Adres

Merdivenköy Mah. Nur Sk. Business İstanbul Sitesi A Blok No:1A 34732 Kadıköy, İstanbul

TÜRKLİM EVRİM UYGUR YAMANER / MERT KARAMUSTAFAOĞLU

AV. EVRİM UYGUR YAMANER / GLED PARTNERS LL.M. AVUKAT|YÖNETİCİ ORTAK

AV. MERT KARAMUSTAFAOĞLU / GLED PARTNERS LL.M. AVUKAT|ORTAK, REKABET VE UYUM BİRİMİ

Kıyı Tesislerine Yeşil Liman Sertifikası Düzenlenmesi Hakkında Yönetmelikte

Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik İncelemesi

1. Giriş

Yeşil liman uygulaması; kıyı tesislerinin çevresel sürdürülebilirlik, enerji verimliliği ve deniz ekosisteminin korunması yönündeki yükümlülüklerini belirli kriterler çerçevesinde belgelendiren bir sertifikasyon sistemidir. Türk hukukunda bu sistemin çerçevesi, 18.11.2023 tarihli ve 32373 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Kıyı Tesislerine Yeşil Liman Sertifikası Düzenlenmesi Hakkında Yönetmelik (“Yönetmelik”) ile çizilmiştir. Yönetmelik ilk hâliyle sertifikayı esas itibarıyla gönüllülük temelinde kurgulamış; yalnızca Uluslararası Gemi ve Liman Tesisi Güvenlik Kodu Uygulama Yönetmeliği kapsamında Liman Tesisi Güvenlik Sertifikasına sahip olup Yeşil Liman Sertifikası almak isteyen kıyı tesislerini kapsamına almıştır.

24.3.2026 tarihli ve 33203 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Kıyı Tesislerine Yeşil Liman Sertifikası Düzenlenmesi Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik (“Değişiklik Yönetmeliği”) ise bu yaklaşım değiştirilmiş, üzere bazı kıyı tesislerine Yeşil Liman Sertifikası alma zorunluluğu getirilmiştir. Değişiklik Yönetmeliği ile Yeşil Liman Sertifikası, bir kısım kıyı tesisi bakımından gönüllülük esaslı bir unsur olmaktan çıkarılmış; doğrudan bir hukuki yükümlülük hâline getirilmiştir.

İşbu çalışmada, Değişiklik Yönetmeliği ile getirilen düzenlemeler ele alınmakta; kapsam genişlemesi, kıyı tesisi tanımının yeniden belirlenmesi, sertifika alma zorunluluğunun ihdası, idari para cezası rejimi ile teknik ve çevresel kriterlerdeki değişiklikler, yürürlükteki mevzuat ve kıyı tesislerinin uyum süreçleri bakımından değerlendirilmektedir.

2. Yönetmelik Kapsamının Genişlemesi Bakımından Değerlendirme

Değişiklik Yönetmeliği’nin 1. maddesi ile Yönetmelik’in “Kapsam” başlıklı 2. maddesi yeniden düzenlenmiştir. Yönetmelik’in eski hâli yalnızca Liman Tesisi Güvenlik Sertifikasına sahip ve Yeşil Liman Sertifikası almak isteyen kıyı tesislerini kapsarken; yeni düzenleme uyarınca Yönetmelik hükümleri “Yeşil Liman Sertifikası almak isteyen ve/veya Yeşil Liman Sertifikası almak zorunda olan kıyı tesislerini” kapsar hâle gelmiştir.

Bu değişiklik, aşağıda “Zorunluluk” başlıklı Ek Madde- 1 kapsamında ayrıntılı olarak ele alınacak zorunluluk rejiminin hukuki dayanağını oluşturmaktadır. Kapsamın “almak zorunda olan” kıyı tesislerini de içerecek şekilde genişletilmesi; bu kapsama giren tesislerin Yönetmelik çerçevesindeki uyum süreçlerini yürütmesini ve gerekli başvuruları yapmasını gerektirmektedir. Yönetmelik 24.03.2026 tarihinde yürürlüğe girdiğinden, her ne kadar Ek Madde 1 uyarınca sertifikaya sahip olunması bakımından 2028 ve 2030 yılları öngörülmüş olsa da diğer düzenlemeler bakımından uyum süreçleri için ivedilikle aksiyon alınması önerilmektedir.

