karayolu kullanılarak geçiş sağlayabilir. Bu gelişme, kara ve demiryolu bağlantılarını birleştiren multimodal çözümlerin yaygınlaşmasına zemin hazırlamakla birlikte, zaman hassasiyeti yüksek veya değeri fazla olan ürünler için etkin bir bütünleşme imkânı tanır. Ayrıca, Çin'den gelen kargolar, Akdeniz veya Karadeniz'deki Türkiye limanlarına ulaştıktan sonra, Orta Koridor'un karasal uzantıları vasıtasıyla Orta Avrupa'ya veya daha kuzeydeki pazarlara daha hızlı erişebilir.

Orta Koridor, yalnızca stratejik konumu nedeniyle değil, sunduğu fizibilite avantajlarıyla da öne çıkmaktadır. Bu koridorun, Kuzey Koridoru ile kıyaslandığında, yaklaşık 2000 kilometre daha kısa olması, daha elverişli iklim koşulları sunması ve transit süresini yaklaşık 15 gün kısaltması sayesinde, Orta Koridor daha ekonomik ve hızlı bir alternatif olarak dikkat çekmektedir. Bu nedenlerle, Kuzey Koridoru’na kıyasla Orta Koridor’un tercih edilme cazibesi her geçen gün artmaktadır. Coğrafi açıdan bakıldığında ise, Çin’in batısından Avrupa Birliği’ne uzanan en kısa ticaret rotasını oluşturması, koridorun stratejik değerini daha da pekiştirmektedir. Ayrıca, Türkiye üzerinden geçen bu güzergâh, yerel limanlar aracılığıyla Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Akdeniz pazarlarına doğrudan erişim sağlayarak, Asya-Avrupa ticaretinde önemli bir lojistik merkez işlevi görmektedir. Nitekim bu rolün etkisiyle, 2024 yılı itibarıyla Orta Koridor’un yıllık taşıma kapasitesi 6 milyon tona, konteyner taşımacılığı kapasitesi ise 100.000 TEU seviyesine ulaşarak bölgedeki lojistik potansiyelini önemli ölçüde artırmıştır.

ABD’nin Çin’i hedef alan ve giderek derinleşme eğilimindeki yaptırım politikaları, Çin'in Avrupa ile ticaretinde güvenli ve alternatif lojistik güzergahlar aramaya itmiştir. 2025 yılı itibarıyla Orta Koridor, Süveyş Kanalı ve Kuzey Koridoru'na kıyasla, Belirsizliklerin hâkim olduğu mevcut konjonktürde, daha sağlam ve kesintisiz bir bağlantı yolu olma özelliğiyle, Çinli lojistik firmalarının ve ihracatçılarının radarında daha fazla yer edinmiş, koridor üzerinden geçen transit yük hacminde de gözle görülür bir yükseliş meydana getirmiştir. Bu gelişmeler ışığında, Çin'in Orta Koridor'a olan ilgisi, koridor üzerindeki ülkelerin altyapılarını geliştirme konusunda daha istekli hale getirmiştir. Demiryolu hatlarının modernizasyonu, liman kapasitelerinin artırılması ve lojistik merkezlerinin kurulması gibi projeler hız kazanmıştır. Ayrıca, Çinli yatırımcıların söz konusu altyapı projelerine katkıları artış eğilimindedir.

Diğer yandan, Batı ile Rusya arasındaki gerilimler sebebiyle, gün yüzüne çıkan tedarik zincirlerindeki aksamalar, Rusya'nın alternatif tedarik ve ulaşım koridorları geliştirme çabalarını hızlandırmıştır. Bu bağlamda, Orta Koridor, Rusya için Avrupa ve Orta Asya ülkeleriyle olan ticari ilişkilerinin güçlenmesi, Orta Koridor'u sadece bir transit güzergahı olmaktan çıkarıp, bölgesel ticaretin merkezi haline getirebilir. Bu durum, koridor üzerindeki ülkeler için yeni ihracat ve ithalat imkanları doğuracaktır. Rusya'nın enerji kaynaklarının Asya pazarlarına ulaştırılması konusunda Orta Koridor, mevcut ve potansiyel boru hatları ve demiryolu hatları aracılığıyla önemli bir rol oynayabilir. Bu durum, enerji taşımacılığı altyapısının geliştirilmesi için yatırım fırsatları sunmaktadır.

