Adres
Merdivenköy Mah. Nur Sk.
Business İstanbul Sitesi A Blok No:1A
34732 Kadıköy, İstanbul
DÜNYADAN ÖRNEKLERLE LİMAN DAYANIKLILIĞI ÖLÇÜTLERİ VE GÖSTERGELERİ
Özet
Limanlarımızı çok yönlü olarak geliştirmeye devam ederken en önemli unsur bölgesel ve global, tüm değişim ve risklere karşı donanımlı, hızlı çözüm üretebilen ve uyum sağlayabilen aynı zamanda sürdürebilir limanlar haline gelebilmektir. Bu durum Limanlarda dayanıklılık olarak tanımlanır. Küresel tedarik zincirlerinin pandemiler, iklim krizleri, siber tehditler ve jeopolitik gerilimler karşısında kırılgan hale geldiği günümüzde, kritik düğüm noktaları olan limanların risk ve kesintilere karşı dayanıklılığı (port resilience) bu sebeple stratejik bir önem kazanmıştır. Bu çalışma; liman dayanıklılığı kavramını, tedarik zincirleri ile olan iki yönlü etkileşimini ve ülkeler arasındaki dayanıklılık farklılıklarını altyapı, dijitalleşme, yönetişim, hinterland bağlantıları ile iklim maruziyeti gibi temel etmenleri bütüncül bir çerçevede incelemektedir. Araştırma kapsamında; Rotterdam, Kobe, Busan, Southampton ve Şangay gibi uluslararası örnekler üzerinden iklim adaptasyonu, afet sonrası toparlanma, siber güvenlik ve kriz yönetişimi modelleri sunulmaktadır. Liman dayanıklılığının tekil mühendislik tedbirlerinin ötesinde dijital izleme, iklim uyumu, esnek altyapı ve ağ koordinasyonunu birleştiren dinamik bir yaklaşım gerektirdiğini vurgulamakta ve limanlar arası karşılaştırılabilirliği sağlayacak ortak bir temel gösterge seti ihtiyacına dikkat çekmektedir.
Anahtar kelimeler: Limanlar, Liman dayanıklılığı, tedarik zinciri.
1. Giriş
Küresel tedarik zinciri son yıllarda, mevcut yönetim yaklaşımlarının tek başına öngörmekte ve yönetmekte zorlandığı bir dizi karmaşık ve birbirini tetikleyen şokla karşı karşıya kalmıştır. COVID-19 pandemisi, Mart 2020'de küresel bir sağlık acil durumu olarak ilan edilmesinin ardından, tedarik tarafında tesislerin kapanmasına, talep tarafında önemli dalgalanmalara ve sınır ötesi lojistik faaliyetlerde ciddi kesintilere yol açmıştır. Bu gelişmeler, İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana küresel ölçekte yaşanan en kapsamlı ve eş zamanlı tedarik zinciri kesintilerinden birini oluşturmuştur [1]. Bu süreçte, küresel ticaretin kritik düğüm noktaları olan limanlar da operasyonel, lojistik ve altyapısal açıdan önemli ölçüde etkilenmiştir. Pandeminin ardından ortaya çıkan jeopolitik gerilimler ve bölgesel çatışmalar, kritik malzemelerin tedarik zincirlerinde yeni riskler yaratmıştır. Bu gelişmeler aynı zamanda, uzun yıllar boyunca maliyet ve verimlilik optimizasyonu temelinde şekillenen küresel tedarik zincirlerinin belirli ülkelere, tedarikçilere, üreticilere ve lojistik merkezlere aşırı bağımlılığından kaynaklanan yapısal riskleri de görünür hale getirmiştir [2,3].
Bu şoklara ek olarak, iklim değişikliği, doğal afet kaynaklı tedarik zinciri kesintilerinin sıklığı ve şiddetini artırmaktadır. Hidroelektrik üretime bağımlı bölgelerde enerji arzını kısıtlayan kuraklıklar, lojistik koridorlarını ve ulaşım altyapısını aksatan seller ve tarımsal tedarik zincirlerinde açık alanda çalışan işçilerin verimliliğini azaltan aşırı sıcaklıklar, tedarik zincirlerinin karşı karşıya olduğu riskleri daha da artırmaktadır [4]. Tüm bu gelişmeler birlikte değerlendirildiğinde, doğrusal ve küresel ölçekte dağılmış, tam zamanında üretim ve tedarik anlayışına dayanan geleneksel tedarik zinciri modeli yalnızca kesintiler karşısında operasyonel etkinliğini kaybetme riskiyle karşı karşıya kalmamakta, aynı zamanda ekonomik güvenlik, kamu sağlığı ve çevresel sürdürülebilirlik açısından da yapısal riskler oluşturmaktadır [5,6]. Liman dayanıklılığı ile tedarik zinciri dayanıklılığı arasında iki yönlü ve birbirini tamamlayan bir ilişki vardır.