3. “Kıyı Tesisi” Tanımının Yeniden Belirlenmesi

Değişiklik Yönetmeliği’nin 2. maddesi ile Yönetmelik’in 4. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendinde yer alan “kıyı tesisi” tanımı yeniden yazılmıştır. Eski tanım, kıyı tesisini yalnızca Uluslararası Gemi ve Liman Tesisi Güvenlik Kodu Uygulama Yönetmeliği kapsamında Liman Tesisi Güvenlik Sertifikasına sahip olan tesislerle sınırlandırmıştır. Yeni tanım uyarınca kıyı tesisi, “4/4/1990 tarihli ve 3621 sayılı Kıyı Kanunu kapsamında kıyılarda doldurma ve kurutma yoluyla kazanılan alanlar üzerinde kurulmuş olan gemi ve deniz araçlarının yük ve/veya yolcu tahmil ve tahliyesinin yapılabildiği yapı, iskele, liman, rıhtım ve benzeri tesisleri” ifade etmektedir.

Bu yeniden tanımlama ile kavram, güvenlik sertifikasına bağlı dar bir çerçeveden çıkarılarak operasyon temelli ve daha kapsayıcı bir içeriğe kavuşturulmuştur. Tanımın genişlemesi, Değişiklik Yönetmeliği hükümlerinin daha fazla sayıda tesisi kapsamına almasını sağlamaktadır. Bu nedenle, kıyıda faaliyet gösteren tesislerin Değişiklik Yönetmeliği kapsamına girip girmediğinin öncelikle değerlendirilmesi önem arz etmektedir.

4. Yeşil Liman Sertifikası Alma Zorunluluğunun İhdası

Değişiklik Yönetmeliği’nin asıl kırılma noktasını, 5. maddesi ile Yönetmelik’e eklenen “Zorunluluk” başlıklı Ek Madde- 1 oluşturmaktadır. Anılan madde, zorunluluk rejimini üç fıkra hâlinde düzenlemektedir.

İlk fıkra uyarınca, maddenin yayımı tarihinden sonra Uluslararası Gemi ve Liman Tesisi Güvenlik Kodu Uygulama Yönetmeliği kapsamında olup kıyı tesisinin toplam alanının dörtte birinden (¼) fazla genişletecek kıyı tesisleri ile aynı Yönetmelik kapsamına girecek yeni inşa edilen kıyı tesisleri Yeşil Liman Sertifikası almak yükümlülüğü altında bırakılmıştır. Bu tesislere yönelik imar planı tekliflerine ilişkin Bakanlık değerlendirmelerinde, imar plan notlarında “Yeşil Liman Sertifikası başvurusu yapılacaktır” ibaresi aranacaktır. Ayrıca, bu fıkra uyarınca sertifika almak zorunda olan yeni inşa edilecek kıyı tesislerine kıyı tesisi işletme izin belgesi düzenlenmeyecek; genişletilecek tesislerin genişletilen alanları işletme izni kapsamına alınmayacaktır. Bu düzenleme ile sertifika; izin, başvuru ve teknik uyum başlıklarıyla doğrudan ilişkilendirilmiştir. Değişiklik Yönetmeliği’nde ¼ olarak belirtilen nedeniyle özellikle küçük yüzölçümlü limanların genişletme çalışmalarında, olası bir idari para cezasıyla karşılaşmamak adına bu eşiğin gözetilmesi önem arz edecektir.

Bununla birlikte, Değişiklik Yönetmeliği’nin Ek Madde- 1 maddesinin ikinci fıkrası ile bir takvim yılında;

• 100 ve daha fazla kruvaziyer gemi yanaşan kıyı tesislerinin 31 Aralık 2028 tarihi,

• 100.000 TEU ve daha fazla konteyner elleçlenen kıyı tesislerinin ise 31 Aralık 2030 tarihi itibarıyla

Yeşil Liman Sertifikasına sahip olması gerektiği belirtilmiştir.

Bu sayıların belirlenmesinde ise son üç yılın ortalaması esas alınacaktır. Zorunluluğun başladığı tarihlerde belirtilen kapasitede olmayan ancak sonradan bu kapasiteye ulaşan tesisler için zorunluluk, kapasiteye ulaşılan takvim yılını izleyen yılın sonunda başlayacaktır.

Birinci fıkra kapsamındaki tesisler imar planı kapsamında tamamlandıkları tarihten itibaren en geç bir ay içinde; ikinci fıkra kapsamındaki tesisler ise zorunluluğun başladığı tarihten en az üç ay önce sertifika başvurusunda bulunacaktır. Ayrıca, kıyı tesisinin yeşil liman şartlarına uyum sağlayamama sebeplerinin kıyı tesisi işletmesinden kaynaklanmadığının belgelendirilmesi hâlinde İdare tarafından bir istisna belgesi düzenlenebilecektir. İstisna belgesi en fazla bir yıllık olarak düzenlenebilecek ve sebeplerin devam ettiğinin belgelendirilmesi hâlinde, en fazla bir yıl olacak şekilde bir defaya mahsus yenilenmesi mümkün olabilecektir.