Körfez ülkeleri, son yıllarda ekonomilerini çeşitlendirme ve küresel tedarik zincirlerinde daha etkin bir rol üstlenme yönünde stratejik adımlar atmaktadır. Bu adımların en önemlisi, Irak'ın Kalkınma Yolu Projesidir. Basra Körfezi'ndeki Büyük Faw Limanı'ndan başlayarak Irak toprakları üzerinden Türkiye'ye uzanan 1200 kilometrelik demiryolu ve otoyol projesidir. Bu proje, Orta Koridor ile entegrasyon sağladığında, Körfez ülkelerini, Türkiye üzerinden Avrupa'ya bağlayan doğrudan bir küresel lojistik köprüsü oluşturacaktır. Bu köprü, Körfez ülkelerinin özellikle Avrupa pazarlarına ulaşımını kolaylaştıracak ve bölgesel ticaretin hacmini artıracaktır. Körfez ülkeleri, deniz taşımacılığında zaten önemli liman işletmelerine haiz olmakla birlikte, Orta Koridor'un sağladığı karasal bağlantılarla kendilerini daha kapsamlı lojistik merkezler haline getirmeyi hedeflemektedir. Türkiye ile olan stratejik ortaklıkları ve kalkınma projelerindeki iş birlikleri, Körfez ülkelerinin "Kuşak ve Yol" girişimindeki yerlerini güçlendirecektir. Bu gelişmeyle hem Asya'dan gelen ürünlerin Batı'ya, hem de Batı'dan gelen ürünlerin Orta Doğu ve Güney Asya'ya dağıtımında önemli bir rol oynayabilirler. Körfez ülkelerinin ekonomik yapısı büyük ölçüde petrol ve doğalgaz gibi enerji kaynaklarına dayalı bir model üzerine kuruludur. Orta Koridor üzerinden gerçekleştirilecek projeler, bu ülkelerin lojistik, ulaştırma ve ticaret gibi enerji dışı sektörlerde de gelir elde etme ve ekonomilerini çeşitlendirme hedeflerine hizmet edebilir. Bu durum, uzun vadede daha sürdürülebilir ve dengeli bir ekonomik yapı oluşturmalarına yardımcı olacaktır. Körfez ülkeleri, Orta Koridor ve Kalkınma Yolu ekseninde şekillenen yeni ulaşım ve ticaret ağları, Türkiye’yi ve Körfez ülkelerini bölgesel ölçekte daha etkili jeopolitik aktörlere dönüştürebilir. Türkiye ile hayata geçirilen bu tür stratejik altyapı projeleri, sadece bölgesel iş birliğini derinleştirmekle kalmayıp, aynı zamanda küresel tedarik zincirlerinde yaşanan kırılganlıkları azaltmaya yönelik kolektif çözümlere de katkı sunmaktadır.

Rusya-Ukrayna Savaşı sonrası, Çin’in Avrupa’ya yönelik ticaretinde tek yönlü bağımlılığı azaltma arzusu, Kuzey Koridoru dışındaki rotaların önemini artırması, Türkiye'yi Orta Koridor'da doğal bir partner haline getirdi. Çin için tek bir ticaret güzergâhına bağımlı kalmak, artan jeopolitik riskler nedeniyle artık sürdürülebilir bir seçenek olmaktan çıktı. Bu gelişme, Türkiye’nin stratejik konumunu ve Batı ile kurduğu güçlü ilişkileri ön plana çıkararak, onu Çin'in Avrupa pazarına açılan güvenilir ve istikrarlı bir kara köprüsü haline getirdi. Türkiye, Çin'den Avrupa'ya uzanan en kısa ve emniyetli kara yolu üzerinde yer alarak, bu dev ticaret trafiğinden önemli bir pay alma potansiyeline sahip. Çin'in Orta Koridor'u daha aktif bir şekilde kullanmaya başlaması, Türkiye'nin Mersin ve İzmir gibi hinterlanttı gelişmiş limanlarını, demiryolu hatlarını ve lojistik altyapısını daha etkin hale getirecektir. Türkiye, bu etkinlikle birlikte sadece bir geçiş ülkesi olmanın ötesine geçerek, ürünlerin depolandığı, işlendiği ve yeniden dağıtıldığı stratejik bir lojistik ve üretim üssüne dönüşebilir.

Erdem ÇELENK

Liman Operasyon Uzmanı

KAYNAKÇA

Adres

Merdivenköy Mah. Nur Sk.
Business İstanbul Sitesi A Blok No:1A
34732 Kadıköy, İstanbul