2. Limanlarda Dayanıklılık
Limanlar, beklenmedik kesintileri absorbe edebildiklerinde, yükü hareket ettirebildiklerinde ve hızlı bir şekilde operasyon ve akışı yeniden sürdürebildiklerinde dayanıklıdırlar. Bu dayanıklılığın tedarik zinciri dayanıklılığı ile sıkı bir şekilde bağlantılı olduğu görülmektedir çünkü limanlar, başarısızlıklarında tüm zinciri kesintiye uğratabilecek ana düğümlerdir. Daha güçlü liman yetenekleri ise sürekliliği, toparlanmayı ve tedarik zinciri istikrarını artıracaktır [7, 8, 9,10]. Limanlarda dayanıklılık yaygın olarak dört başlıkta toplanabilir;
Yedeklilik: Yedeklilik, kritik bir sistem, ekipman veya sürecin arızalanması durumunda devreye girecek alternatif mekanizmaların önceden hazır bulundurulması stratejisidir. Limanlarda alternatif ekipman, operasyon alanı, taşıma güzergâhı veya tedarikçi seçeneklerinin bulunması, kesintilerin operasyonlar üzerindeki etkisini azaltır. Aynı zamanda yedeklilik, tedarik zincirlerinin alternatif kaynaklara ve rotalara yönelerek hizmet sürekliliğini korumasını sağlar [11,12,13,14].
Bağlantı ve görünürlük: Limanlar arasındaki ve tedarik zinciri aktörleri arasındaki güçlü bağlantılar, zamanında ve doğru bilgiye erişimi, alternatif yönlendirmeyi ve hızlı karar alma kapasitesini artırır. Bu nedenle bağlantı ve görünürlük hem liman hem de tedarik zinciri dayanıklılığını destekleyen temel unsurlardır [15,16,17,18].
Kurtarma kapasitesi: Dayanıklılığın önemli bir boyutu olan kurtarma kapasitesi, bir şok sonrasında normal faaliyetlerin yeniden sürdürülebilmesini ifade eder. Limanlar açısından operasyonların yeniden işler hale getirilmesini; tedarik zincirleri açısından ise hizmet sürekliliğinin ve müşteri teslimatlarının yeniden sağlanmasını kapsar [9,19,20].
Dijital dönüşüm: Dijital teknolojiler; bilgi paylaşımını, operasyonel görünürlüğü, koordinasyonu ve kaynakların etkin tahsisini geliştirerek limanların şoklara daha hızlı tepki vermesine yardımcı olur. Aynı zamanda tedarik zinciri genelinde bilgi akışını ve karar alma süreçlerini güçlendirdiği için liman dayanıklılığı ile tedarik zinciri dayanıklılığı arasında önemli bir bağlantı kurar [21,22,23].
Peki dünyaya baktığımızda liman dayanıklılığı ülkeden ülkeye farklılık gösterir mi?
Liman dayanıklılığı ülkeden ülkeye sabit değildir ve yalnızca ekonomik gelişmişlik düzeyine bağlı açıklanamaz. Bu fark; altyapı, dijitalleşme, yönetişim, bağlantısallık, ekonomik kapasite, iklim riski ve tedarik zinciri yapısının bütüncül etkileşimiyle şekillenir. Gelişmiş ekonomiler genellikle daha yüksek dayanıklılık göstermekle birlikte, dayanıklılığı yalnızca gelir düzeyi belirlememekte; kurumsal koordinasyon ve ağ tasarımı da önemli bir rol oynamaktadır. Entegre lojistik sistemlerine, güçlü kurumsal koordinasyona ve etkili hinterland bağlantılarına sahip limanlar krizlerden çok daha hızlı toparlanmaktadır. Ülkelerdeki bu farklılığın sebepleri de aşağıdaki başlıklarda toplanmaktadır.
• Altyapı ve yedeklilik: Güçlü fiziksel altyapıya, yedek kapasiteye ve iyi bakımlı ekipmanlara sahip limanlar şokları daha etkili biçimde absorbe etmekte ve daha hızlı toparlanmaktadır. Zayıf altyapı, toparlanmayı sınırlandırarak tıkanıklığı artırmaktadır [24].
• Dijital olgunluk: Dijital sistemler gerçek zamanlı koordinasyonu, erken uyarı mekanizmalarını ve müdahale hızını geliştirmektedir. Dijital hazırlık düzeyi düşük ülkelerde liman dayanıklılığının da daha zayıf olduğu görülmektedir.