İstisna belgesi mekanizması, kıyı tesisinin her hâlükârda zorunluluk sebebiyle sorumlu tutulmasının önüne geçerek daha orantılı bir uygulamanın ortaya çıkmasını sağlayabilecek niteliktedir. Bununla birlikte, sertifika alınamaması hâlinde yatırımın tamamen atıl kalmasını önleyecek kademeli uyum mekanizmalarının düzenlenmesi beklenebilecekken bu yönde bir düzenlemeye Değişiklik Yönetmeliği’’nde yer verilmediği görülmektedir. Bu nedenle, planlanan yeni yatırım veya genişletme projelerinde Yeşil Liman Sertifikası sürecinin proje başlangıç aşamasından itibaren dikkate alınması önem taşımaktadır.

5. İdari Para Cezası Rejimi

Değişiklik Yönetmeliği’nin 3. maddesi ile Yönetmelik’in “Yaptırımlar” başlıklı 11. maddesine eklenen beşinci fıkra, zorunluluk rejimini bir yaptırımla desteklemektedir. Buna göre, Ek Madde 1’in ikinci fıkrası uyarınca Yeşil Liman Sertifikası almak zorunda olmasına rağmen başvuru yapmayan yahut başvurusu reddedilen kıyı tesislerine, zorunluluğun başladığı tarihten itibaren “yanaşan her bir geminin kıyı tesisinde bulunduğu saat başına 5.000 TL idari para cezası” uygulanır; bir saatten kısa süreler bir saate tamamlanır. Uygulanacak ceza tutarı ise 15.259 TL’den az, 605.279 TL’den fazla olamaz ve bu tutarlar her yıl yeniden değerleme oranında artırılacaktır. Nihai metindeki ceza rejimi, taslak metne kıyasla daha ölçülü bir yapı sergilemektedir. Sabit belirlenen bir ceza tutarının aksine; nihai düzenlemede ceza, her bir geminin kıyı tesisinde bulunduğu saat başına 5.000 TL olarak ve alt-üst sınırlara bağlanmış şekilde belirlenmiştir. Bu yönüyle, cezanın geminin limanda kaldığı süreye endekslenmesi yönündeki görüşlerin Değişiklik Yönetmeliği’nde karşılık bulduğu söylenebilecektir. Bununla birlikte, daha orantılı bir rejim benimsenmiş olsa da cezanın yanaşan geminin tonajına, boyutuna veya elleçlenen yükün miktarına göre bir ayrım yapılmaksızın saat başına sabit tutarda öngörüldüğü görülmektedir. Ayrıca, cezanın yalnızca kasıtlı olarak başvuru yapmayan tesislere uygulanması, başvurunun reddi hâlinde ek süre tanınması ve eksikliklerin giderilip belgenin alınması durumunda cezanın teşvik olarak iadesi gibi hususların değerlendirilmemesi veya başvurusu reddedilen tüm tesislere, kasıt ile iyiniyet ayrımı gözetilmeksizin ceza uygulaması Değişiklik Yönetmeliği bakımından eleştirilebilecek hususlar arasında yer almaktadır. Son olarak, idari para cezasının “her bir gemi” ve “kıyı tesisinde bulunduğu saat” üzerinden kurgulanması nedeniyle; gemilerin yanaşma-ayrılma hareket kayıtları, rıhtım/terminal değişimleri veya aynı liman sahasında yer değiştirme gibi senaryolarda hangi sürelerin esas alınacağının doğabilecek ihtilafların önlenmesi adına netleştirilmesi beklenebilecektir.

6. Mülga Edilen “Diğer Hususlar” Fıkrası

Değişiklik Yönetmeliği’nin 4. maddesi ile Yönetmelik’in “Diğer Hususlar” başlıklı 12. maddesinin ikinci fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır. Mülga edilen fıkranın yerine, yukarıda incelenen Ek Madde 1’in birinci fıkrası ile kıyı tesisinin toplam alanının ¼’ünden fazla genişletecek tesisler ve yeni inşa edilecek tesisler bakımından doğrudan sertifika alma zorunluluğu getirilmiştir.

Bu yapısal tercih, çevresel uyum bakımından bir yöntem değişikliğine işaret etmektedir. Önceki sistemde Çevresel Etki Değerlendirmesi raporları içerisinde yer alan taahhütler esas alınırken; yeni düzenleme ile bu taahhütlerin yeterli görülmediği ve Yeşil Liman Sertifikası’nın doğrudan bir hukuki yükümlülük hâline getirildiği anlaşılmaktadır. Bu çerçevede, yeni yatırım ve genişletme projelerinde sertifika sürecinin planlamanın ilk aşamasından itibaren gözetilmesi gerekmektedir.

