Adres

Merdivenköy Mah. Nur Sk. Business İstanbul Sitesi A Blok No:1A 34732 Kadıköy, İstanbul

TÜRKLİM DR. ERSEL ZAFER ORAL

DR. ERSEL ZAFER ORAL / TÜRKLİM DANIŞMANI

Limancılık Sektöründe Kapasite Analizi

1. Giriş

Yüz yıllık bir geçmişi olan kapasite kavramı ekonomiden işletmeye, sanayiden hizmet sektörüne kadar birbirinden farklı birçok alanın ortak kullandığı bir kavramdır. Kapasite hesabında kullanılan veriler, temel kabuller, katsayılar ve hesaplama yöntemleri değişse de tüm sektörler için kapasite kelimesi aynı anlamı taşımaktadır. Kapasite bir hizmeti verebilme kabiliyetinin ölçüsüdür ve bir potansiyeli ifade etmektedir. Sektörel bazda birimi farklı olsa da sonuçta kapasite sayısal bir büyüklüktür ve söz konusu büyüklük kimi zaman tek boyutlu olabildiği gibi kimi zamanda birden fazla boyuta sahip olabilmektedir. Statik kapasiteler tek bir parametre ile kontrol edilirken dinamik kapasitelerde işin içine birden fazla parametre girmektedir. Buna küçük bir örnek verilmek istenirse 5.000 m3 boyutundaki bir sıvı dökme yük tankının depolama kapasitesi hacim olarak sabittir ancak içine konulan ürünün yoğunluğuna göre tankta depolanabilecek ürünün miktarı ton olarak farklı olacaktır. Hesaplamaya ürünün tankta kalma süresine bağlı olarak çevrim sayısı da eklenince yıllık depolama kapasitesine ulaşılacaktır. Elde edilen bu kapasite dinamik bir kapasitedir. Zira çevrim sayısı arttıkça limanda depolanan sıvı dökme yük miktarı da artacaktır.

Deniz ticaretinin en önemli bileşenlerinden birisi olan limanlar birden çok, birbirinden bağımlı veya bağımsız değişken tarafından kontrol edilmektedir. Limanın faaliyetlerini etkileyen çok sayıda değişken olması nedeniyle liman karmaşık bir yapı oluşturmaktadır. Yasal ve idari değişkenler bir yandan limanın işlevini yerine getirmesinde etkili olurken, diğer yandan limanın fiziksel özellikleri, konumu, bölgedeki yük ve gemi trafiği, limanın sahip olduğu ekipmanlar gibi birçok değişken ise limanın iş hacmini doğrudan etkilemektedir. Tüm bu büyük yapının sonucu ve matematiksel olarak özeti limanın kapasitesidir. Genel anlamı ile kapasite bir ekipmanın veya işletmenin üretebileceği miktarıdır. Bu miktar ise vincin saatlik hareketi gibi sayısallaştırılabilen değişkenlerin yanı sıra limandaki gümrük hizmetinin etkisi gibi sayısallaştırılamayan birçok değişkenin sonucudur.

Üretim ile ilişkili tüm sektörlerde arz - talep arasındaki dengede arzın karşılığı kapasitedir. İhtiyaca göre kapasite kullanım oranı değiştirilerek değişik miktarda üretim yapılabilmektedir. Dolayısı ile kapasite üretilen miktar değil, onu üretebilme becerisini göstermektedir.

2. Kapasite Tipleri

Günümüzde hesaplama yöntemine bağlı olarak farklı tip kapasite türleri tanımlanmıştır (Şekil 1). Ancak her bir kapasite tipinde elde edilen değerler çoğunlukla birbirinden farklıdır. Hangi kapasite hesabının kullanılacağı kullanım amacına bağlı olarak değişmektedir. Her bir kapasite hesabı limanda işlem görebilecek yük ve gemi adedine bir yaklaşım niteliğindedir.

Şekil 1.Kapasite hesaplama yöntemleri (Oral 2012).

Teorik kapasite, belli kabuller altında matematiksel olarak hesaplanan ve bu kabuller altında yılda ne kadar yük elleçlenebileceğini gösteren kapasitedir. Kabullerin gerçeğe yaklaştığı oranda hesaplanan kapasitede gerçeği yansıtacaktır. Gerçekleşen yük hacmi, kabullerin dönemsel olarak değişmesine bağlı olarak değişmektedir. Bu nedenle teorik kapasitenin zaman zaman üstüne çıkılabilmektedir.