• Yönetişim ve kurumsal kalite: Parçalı sorumluluklar, kurumlar arası koordinasyon eksikliği ve silo tipi, kopuk ve izole yönetişim dayanıklılığı azaltırken; koordineli planlama ve paydaşlar arasındaki uyum dayanıklılığı güçlendirmektedir [22].
• Ağ bağlantısallığı ve hinterland bağlantıları: Demiryolu, iç suyolu ve intermodal taşımacılık ağlarıyla güçlü biçimde bağlantılı limanlar, yönlendirilen yükleri daha hızlı işleyebilmekte ve şoklardan daha hızlı toparlanabilmektedir. Zayıf hinterland bağlantıları ise toparlanmayı yavaşlatmaktadır [23].
• Ekonomik ve lojistik kapasite: Daha yüksek lojistik performans, ekonomik güç ve yatırım kapasitesi daha güçlü dayanıklılık ve rekabetçilikle ilişkilidir. Daha zayıf lojistik ortamlar ise liman performansını sınırlandırmaktadır [24].
• İklim ve tehlike maruziyeti: Ülkeler sel, fırtına, tayfun ve aşırı sıcaklık gibi doğal tehlikelere farklı düzeylerde maruz kalmaktadır. Daha yüksek risk taşıyan bölgelerdeki limanlar, uyum kapasiteleri güçlü olmadığında daha düşük dayanıklılık göstermektedir [20].
• Tedarik zinciri yapısı ve yedeklilik: Çeşitlendirilmiş yük yapısı, alternatif taşıma modları ve yedekli güzergâhlar dayanıklılığı artırmaktadır. Buna karşılık, sınırlı sayıdaki yük akışına veya kritik darboğaz noktalarına bağımlılık ülkeleri daha kırılgan hale getirmektedir [25].
• İyileşme hızı: Bir şokun ardından limanın normal operasyon düzeyine ne kadar hızlı dönebildiğidir.
3. Küresel Ölçekte Liman Dayanıklılığının Ölçülmesi ve Temel Göstergeler
Küresel ölçekte liman dayanıklılığı çok boyutlu gösterge setleriyle değerlendirilmekte olup ülkeler ve bölgeler arasında belirgin farklılıklar göstermektedir. Türk limanlarına yönelik çalışmalar daha çok operasyonel ve finansal etkinliğe odaklanarak kamu ile özel sektör arasında altyapı ve verimlilik farkları ortaya koyarken, henüz doğrudan bir küresel dayanıklılık sıralaması sunmamaktadır. Buna karşılık Avrupa ve küresel araştırmalar; krizlere karşı toparlanma performansını, limanlar arası ağ bağımlılıklarını ve iklim kaynaklı riskleri merkezine almaktadır. Nitekim bulgular, liman dayanıklılığının yalnızca tekil tesis kapasitesine değil; limanın küresel ağ içerisindeki konumuna, bölgesel iklim riski maruziyetine ve kriz sonrası toparlanma hızına bağlı olduğunu göstermektedir. Son dönem çalışmalarında liman dayanıklılığının ölçümünde bileşik endeksler yaygınlaşmaktadır [26,27]. Örneğin, Yunanistan limanları için geliştirilen bir endeks 19 göstergeyi altyapı, operasyon ve tedarik zinciri, dijitalleşme, sosyoekonomik ve çevresel koşullar ile yönetişim boyutlarında birleştirmektedir [26]. Uygulamaya en kolay uyarlanabilecek, 5A yaklaşımı [29,30] kullanılmıştır. 5A Yaklaşımı, bir sistemin (örneğin bir limanın veya tedarik zincirinin) kriz ve şoklara karşı dayanıklılığını (resilience) ölçmek ve yönetmek için kullanılan, İngilizce baş harfleri "A" ile başlayan 5 temel kapasite veya aşamayı ifade eden çerçevedir. Anticipation (Öngörü / Hazırlık): Olası tehlikeleri, krizleri ve riskleri önceden tahmin etme ve buna yönelik senaryolar geliştirme kapasitesi. Awareness (Farkındalık / Algılama): Sistemdeki aksaklıkları, tıkanıklıkları ve tehditleri gerçek zamanlı olarak izleme, algılama ve bilgi akışını sağlama yeteneği. Absorption (Absorbe Etme / Dayanma): Ortaya çıkan şokun, fırtınanın veya kesintinin ilk etkisini göğüsleyebilme, ana operasyonları çökmeden sürdürebilme gücü. Adaptation (Uyum Sağlama / Esneklik): Kriz anında alternatif güzergâhlar, yedek ekipmanlar veya esnek iş süreçleri kullanarak değişen koşullara uyum sağlayabilme yeteneği. Advancement / Action (Gelişim / Dönüşüm ve Eylem): Kriz sonrasında sadece eski duruma dönmekle kalmayıp, yaşanan tecrübeden ders çıkararak sistemi gelecekteki risklere karşı daha güçlü hale getirme kapasitesi. Limanlarda sık kullanılan dayanıklılık göstergeleri şunlardır:
Operasyonel süreklilik: Kesinti veya şok sonrasında temel liman faaliyetlerinin sürdürülebilme kapasitesi. Gemi çağrıları, rıhtım kullanım oranı, bekleme ve dönüş süreleri, yük bekleme süresi ve TEU elleçleme miktarı gibi göstergelerle ölçülmektedir.