7. Teknik ve Çevresel Kriterlerdeki Değişiklikler

Değişiklik Yönetmeliği’nin 6. maddesi ile Yönetmelik’in Ek-4. Maddesinde birtakım değişiklikler yapılmıştır. İşbu maddenin 5. fıkrasına eklenen cümle uyarınca, yat limanları/marinalar hariç olmak üzere Uluslararası Gemi ve Liman Tesisi Güvenlik Kodu Uygulama Yönetmeliği kapsamındaki kıyı tesislerinin gemilere hizmet vermek üzere kuracağı elektrik bağlantısı standardının TS IEC/IEEE 80005’in ilgili bölümlerine uygun olması gerekmektedir. Bu hüküm, kıyıdan elektrik besleme altyapısını somut ve denetlenebilir bir teknik standarda bağlamaktadır. Yönetmelik 24/3/2026 itibarıyla yürürlüğe girdiğinden, kapsamdaki tesislerin elektrik bağlantısını anılan standarda uyumlu hâle getirmesi gerekmektedir.

İşbu maddeye eklenen 11. fıkra uyarınca, ilgili mevzuat kapsamında kıyı tesisi adına hatıra ormanı oluşturulmalı ya da özel ağaçlandırma projeleri gerçekleştirilmelidir. Özel ağaçlandırma projeleri en az 5.000 ağaç olacak şekilde belgelendirilerek Yeşil Liman Sertifikası başvuru dosyasına eklenecektir.

İşbu maddeye eklenen 12. fıkra ile deniz yüzeyi temizlik faaliyetleri “liman kıyı sahası temizlik süreci” kapsamında bütüncül bir süreç olarak ele alınmıştır. Bu kapsamda kıyı tesisi işletmecileri kendi operasyonel koşulları doğrultusunda bir süreç yapılandıracak; kullanılacak ekipman envanterini hazırlayarak başvuru dosyası ile İdareye sunacak; yürütülen faaliyetleri raporlayarak yıllık olarak fiziksel veya elektronik biçimde dosyalayacaktır. Deniz yüzey çöplerinin toplanması amacıyla çöpkapar ve sınırlayıcı bariyer gibi ekipmanlar kullanılabilecek; tesis sınırları içinde dere ağzı çıkışı bulunması hâlinde sınırlayıcı bariyer kullanımı zorunlu olacaktır. Çöpkapar kullanılması durumunda her bir sistemin en az 30 litre hacminde olması gerekmekte olup; bakım, boşaltma ve kayıt takibi düzenli olarak yapılacak ve yıllık toplama verileri Yeşil Liman Raporuna yansıtılacaktır.

8. Sonuç

24.3.2026 tarihli Değişiklik Yönetmeliği, Yeşil Liman Sertifikası’nı belirli kıyı tesisleri bakımından zorunlu, takvime bağlı ve idari para cezasıyla desteklenen bir uyum alanına taşımıştır. Kapsamın genişletilmesi, kıyı tesisi tanımının operasyon temelli olarak yeniden yazılması, Ek Madde 1 ile zorunluluk rejiminin ihdası, 11. maddeye eklenen ceza fıkrası ve Ek-4’teki teknik kriterler bu dönüşümün başlıca unsurlarını oluşturmaktadır.

Düzenleme, özellikle kruvaziyer ve konteyner limanları ile büyüme yatırımı planlayan kıyı tesisleri açısından doğrudan sonuç doğuracak niteliktedir. Nihai metnin, taslak metne kıyasla kapasite eşiklerini ve süreleri esnetmesi, üç yıllık ortalama esasını benimsemesi, istisna belgesi mekanizmasını öngörmesi ve cezayı saat esaslı ve sınırlı bir yapıya kavuşturması olumlu gelişmeler olarak değerlendirilmektedir. Bununla birlikte, cezanın gemi büyüklüğü ve yük miktarına göre farklılaştırılmaması, kademeli uyum mekanizmalarının düzenlenmemesi ve süre uyuşmazlıklarına ilişkin belirsizlikler, uygulamada dikkat gerektiren hususlar olarak öne çıkmaktadır.

Sonuç olarak, kıyı tesislerinin olası bir idari para cezası ile karşılaşmamak ve yatırımlarının atıl kalmasını önlemek adına; kapsam değerlendirmesini ivedilikle yapmaları, sertifika sürecini yatırım ve genişletme planlarının başlangıcından itibaren dikkate almaları ve teknik-çevresel kriterlere yönelik uyum çalışmalarını gecikmeksizin yürütmeleri önem arz etmektedir.

Adres

Merdivenköy Mah. Nur Sk.
Business İstanbul Sitesi A Blok No:1A
34732 Kadıköy, İstanbul