Güncel kapasite, limanların mevcut ve dış tedarik ekipmanları ile geçmiş yıllarda ulaştığı yük hacmi ve gemi trafiği kullanılarak hesaplanan kapasitedir. İstatistiksel yöntemle hesaplanan güncel kapasitede genel olarak limanın tüm yıllar içeresinde gerçekleştirebildiği en yüksek yük hacimlerini dikkate alınmaktadır. Güncel kapasite limana gelen yük ve gemiyi esas aldığı için bölgedeki yük miktarı ve yükün limanlar arasındaki paylaşımından etkilenmektedir. Benzer şekillerde kriz dönemleri ve ekipman yatırımı geçmiş liman istatistiklerinin kullanımını zorlaştırmaktadır.

Talley (1988), teorik kapasiteyi ve güncel kapasiteyi optimum mühendislik kapasitesi altında iki tür olarak sınıflandırmıştır: terminalin işletme verimliliğinin maksimum oranda işletildiği zamandaki maksimum yük hacmindeki teorik mühendislik kapasitesi ve işletmenin güncel verileri ve liman operasyonlarının etkilediği güncel koşullar altında hesaplanan maksimum yük hacmindeki ampirik mühendislik kapasitesi. Ancak kapasite tanımının içerisine ekonomik bakış açısının girmesi ile optimum kapasite günümüzde mühendislik kapasitesinin dışında bir anlama gelmeye başlamıştır.

Optimum kapasite, limanın zorlanmadan en etkin ve verimli çalışabildiği kapasite olarak tanımlanabilir. Optimum kapasite genellikle teorik ve güncel kapasitenin altındadır. Zira teorik kapasitede her bir ekipmanın gerçekleştirebileceği yük hacminin sınır değerleri kullanılmaktadır. Optimum kapasite diğer iki kapasite hesabına (teorik ve güncel kapasitelere) göre yük hacmi kadar liman ekonomisinin (gelir, giderlerinin ve karlılık vb.) de gözetildiği bir kapasitedir (Chang vd., 2012). Optimum rıhtım kapasitesini en düşük maliyetle en etkili ve etkili hizmet seviyesinin sağlanması olarak tanımlamışlardır. Limanın bütün kaynaklarını en son limitinde kullanarak ulaştığı kapasite yerine bir liman için en uygun olan optimum kapasitenin belirlenmesi ki bunun içinde finansal optimizasyon da vardır daha gerçekçi sonuçlar çıkaracaktır. Zira aynı zamanda birer ticari işletme olan limanlar en yüksek hacimde yükü değil en karlı işletme modelinde limanı işletecektir.

Liman bölgesi giderek daha rekabetçi hale geldiğinden, bir rıhtım ya da limanın sadece belirli bir miktarda kargoyu elleçleyip elleçleyemeyeceği değil, aynı zamanda bu kargo için rekabet edebilecek durumda olup olmadığı da kapasite ile de ilgilidir. Bu nedenle, mühendislik için en iyi rıhtım kapasitesini düşünmenin yanı sıra, ekonomik açıdan da en iyi rıhtım kapasitesi göz önüne almalıdırlar. Ekonomik olarak en uygun kapasite, bir ekonomik hedefi karşılayan yük hacmidir. Bir ekonomik hedef, ya en uygun yük hacminin ekonomik verimliliği ya da en uygun yük hacminin ekonomik etkinliği olarak sınıflandırılabilir. Her iki tipte de bir rıhtım veya liman tarafından belirlenen bir süre için oluşan birim maliyet en düşük seviyededir (Chang ve diğ., 2012).