İyileşme hızı: Bir şokun ardından limanın normal operasyon düzeyine ne kadar hızlı dönebildiği.
Tıkanıklık ve verimlilik performansı: Kesintilerin liman kapasitesi, trafik akışı ve operasyonel verimlilik üzerindeki etkileri.
Altyapı sağlamlığı ve yedekliliği: Kritik altyapı ve ekipmanların şoklara dayanabilmesi ve arıza durumunda alternatif kapasitenin bulunması.
Ağ erişilebilirliği ve bağlantısallık: Limanın kara, demir yolu, iç suyolu ve diğer intermodal ağlarla bağlantısının sürekliliği.
İklim ve tehlike hassasiyeti ile uyum kapasitesi: Limanın sel, fırtına, aşırı sıcaklık ve benzeri tehlikelere maruz kalma düzeyi ve bu risklere uyum sağlayabilme kapasitesi [27,8].
Bu göstergeler birlikte ele alındığında, liman dayanıklılığının yalnızca operasyonların kesinti sırasında devam ettirilmesiyle değil, aynı zamanda şoklara hazırlanma, etkileri absorbe etme, hızlı toparlanma ve gelecekteki risklere uyum sağlama kapasitesiyle ilişkili çok boyutlu bir kavram olduğu görülmektedir.
Liman dayanıklılığı fiziksel altyapının yanı sıra teknik güvenlik, dijital altyapı ve siber güvenliği de kapsamaktadır [28,29]. Bununla birlikte dayanıklılık yalnızca terminal sınırları içinde değerlendirilmemekte; liman-hinterland bağlantıları ve alternatif ulaşım güzergâhları da dikkate alınmaktadır. Araştırmalar, bazı bağlantıların yüksek kırılganlık taşıdığını ve erişilebilirliği yüksek bölgelerde dahi yedekliliğin düşük olabileceğini göstermektedir [30]. Ağ tabanlı çalışmalarda düğüm ve bağlantı kırılganlığı, merkezilik, güzergâh yedekliliği ve erişilebilirlik gibi göstergeler kullanılmakta; bu bulgular dayanıklılığın varlıkların fiziksel gücünün yanında alternatif yollar ve yeniden yapılandırma kapasitesine de bağlı olduğunu ortaya koymaktadır [31].
4. Liman dayanıklılığında öne çıkan uluslararası uygulama örnekleri
Liman dayanıklılığı (port resilience) kavramı, son on yılda kritik altyapı ve tedarik zinciri yönetimi literatüründe giderek merkezi bir konum kazanmıştır. Bu dönüşümün arka planında COVID-19 pandemisi, iklim kaynaklı afetler, siber saldırılar ve jeopolitik gerilimler gibi çok yönlü kesinti (disruption) türleri yer almaktadır [29]. Çin, Avrupa, Latin Amerika, Hindistan, Malezya, Yunanistan, İspanya, Brezilya, Şili ve küresel konteyner ağı dahil olmak üzere, gerçek dünyadan birçok liman dayanıklılığı örneği kanıt niteliğindedir. Bu örneklerin genelinde en yaygın dayanıklılık artırıcı unsurlar altyapı iyileştirmesi, toparlanma optimizasyonu, dijital karar destek sistemleri, ağ çeşitlendirmesi ve iklim adaptasyon planlamasıdır.
İklim değişikliğine bağlı dayanıklılık boyutunda en iyi örnek Rotterdam Limanı'dır. Rotterdam, 2008 yılında benimsenen Rotterdam Climate Proof girişimi ve 2013 tarihli İklim Değişikliği Uyum Stratejisi ile taşkın, fırtına dalgası ve deniz seviyesi yükselmesine karşı bütünleşik liman kenti Rotterdam için bir savunma sistemi geliştirmiş; "sünger", koruma ve hasar kontrolü işlevlerini bir arada barındıran kentsel-liman planlaması modeli oluşturmuştur [32]. Bu doğrultuda geliştirilen Liman Dayanıklılık Endeksi (Port Resilience Index), limanların iklim uyum kapasitesini ölçmek için literatürde önerilen başlıca metodolojik çerçevelerden biridir [33].
Depremler gibi ani ve şiddetli afetler karşısında dayanıklılığın sınırlarını en iyi gösteren örnek Japonya, Kobe Limanı'dır. Kobe Limanı 1995 Hanshin depreminden önce dünyada altıncı sıradadır. Deprem sonrası fiziksel hasarın onarılması tam iki yıl sürmüştür. Ancak liman fiziksel olarak yeniden çalışır hale gelse de, kaybettiği müşterileri geri kazanamamıştır. 1997'de dünya sıralamasında 17. sıraya gerilemiştir. Bu örnek önemli bir ayrımı gözler önüne serer: "toparlanma" (recovery) ile "dayanıklılık" (resilience) aynı şey değildir. Toparlanma, hasarın onarılıp tesislerin yeniden çalışır hale gelmesidir. Dayanıklılık ise bundan daha fazlasını, yani limanın rekabetçi konumunu ve pazar payını da koruyabilmesini ifade eder. Kobe, birincisini başarmış ama ikincisini kaybetmiştir — bu yüzden vaka, literatürde iki kavram arasındaki farkı somutlaştıran güçlü bir teorik referans noktası olarak kullanılır [34].
Siber dayanıklılık boyutunda Rotterdam yeniden öne çıkmaktadır: Rotterdam Limanı'nda paydaşlar arasındaki sorumluluk dağılımının siber risklerin yönetiminde zorluklara yol açtığı, dolayısıyla gelişmiş koordinasyon mekanizmalarına ihtiyaç duyulduğunu belirtilmektedir. Antwerp (2011-2013, 2022), Rotterdam (2017), Los Angeles (2017), Barselona (2018), Long Beach (2019) ve Houston (2021) limanlarının geçmişte siber saldırılara maruz kalmışlardır. Dijitalleşmenin dayanıklılığı hem güçlendiren hem de yeni kırılganlıklar yaratan çift yönlü bir etken olduğunu göstermektedir [35].
Pandemi kaynaklı tıkanıklık yönetiminde ise nicel karşılaştırmalı bir örnek dikkat çekicidir. Dokuz büyük limanı beş özgün dayanıklılık metriğiyle karşılaştırılan çalışmada, Southampton ve Şangay limanlarının araştırma dönemi boyunca daha yüksek dayanıklılık seviyeleri sergilediğini, buna karşın New York/New Jersey ile Los Angeles/Long Beach limanlarının daha zayıf performans gösterdiğini tespit etmiştir. Bu bulgu, Kuzey Amerika Batı Kıyısı limanlarının göreli olarak düşük dayanıklılık düzeyine sahip olduğunu, Güneydoğu Asya limanlarının ise üstün performans sergilediğini ortaya koymaktadır [36]. Benzer şekilde COVID-19'un Güneydoğu Asya'daki büyük konteyner limanlarının bağlantısallığı, operasyonel verimliliği ve dayanıklılığı üzerindeki etkileri açısından; dijitalleşme ve akıllı lojistik merkezlerinin temassız işlemleri mümkün kılarak operasyonel sürekliliği desteklemektedir [18, 37].
Ani ve akut kriz senaryolarına verilen hızlı müdahale açısından örnek teşkil eden vaka ise Süveyş Kanalı'ndaki "Ever Given" olayıdır. Mart 2021'de altı gün süren kanal kapanmasının Maersk filosunda önemli ekonomik kayıplara yol açtığını; ancak gemi verisi kullanılarak geliştirilen model aracılığıyla bu tür bozulmaların ekonomik maliyetinin nicel olarak tahmin edilebildiğini göstermiştir. Kriz sonrası uygulanan öncelik sistemleri ve artırılmış koordinasyon mekanizmaları, kanalın operasyonel sürekliliğinin nispeten kısa sürede yeniden sağlanmasında belirleyici olmuştur [38].
Busan Limanı, Maemi Tayfunu (2003) sonrasında büyük çaplı ancak uzun soluklu bir yeniden yapılanma süreciyle toparlanmıştır. Tayfunun aşırı rüzgarları Dongbu Busan Konteyner Terminali'ndeki rıhtım vinçlerinde zincirleme arızaya yol açmış, yedi vinçten altısı art arda çökmüş ve tam onarımın en az 15 ay süreceği öngörülmüştür. Liman yönetimi, sadece fırtına öncesi duruma dönmek yerine, çöken vinçlerin değiştirilmesi, altyapının yeniden inşası ve terminal kapasitesinin genişletilmesine odaklanan sermaye yoğun bir strateji izlemiştir. Bu sürecin sonucunda 2011'e gelindiğinde 30 yeni rıhtım inşa edilerek Busan küresel konteyner limanları arasındaki güçlü konumunu yeniden kazanmış, ancak felaket öncesi sıralamasına tam olarak dönememiştir. Olay ayrıca dayanıklılık odaklı tasarım değişikliklerini de hızlandırmış; limanlar, çoklu vinç çökmesi riskini azaltmak ve olay sonrası toparlanmayı hızlandırmak amacıyla rıhtım vinçleri için sünek bağlama bağlantı sistemlerini benimsemiş ve yedek parça bulundurmaya başlamıştır [39].