Zorlanmış kapasite, optimum kapasitenin tersine (zaman zaman maliyet ve verimi ön planda tutmadan) belli koşullar altında mevcut kapasitenin aşılması olarak ifade edilmektedir. Bu durum müşterilerin artan taleplerini karşılamak için,

- Önceden tespit edilmiş bulunan çalışma süresini genişleterek,

- Bakım sırası gelmiş makinelerin bakımlarını bir süre erteleyerek,

- Piyasadan ilave ekipman temin ederek

ve benzeri diğer çarelere baş vurarak normal kapasitenin üzerinde bir kapasiteye ulaşılabilir. Ancak zorlanmış kapasite sürdürülebilir bir kapasite olmadığı gibi birçok olumsuzluğa neden olabilir. Makinelerin veya işletmelerin uzun bir süre “Zorlanmış Kapasite” ile çalışmada bulunması,

- İşçilerin sağlığını bozabilir,

- Makineleri normal ömürlerinden önce kullanılmaz hale getirir,

- Acele olarak piyasadan temin edilen ekipmanlara daha yüksek bedel ödenmesi veya standartlarının düşük olmasına yol açar

- Emniyet ve güvenlik risklerini arttırır (Gülerman, 1976’dan uyarlanmıştır).

Geliştirilebilir kapasite, gelecekte limanın altyapı, üstyapı ve ekipman yatırımı yapması ve hizmet verilen her gemiye gerek sayı gerekse teknik olarak en uygun ekipmanın verilmesi durumunda ulaşılabilecek kapasitedir. Geliştirilebilir kapasite limanın gelecekte ulaşabileceği maksimum yük hacmini ve gemi trafiğini göstermesi açısından önemlidir. Limanların geleceğe ilişkin projeksiyonları yapılırken mevcut fiziksel imkânları ile ekipmanlarının geliştirilebilmesine bağlı olarak ulaşılabilecek bu potansiyel kapasite de geliştirilebilir kapasite diye tanımlanabilir.

Geliştirilebilir kapasite bir limanın yeni gemi yanaşma yerlerini hizmete alması, yeni depolama sahaları oluşturması, kapı düzenlemesi yapması, draftı daha yüksek gemileri limana alabilmek için limanı taraması veya daha basit olarak ekipman yatırımı yapması sonucunda ulaşabileceği kapasitedir. Geliştirilebilir kapasite acısından limanın sınırsız büyüme imkanı var gibi görünse de limanı fiziksel olarak büyütme imkanları da bir rıhtım üzerinde çalıştırılabilecek vinç sayısını arttıra bilme imkanları da sınırlıdır.

Talley (1984), bir liman için en uygun (optimum) yük hacmini farklı kategoride değerlendirmiştir. Bir limanın mühendislik en uygun yük hacmi, belirli koşullar altında fiziksel olarak liman tarafından elleçlenebilen maksimum (teknik olarak verimli) yüktür. Bir limanın ekonomik en uygun yük hacmi, bir ekonomik hedefi karşılayan yük hacmidir.

(1) teknik olarak verimli en uygun yük hacmi (limanın ekonomik üretim fonksiyonuna dayanılarak), (2) maliyet açısından verimli en uygun yük hacmi (limanın ekonomik maliyet fonksiyonuna dayanarak) Veya (3) etkinlik açısından en uygun yük hacmi (karları maksimize etmek gibi limanın verimliliği işletme hedefine dayalı olarak) belirlenebilir.

Tüm hesaplama yöntemleri (teorik kapasite, güncel kapasite, optimum kapasite vd.) Rıhtım Elleçleme Kapasitesi, Gemi Kabul Kapasitesi ve Depolama Kapasitesi gibi değişik başlıklar altında değerlendirilmektedir (Şekil 2). Kapasite hesaplamalarında yapılan en temel hata rıhtım elleçleme kapasitesinin liman kapasitesi olarak alınmasıdır. Sadece gemi elleçleme ekipmanlarının kapasitesi liman kapasitesini vermeyecektir. Her koşulda limanın kapasitesi elleçleme kapasitesine altında kalacaktır.

Limanın rıhtım elleçleme kapasitesi, yıl içerisinde mevcut tüm rıhtımlarından elleçleyebileceği yük miktarı olarak tanımlanabilir. Yükün çeşidine, limanda bulunan elleçleme ekipmanlarına, geminin tipi ve boyutuna göre limanın rıhtım elleçleme kapasitesi değişir. Limanın depolama kapasitesi, yıl içerisinde depolama alanlarında depolanabilen yük hacmi olarak tanımlanabilir. Limanın geri sahası, elleçleme ekipmanları, zeminin özellikleri ve liman saha kaplaması limanın depolama kapasitesini etkileyen faktörler arasındadır. Gemi kabul kapasitesi ise yıl içerisinde rıhtıma yanaşabilen gemi sayısı ile ölçülür. Liman kapasitesi bu üç kapasite tipinin birleşiminden oluşmaktadır. Genellikle dar boğazı oluşturan en düşük değer limanın genel kapasitesi olarak alınır.