5. Sonuç
Liman dayanıklılığı ülkeden ülkeye değişir ve yalnızca ekonomik gelişmişlik düzeyine bağlı açıklanamaz. Bu fark; altyapı, dijitalleşme, yönetişim, bağlantısallık, ekonomik kapasite, iklim riski ve tedarik zinciri yapısının bütüncül etkileşimiyle şekillenir. En belirgin küresel eğilim, liman dayanıklılığının artık tek bir limana özgü mühendislik sorunu olarak ele alınmamasıdır; örnekler, bunun artık iklim adaptasyonu, iyileştirme planlaması, dijital izleme ve tüm paydaşların koordinasyonu ile birleşik bir sorunu olduğunu ve en dayanıklı limanların tek bir önleme güvenmek yerine bu dört unsuru birlikte kullandığını göstermektedir. Liman dayanıklılığı göstergeleri farklı limanları ve bölgeleri karşılaştırmak için kullanılabilse de, limanların işletme yapıları, ölçekleri, tehlike koşulları, veri ortamları ve kullanılan ağırlıklandırma yöntemleri arasındaki farklılıklar doğrudan karşılaştırmayı sınırlandırmaktadır. Bu nedenle değerlendirme için ortak bir temel gösterge setinin geliştirilmesi gerekmektedir. Gerçekleşmiş kesinti ve toparlanma verileriyle ampirik doğrulamanın güçlendirilmesi sağlanmalıdır. Esneklik, yönetim kapasitesi ve dijital koordinasyon gibi uyum kapasitesi göstergelerinin daha iyi ölçülmesi gerekmektedir. Terminal–liman–hinterland dayanıklılığının bütünleşik değerlendirilmesi gerekmektedir. Siber dayanıklılığın ölçülebilir bir boyut olarak daha açık biçimde ele alınması sağlanmalıdır.
Kaynakça
[1] Ibn-Mohammed, T., Mustapha, K.B., Godsell, J., Adamu, Z., Babatunde, K.A., Akintade, D.D., Acquaye, A., Fujii, H., Ndiaye, M.M., Yamoah, F.A., Koh, S.C.L. (2021). A critical analysis of the impacts of COVID-19 on the global economy and ecosystems and opportunities for circular economy strategies. Resources, Conservation and Recycling, 164, 105169. https://doi.org/10.1016/j.resconrec.2020.105169
[2] Liu, W., Li, X., Liu, C., Wang, M., Liu, L. (2023). Resilience assessment of the cobalt supply chain in China under the impact of electric vehicles and geopolitical supply risks. Resources Policy, 80, 103183. https://doi.org/10.1016/j.resourpol.2022.103183
[3] Benjamin Sprecher, Ichiro Daigo, Wouter Spekkink, Matthijs Vos, René Kleijn, Shinsuke Murakami, Gert Jan Kramer; Novel Indicators for the Quantification of Resilience in Critical Material Supply Chains, with a 2010 Rare Earth Crisis Case Study. Environ. Sci. Technol. 4 April 2017; 51 (7): 3860–3870. https://doi.org/10.1021/acs.est.6b05751
[4] Gholipour, A., Sadegheih, A., Mostafaeipour, A., Fakhrzad, M.B. (2024). Designing an optimal multi-objective model for a sustainable closed-loop supply chain: A case study of pomegranate in Iran. Environment, Development and Sustainability, 26, 8603–8641. https://doi.org/10.1007/s10668-022-02868-5
[5] Ivanov, D., Pavlov, A., Pavlov, D., Sokolov, B. (2017). Minimization of disruption-related return flows in the supply chain. International Journal of Production Economics, 183, 503–513. https://doi.org/10.1016/j.ijpe.2016.03.012
[6] Lotfi, R., Nazarpour, H., Gharehbaghi, A., Sarkhosh, S.M.H., Khanbaba, A. (2022). Viable closed-loop supply chain network by considering robustness and risk as a circular economy. Environmental Science and Pollution Research, 29, 70285–70304. https://doi.org/10.1007/s11356-022-20713-0
[7] Heng Chang, Mingli Suo, Hanwen Fan, Jin Wang, Weiling Lai, Port resilience assessment under congestion disruptions, Journal of Sea Research, Volume 207, 2025, 102611, ISSN 1385-1101, https://doi.org/10.1016/j.seares.2025.102611
[8] Wang, X., Wang, X. (2025). Assessing port resilience performance through an integrated fuzzy multi-attribute approach: an empirical study. Maritime Policy Management, 1–26. https://doi.org/10.1080/03088839.2025.2605988
[9] Hui Shan Loh Vinh V. Thai (2016) Managing port-related supply chain disruptions (PSCDs): a management model and empirical evidence, Maritime Policy Management, 43:4, 436-455, DOI: 10.1080/03088839.2015.1107921
[10] Bingmei Gu, Jiaguo Liu, Port resilience analysis based on the HHM-FCM approach under COVID-19, Ocean Coastal Management, Volume 243, 2023, 106741, ISSN 0964-5691, https://doi.org/10.1016/j.ocecoaman.2023.106741
[11] A. A. Shakarchi and M. A. Nafzaoui, "Building Supply Chain Resilience: The case of Tangier Med Port – Morocco," 2025 16th International Conference on Logistics and Supply Chain Management (LOGISTIQUA), Casablanca, Morocco, 2025, pp. 1-7, doi: 10.1109/LOGISTIQUA66323.2025.11122805.
[12] Yuhao Cao, Xuri Xin, Xinjian Wang, Jin Wang, Zaili Yang, Multi-objective resilience-oriented optimisation for the global container shipping network against cascading failures, Transportation Research Part A: Policy and Practice, Volume 200, 2025, 104659, ISSN 0965-8564, https://doi.org/10.1016/j.tra.2025.104659
[13] Link, D., Smith, J. F., Hellingrath, B., Babun, T. A. (2014). Promoting Port Resiliency. In Proceedings of the 5th International Disaster and Risk Conference, Davos, Schweiz.
[14] Jiaguo Liu, Bingmei Gu, Jihong Chen, Enablers for maritime supply chain resilience during pandemic: An integrated MCDM approach, Transportation Research Part A: Policy and Practice, Volume 175, 2023, 103777, ISSN 0965-8564, https://doi.org/10.1016/j.tra.2023.103777
[15] Jean-François Arvis, Jean-Paul Rodrigue, Daria Ulybina, Cordula Rastogi, A metric of global maritime supply chain disruptions: The global supply chain stress index - maritime (GSCSI-M), Journal of Transport Geography, Volume 131, 2026, 104575, ISSN 0966-6923, https://doi.org/10.1016/j.jtrangeo.2026.104575
[16] Brandon-Jones, E., Squire, B., Autry, C.W., Petersen, K.J. (2014) A Contingent Resource-Based Perspective of Supply Chain Resilience and Robustness. Journal of Supply Chain Management. https://doi.org/10.1111/jscm.12050
[17] Sim M, Kim S, Kim Y, Seo Y (2023), "A longitudinal study of seaport selection: the perspective of container shipping companies". Maritime Business Review, Vol. 8 No. 4 pp. 332–350, doi: https://doi.org/10.1108/MABR-10-2022-0051
[18] Phong-Nha Nguyen, Hwayoung Kim, The effects of the COVID-19 pandemic on connectivity, operational efficiency, and resilience of major container ports in Southeast Asia, Journal of Transport Geography, Volume 116, 2024, 103835, ISSN 0966-6923, https://doi.org/10.1016/j.jtrangeo.2024.103835
[19] Feng, Y., Song, Y., Wei, W., Chen, Y. (2026). A Comprehensive Resilience Assessment Model for Smart Ports: A System Dynamics Simulation of Ningbo-Zhoushan Port in the Context of Digital Transformation. Systems, 14(4), 413. https://doi.org/10.3390/systems14040413
[20] Prihartanto, E., Rohman, M.A., Wiguna, I.P.A. (2025). Innovative MADM framework for strengthening port resilience against extreme weather. International Journal of Safety and Security Engineering, Vol. 15, No. 1, pp. 95-104. https://doi.org/10.18280/ijsse.150111
[21] Zhao, S., Zhao, Y., Liu, Y., Zhang, X. (2025) How can the digital economy enhance port resilience? Evidence from the Bohai Rim region. Journal of Sea Research. Volume 206, https://doi.org/10.1016/j.seares.2025.102606
[22] Alvarenga, M.Z., Oliveira, M.P.V., Oliveira, T.A.G.F. (2023) The impact of using digital technologies on supply chain resilience and robustness: the role of memory under the covid-19 outbreak. Supply Chain Management, 28(5), 825–842 https://doi.org/10.1108/SCM-06-2022-0217
[23] Chen, X., Chu, L., Wang, M. et al. A framework for understanding the path to achieve high resilience of maritime supply chain. Sci Rep 15, 2472 (2025). https://doi.org/10.1038/s41598-025-86906-y
[24] Mdanat, M. F., Al Hur, M., Bwaliez, O. M., Samawi, G. A., Khasawneh, R. (2024). Drivers of Port Competitiveness Among Low-, Upper-, and High-Income Countries. Sustainability, 16(24), 11198. https://doi.org/10.3390/su162411198
[25] Dongxu Chen, Yawen Jin, Feng Lian, Fuyu Lai, Zhongzhen Yang, Determinants of investment risk: A comparative analysis of China's port and manufacturing investments along the maritime silk road, Transportation Research Part E: Logistics and Transportation Review, Volume 214, 2026, 105112, ISSN 1366-5545, https://doi.org/10.1016/j.tre.2026.105112