Kapasite çalışması tek bir liman veya liman grupları için yapılabildiği gibi mastır plan çalışmalarında bir bölge veya ülkedeki tüm limanlar için ülke bazında da yapılabilir. Büyük ölçekli çalışmalar daha genel kabullere dayanırken, liman bazında gerçekleştirilen çalışmalar limandan elde edilen somut verilere dayanır. Bir limanın kapasitesinin doğru belirlenmemesi limanın büyüme kararlarının yanlış alınmasına neden olurken bölge limanlarının toplam kapasitesinin doğru belirlenememesi gereksiz yatırımların gündeme gelmesine veya gerekli yatırımların doğru zamanda yapılamamasına neden olmaktadır.

Ancak unutulmaması gereken bir gerçek yeni liman yatırımın kararının tek ölçütü yük artışı ve liman kapasitesi arasındaki arz - talep dengesi değildir. Sadece kapasiteye bakarak yeni liman yapılmasına karar verilmesi veya yatırımdan vaz geçilmesi yatırımcıyı önemli hatalara sürükleyecektir.

Birçok sektörde olduğu gibi liman sektöründe de arz talebin her zaman üzerindedir. Hizmet kalitesini ön planda tutan bir yatırımcı olabildiğince gelen her gemiye anında hizmet verebilmek ve gemiyi en kısa sürede limandan ayırabilmek için agresif bir pazarlama stratejisi ile kapasiteyi yüksek tutabilir. Bu ve bunun gibi onlarca örnek sadece yatırım kararlarında kapasitenin belirleyici olmaması gerektiğinin bir göstergesidir. Ayrıca bir liman kapasite artışın sağlayacak yeni bir vinç yatırımı yaparken bölgesel kapasiteyi değil limanın ihtiyacını göz önüne almaktadır.

Genel anlamı ile liman kapasitesi rıhtım ile kapı arasındaki bir dizi sürecin sonucudur. Birbirine bağlı bir işlem dizesi oluşturan liman operasyonlarının tamamı limanın yılsonunda yapabileceği yük ve gemi adedini belirleyecektir. Bu nedenle kapasitenin doğru hesaplanabilmesi için tüm operasyonlara ilişkin verilere sahip olunması gerekmektedir (Şekil 3).

Şekil 3. Liman Kapasitesi (Oral, 2016)

Liman kapasitesi limanın altyapı, üstyapı ve ekipmanının yanı sıra liman tarafından doğrudan kontrol edilemeyen (yük ve gemi özellikleri, bölgesel özellikler vb.) birçok parametre tarafından kontrol edilmektedir. Bu nedenle tek bir limanın kapasitesi hesaplanırken en alt düzeyde detaylara kadar inilebilirken, bölgesel liman kapasite hesaplamaları ancak belli kabuller altında gerçekleşmektedir. Bunun en önemli nedeni liman kapasitesinin hesaplana bilemesi için çok geniş bir veri setine ihtiyaç duyulması ve kapasite hesaplarında kullanılan verilerin kısa dönemlerde bile değişkenlik göstermesidir. Örneğin bir limana yeni bir hattın uğrak yapması ile birlikte gemi başına elleçlenecek konteyner miktarı değişmekte, böylece geminin rıhtımda kalma süresi uzamakta, yılda hizmet verilen gemi adedi dolayısı ile elleçlenecek yük miktarı değişmektedir. Daha basit bir örnek de bir limanın aynı vinç aynı ekipman aynı personel ile 14 m3 hacmindeki bir kapma yerine 30 m3 bir kapma kullanmaya başlaması durumunda vincin hareket başına elleçlediği yük miktarı değişmekte ve kapasite artmaktadır. Dolayısı ile liman bazında gerçekleştirilen kapasite hesaplamalarında çekiciden kapmaya, depolanan yükün şev açısından kapıdan geçen her bir kamyonun kapıda harcadığı zamana kadar birçok değişken hesaplamalara dahil edilebilmektedir.