[26] Amalia Polydoropoulou, Adonis Velegrakis, Georgios Papaioannou, Ioannis Karakikes, Efstathios Bouhouras, Helen Thanopoulou, Dimitrios Chatzistratis, Isavela Monioudi, Konstantinos Moschopoulos, Antonis Chatzipavlis, A composite port resilience index focused on climate-related hazards: Results from Greek ports' living-labs, Maritime Transport Research, Volume 9, 2025, 100136, ISSN 2666-822X, https://doi.org/10.1016/j.martra.2025.100136
[27] Kim, S., Choi, S., Kim, C. (2021). The Framework for Measuring Port Resilience in Korean Port Case. Sustainability, 13(21), 11883. https://doi.org/10.3390/su132111883
[28] Lang Xu, Yajing Shen, Jihong Chen, Guangnian Xiao, Liying Liu, Assessing the impact of the Covid-19 epidemic on the resilience of Chinese coastal ports, Journal of Sea Research, Volume 202, 2024, 102554, ISSN 1385-1101, https://doi.org/10.1016/j.seares.2024.102554
[29] Tsoulfas, G.T. Port resilience: a systematic literature review. Marit Econ Logist 28, 388–408 (2026). https://doi.org/10.1057/s41278-025-00326-3
[30] Liehui Wang, Chen Su, Port congestion and resilience in Shanghai during the Citywide lockdown, Ocean Coastal Management, Volume 261, 2025, 107501, ISSN 0964-5691, https://doi.org/10.1016/j.ocecoaman.2024.107501
[31] Xu, M., Zhu, Y., Liu, K., Ng, A. (2024) Assessing resilience of global liner shipping network to tropical cyclones. Transportation Research Part D: Transport and Environment. Volume 131, 104189, https://doi.org/10.1016/j.trd.2024.104189
[32] C40 Cities. (2016). Good practice guides: Rotterdam – Climate change adaptation strategy. C40 Knowledge Hub.
[33] Fernando León-Mateos, Antonio Sartal, Lucas López-Manuel, María A. Quintás, Adapting our sea ports to the challenges of climate change: Development and validation of a Port Resilience Index, Marine Policy, Volume 130, 2021, 104573, ISSN 0308-597X, https://doi.org/10.1016/j.marpol.2021.104573
[34] Stephanie E Chang, Disasters and transport systems: loss, recovery and competition at the Port of Kobe after the 1995 earthquake, Journal of Transport Geography, Volume 8, Issue 1, 2000, Pages 53-65, ISSN 0966-6923, https://doi.org/10.1016/S0966-6923(99)00023-X
[35] Punt E, Monstadt J, Frank S, Witte P (2023), "Navigating cyber resilience in seaports: challenges of preparing for cyberattacks at the Port of Rotterdam". Digital Policy, Regulation and Governance, Vol. 25 No. 4 pp. 420–438, doi: https://doi.org/10.1108/DPRG-12-2022-0150
[36] Bingmei Gu, Jiaguo Liu, Xiaoheng Ye, Yu Gong, Jihong Chen, Data-driven approach for port resilience evaluation, Transportation Research Part E: Logistics and Transportation Review, Volume 186, 2024, 103570, ISSN 1366-5545, https://doi.org/10.1016/j.tre.2024.103570
[37] Karl Kim, Lily Bui, Learning from Hurricane Maria: Island ports and supply chain resilience, International Journal of Disaster Risk Reduction, Volume 39, 2019, 101244, ISSN 2212-4209, https://doi.org/10.1016/j.ijdrr.2019.101244
[38] Nguyen Khoi Tran, Hercules Haralambides, Theo Notteboom, Kevin Cullinane, The costs of maritime supply chain disruptions: The case of the Suez Canal blockage by the 'Ever Given' megaship, International Journal of Production Economics, Volume 279, 2025, 109464, ISSN 0925-5273, https://doi.org/10.1016/j.ijpe.2024.109464
[39] Kang, Yoon-Koo. (2005). Patterns of Water Level Increase by Storm Surge and High Waves on Seawall/Quay Wall during Typhoon Maemi. Vol 19. Journal of Ocean Engineering and Technology.
Merdivenköy Mah. Nur Sk.
Business İstanbul Sitesi A Blok No:1A
34732 Kadıköy, İstanbul