Kapasite hesaplamasında en basit değişken olan limanın yıllık çalışma süresi aynı liman için her bir yük tipinde farklı olabilmektedir. Örneğin birçok limanda genel kargo ve dökme yük operasyonlarında dini ve milli bayramların ilk günü tatil verilebilirken konteyner operasyonlarında gemi olduğu sürece yıl boyu kesintisiz çalışma devam etmektedir. Bununla birlikte yılda 365 gün kesintisiz çalışan bir limanda il veya ilçe trafik komisyonlarının karayolu trafiğine getirdiği kısıtlamalar nedeniyle günün belli saatlerinde kamyon giriş çıkışı durabilmektedir. Bu durumda limanlarının neredeyse tamamının yerleşim alanları içerisinde kaldığı ülkemizde kapı operasyonları liman kapasitesinde belirleyici olabilmektedir.

Limanlarımızda ihtisaslaşma olmaması, liman içinde terminallerin ayrılmamış olması rıhtımların yıllık çalışma süresini belirlemeyi imkansız kılmaktadır. Aynı rıhtım farklı yük ve gemi tiplerine yıl boyunca hizmet vermektedir. Aynı rıhtımdan kuru dökme yük gemisi, genel kargo gemisi, konteyner gemisi hizmet alabilmekte bu durumda rıhtımın yıllık kullanım süresinin bu farklı gemiler için paylaştırılması gerekmektedir. Ancak kapasite hesaplamasında sorun bunla bitmemektedir. Zira rıhtım verimi hangi yük tipine bakılarak hesaplanacaktır.

Kuru dökme yük operasyonunda hububat, gübre, yem gibi ürünlerin elleçlenmesinde hafif yağmurlu bir havada bile operasyon kesilmekte, aynı yük tipinde olmasına rağmen kömür elleçleme işlemine devam edilmektedir. Aynı rıhtıma bir de konteyner gemisinin yanaşması durumunda sefer programı gereği gemiye pencere açılacak ve söz konusu rıhtımın veriminin belirlenmesi gerçek değeri yansıtmaktan uzaklaşacaktır. Rıhtım veriminin %70 yerine %80 alınması kapasiteyi %12 değiştirecektir. Grup limanların toplam kapasitesi düşünüldüğünde söz konusu oran milyonlarca ton yüke karşılık gelebilmektedir.

Gelişmiş ülkelerde limanın temel faaliyetlerini yerine getirebilmesi için ihtiyaç duyduğu ekipman sayısı ve özelliği eksiksiz olarak limanda bulunmaktadır. Dolayısı ile rıhtım kapasitesi yaklaşık olarak liman kapasitesine eşit olmaktadır. Zira limanda bulunan her bir vince yeterli sayıda çekici, yeterli sayıda geri saha ekipmanı ve kapasiteyi karşılayabilecek büyüklükte bir saha tahsis edilebilmektedir. Böylece liman bir harmoni içinde çalışabilmekte gümrüğü ile gemisi ile personeli ve ekipmanı ile belli bir verim oranını yakalayabilmektedir. Ancak kapı sıkışıklığında, geri saha yetersizliğine, rıhtımlardaki yetersiz su derinliğinden, geri sahada kullanılan ekipmanların bulunmamasına kadar önemli eksikleri olan limanlarımızda tüm limanların kapasitesini hesaplayacak tek bir şablon oluşturulması imkansızdır. Gerçekleştirilecek her hesaplama limanın kapasitesini vermekten çok tahmini bir kapasiteyi verecek ve hesaplama yönteminde bulunan açıklar nedeniyle sonuç tartışmalara açık olacaktır.

Tanımı veya hesaplama yöntemi ne olursa olsun bir limanın veya bölgesel liman kapasitesinin önemi üç başlık altında toplanabilir.

- Yeni liman yatırımlarında bölgedeki arz (yani liman kapasitesi) ile talep’in (yani yük hacminin) bilinmesi gerçekleştirilmek istenen yatırıma ihtiyaç bulunup bulunmayacağını, gerçekleştirilmek istenen yatırımın günümüzde ve gelecekte yük bulup bulamayacağını, vereceği hizmetten beklediği fayda yani geliri elde edip edemeyeceğinin en önemli göstergesidir. Zira gereksiz bir yatırım atıl kapasite yaratacak ve sadece yatırımcısına değil bölgedeki diğer limanlara da özellikle liman tarife yapısında oluşturduğu olumsuz etki ile zarar verecektir.

- Mevcut limanların kapasite analizlerini doğru yapması, limanın ne kadar yük hacmine kadar hizmet verebileceğini, dolayısı ile ekipman veya altyapı yatırımlarına hangi yıl başlaması gerektiğini gösterecek en önemli parametre olacaktır. Ayrıca mevcut limanlar için bölgesel kapasitenin bilinmesi tarife yapısının belirlenmesinde en önemli etkenlerden birisidir.

- Son olarak kapasite limanlardaki etkinliğin ve verimliliğin belirlenmesinde, kapasite kullanım oranlarının bulunmasında, operasyonel ve idari süreçlerin iyileştirilerek liman karlılığının arttırılmasında kullanılan bir parametredir. Kısaca kapasite bir limanın hayati fonksiyonlarının göstergesidir.

3. Kapasite Hesaplama Metodolojisi

Bugüne kadar ülkemizdeki limanların bölgesel bazda toplam kapasitesini hesaplayan iki önemli çalışma gerçekleştirilmiştir. İlki 2009 yılında Ulaştırma Bakanlığı Demiryollar Limanlar ve Hava Meydanları İnşaatı Genel Müdürlüğü tarafından yaptırılan ve 2010 yılında yayınlanan Master Plan Çalışması çalışmasıdır. Söz konusu çalışma altı aşamalı olarak planlanarak seçilen ana limanlara uygulanmıştır (Şekil 4).

Şekil 4. Mastır plan çalışmasında seçilen limanların kapasite artış imkanlarının hesaplanma süreci

Ülkemiz limancılık sektörünün neredeyse tamamının temsil eden TÜRKLİM 2017 yılında limanlarımızın kapasite hesaplamasına yönelik bir model oluşturulması amacı ile çalışmalara başlamıştır. Yaklaşık 8 aylık bir süreyi kapsayan bu çalışmada tüm limanlar çalışmaya dahil edilmiş, çalışma dahilinde özellikle TÜRKLİM üyesi limanlardan doğrudan veri temin edilmiş, her yük grubunu temsil eden limanlar ile en az üç sefer bir araya gelinerek gerek kapasite modeli gerekse sonuçlar tartışılmıştır. Her yük tipi için oluşturulan kapasite modeli limanlara gönderilmiş her bir limanın modeli test etmesi istenmiş gelen görüşler doğrultusunda model kalibre edilmiştir. Hesaplamalarda kullanılan katsayılar ve varsayımlar uzun yıllardır limancılık sektörüne hizmet veren TÜRKLİM çalışma gruplarında yer alan uzmanların önerileri doğrultusunda belirlenmiştir. Söz konusu çalışma 2019 yılında bir rapor haline getirilmiştir. Raporda farklı yük tiplerine hizmet veren limanların mevcut verilerden yararlanılmış, kapasite modeli ve elde edilen sonuçlar limanlar ile tartışılmıştır.

TÜKLİM kapasite çalışmasında rıhtım ve depolama kapasitesi hesaplanmış ancak limana ulaşım imkânları, kapı sıkışıklığı gibi kısıtlar dikkate alınmamıştır. Her bir liman için yanaşma yeri elleçleme kapasitesi 9 aşamada belirlenmiştir (Şekil 5).

Şekil 5. Yanaşma yeri elleçleme kapasitesi hesaplama aşamaları

TÜRKLİM tarafından yayınlanan “Türkiye Limanları Kapasite Raporu”ndan (2019) kapasite metodolojisinin detaylarına ve bölgesel bazda liman kapasitelerine ilişkin bilgiye ulaşılabilmektedir.

4. Sonuçlar

Her sektörde olduğu gibi limancılık sektöründe de talep tahmini ve kapasite liman işletmeleri için birinci öncelikli parametredir. Zira liman yatırımları pahalı ve deri dönüşü uzun yıllar alan yatırımlardır. Bölgesel bazda yetersiz kapasite de atıl kapasite de denizcilik sektörünü olumsuz etkilemektedir. Denizcilik sektöründe arzın her zaman talebin önünde gitmesi gerekmektedir. Makas daralmaya başladığı zaman sıkışıklıklar yaşanmakta fiyatlar artmakta gerek limanlar gerekse liman kullanıcıları olumsuz etkilenmektedir. Benzer şekilde makas açılmaya başladığı zaman ise limanların karlılıkları azalmakta, verim düşmekte ve zorunlu yatırımlar yapılamamaktadır. Limancılık sektörü kesintisiz yatırım yapılmasını gerektiren bir sektördür. Denizcilik sektörü dinamik bir sektördür. Sürekli olarak ticarete konu olan ürün deseninde ve hacminde değişiklik yaşanmakta buna bağlı olarak gemi boyutları ve özellikleri farklılaşmakta sonuçta limanları sürekli yatırım yapmaya zorlamaktadır. Ayrıca ulusal ve uluslararası regülasyonlar bir dizi yatırımı gündeme getirmektedir. Bu kadar belirsizliğin olduğu bir sektörde limanların önünü görebilmesi ancak arz – talep dengesinin doğru hesaplanması ile mümkün olmaktadır. Bu denklemdeki iki parametreden biri limanın kapasitesidir.

Son söz olarak liman yatırımlarına ve limancılık politikalarına ışık tutan DLH Genel Müdürlüğü döneminde hazırlanan “Türkiye Ulaştırma Kıyı Yapıları Master Plan” çalışmasının üzerinden yaklaşık 17 yıl geçmiştir. Bu süre zarfında TÜRKLİM üç değerli çalışma gerçekleştirmiştir. “Türkiye Limanları Kapasite Raporu” ile bölgesel bazda liman kapasiteleri incelenmiş, “Türkiye'de Limancılık Sektörünün Etki Analizi ve İhtiyaç Değerlendirmesi” raporu ile limanların ülke ekonomisine katkısı belirlenmiş ve “Vizyon 2050” çalışması ile uzun dönemli limancılık stratejileri ve gelişme dinamikleri derinlemesine analiz edilmiştir.

Denizcilik sektöründe neredeyse her gün yeni bir gelişme yaşanmakta ve limanların bu gelişmelere uyum sağlaması gerekmektedir. Gerek akademik boyutta gerekse TÜRKLİM gibi kamu yararı gözeten STK’larda sektöre ışık tutacak çalışmaların arttırılmasına ve geniş ölçekli çalışma gruplarının oluşturulmasına ihtiyaç duyulmaktadır.

KAYNAKÇA

Chang, Y.-T., Tongzon, J., Luo, M., & Lee, P. T.-W. (2012). “Estimation of optimal handling capacity of a container port: An economic approach”. Transport Reviews, 32(2), 241–258.

DLH (2010), Ulaştırma Kıyı Yapıları Master Plan Çalışması, Yüksel Proje.

Gülerman, A. (1976). “Mühendislik Ekonomisi ve İşletme Yönetimi”. İzmir: Ege Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Tekstil Mühendisliği Bölümü Yayınları, Yayın No: 4.

Oral E. Z., (2012). "TCDD İzmir Limanı Yaklaşım Kanalı Taraması ve II. Kısım Konteyner Terminali Fizibilite Raporu", TCDD, Limanlar Dairesi, DEÜ, DF., 378 Sf.

Oral E. Z., (2016). “TCDD İzmir Limanı Liman Kapasite Raporu”., Margen, 26 Sf.

Talley, W. K. (1988), “Optimum Throughput and Performance Evaluation of Marine Terminals. Maritime Policy and Management”, 15, 327-331, reprinted in Maritime Transport, Editors, M. Brooks, K. Button and P. Nijkamp, Cheltenham, United Kingdom: Edward Elgar Publishing, Inc., 2002, pp. 511-515.

Türkiye Liman İşletmecileri Derneği, TÜKLİM, (2019). “Türkiye Limanları Kapasite Raporu” İstanbul, TÜRKLİM.

Adres

Merdivenköy Mah. Nur Sk.
Business İstanbul Sitesi A Blok No:1A
34732 Kadıköy, İstanbul