Adres
Merdivenköy Mah. Nur Sk.
Business İstanbul Sitesi A Blok No:1A
34732 Kadıköy, İstanbul
Özet
Ham petrol, petrol ürünleri, kimyasal ürünler, LPG veya LNG gibi tehlikeli yüklere ve bu yükleri taşıyan tanker tipi gemilere hizmet verilen sıvı yük terminallerinde, yükler yük boruları, hortumlar veya yük kolları aracılığıyla terminallerdeki tanklara depolanır. Dolayısıyla sıvı yük terminalleri, elleçlenen yük türleri ve yüke verilen hizmetlerden kaynaklı çok sayıda iş sağlığı ve güvenliği (İSG) riskini barındırmaktadır. İSG risklerinin tamamen ortadan kaldırılabilmesi veya risklerin kabul edilebilir seviyede tutulabilmesi için risk analizi ve yönetimi bir zorunluluk olarak karşımıza çıkmaktadır. Birçok tehlikeyi içinde barındıran sıvı yük terminallerinde risk yönetimi için çalışma ortamı ve yürütülen operasyonlarla ilgili tehlike ve risklerin tespit edilmesi, risk kontrol tedbirlerinin belirlenmesi ve uygulanması gerekmektedir. Dolayısıyla bu noktada risk analizi ve yönetiminin önemi ortaya çıkmaktadır. Risklerin doğru analiz edilmesi ve risk kontrol tedbirlerinin uygulanmasıyla yaşanması muhtemel iş kazalarının, meslek hastalıklarının ve çevre kirliliğinin önüne geçilerek sağlıklı, emniyetli ve sürdürülebilir bir çalışma ortamı ve limancılık faaliyetleri sağlanabilecektir. Sıvı yük terminallerdeki iş güvenliği risklerinin anlatıldığı bu çalışma, birinci yazarın, ikinci yazar danışmanlığında Kocaeli Üniversitesinde yaptığı yüksek lisans tezinden üretilmiştir.
1. Giriş
Deniz taşımacılığında gemilerin uğrak noktası olan limanlar gemilere ve yüke verdikleri hizmetlerle ön plana çıkmaktadır. Limanlar yapıları gereği farklı tipteki gemi ve yüklere hizmet verebilmekte fakat zaman ve maddi açıdan verimliliğin arttırılabilmesi için tek yük tipinde uzmanlaşmış terminallerle gemi ve yüke hizmet verilmesi faydalı olmaktadır. Terminaller verdikleri hizmete göre sıvı dökme yük, kuru dökme yük, genel yük, konteyner, tekerlekli yük ve yolcu terminali olmak üzere uzmanlaşmışlardır. Terminal türleri içerisinde ham petrol ve petrol türevleri, kimyasallar, sıvılaştırılmış gazlar ve diğer sıvı yükleri elleçleyen sıvı yük terminalleri, yükten kaynaklı farklı uzmanlık ve donanıma ihtiyaç duymaları nedeniyle kendi içlerinde ayrıca uzmanlaşmaya gerek duyarlar (Esmer, 2019). Sıvı yük terminallerinde gerçekleştirilen yük operasyonlarının diğer terminal türlerinden farklı olması, her yükün kendine has prosedürleri takip etmesi, taşınacak yüklerden kaynaklı yaşanma ihtimali olan iş kazaları ve acil durumlarda ölüm, yaralanma, ciddi boyutta maddi hasar, etkisi uzun sürecek deniz/çevre kirliliği yaşanabilecek olması nedenleriyle sıvı yük terminallerinde emniyet tedbirlerinin önemi artmaktadır (Zorba ve Kişi, 2009). Dolayısıyla sıvı yük terminallerinde yürütülen limancılık faaliyetlerinin yapısı, özelliği, İSG riskleri ve bu terminallerde çalışacak personelin niteliği daha da önemli olmaktadır.
2. Sıvı Yük Terminallerinde İş Sağlığı ve Güvenliği Riskleri
Sıvı yük terminallerinde, geminin limana ulaşması sonrasında operasyon seyrini etkileyebilecek hava koşullarının kontrol edilmesi, yükün özellikleri ve acil durumlarda müdahale için çalışanlara bilgilendirme yapılması ve kendi kendine veya diğer yüklerle reaksiyona girebilecek yüklerin elleçleme şekillerinin belirlenmesi gerekmektedir. Terminal ve gemi arasında kurulacak iletişimle; gemi ve sahil için emniyetin sağlanması amacıyla kontrol listesinin doldurulması, operasyon süreci için kuralların belirlenmesi, yükten kaynaklanabilecek acil durumlarda haberleşme yöntemi ve müdahale şekillerinin belirlenmesi, operasyon hızı ve yüklerin operasyon sırasının belirlenmesi sağlanmalıdır (Şakar, 2013). Sıvı yük terminallerinde, diğer yük türlerinin elleçlenmesinden farklı olarak yükleme ve boşaltma operasyonları öncesinde yükten numune alınmaktadır. Kara veya gemi tankında bulunan yükün özelliğini koruyup korumadığı kontrol edilmekte ve numune sonucuna de göre operasyonun seyri değişebilmektedir (Salihoğlu ve Bal, 2022). Terminallerde, gemilerin uzun süre geçirmesinin maddi açıdan karlı bir durum olmaması nedeniyle geminin terminal süresinin kısaltılması istenmekte ve bu durum operasyonların hızlı ve yoğun yürütülmesine yol açmaktadır. Hızlı ve yoğun operasyonlar içerisinde çalışanların her an İSG risklerine maruz kalması mümkündür. Operasyonel risklerin dışında sıvı yük terminalinde taşınan yüklerin büyük çoğunluğunun İSG açısından tehlikeli sayılacak yük kapsamına girmesi maruz kalınabilecek riskleri artırmaktadır. Çalışanların maruz kalabileceği iş kazaları ve meslek hastalıklarının önüne geçilebilmesi adına sıvı yük terminallerinde operasyon ve çalışma alanından kaynaklı risklerin tespit edilmesi önemlidir.
Sıvı yük terminal risklerinden; çalışan tecrübesinin yetersiz olması, çalışan değişikliğinin sık olması, terminal içerisinde talimatlara uyulmaması, çalışanların dikkatsiz davranışlarda bulunması ve eğitim yetersizliği riskleri önemli yer tutmaktadır. Sıvı yük terminalinde, gerekli yetkinliklere sahip tecrübeli çalışanlar ile çalışılması ve çalışanlara verilecek eğitimlerle çalışanlarda bilincin oluşturulmasıyla iş kazalarının önlenmesi veya etkilerinin azaltılması mümkün olabilmektedir.
Liman veya terminal sahası içinde her tehlikeli yükün birlikte depolanması uygun değildir. Depolama operasyonu gerçekleştirilirken IMDG kodda belirtilmiş olan yüklerin ayrıştırılması kurallarına uyulması gerekmektedir. Kuralların hazırlanmasında, yüklerden kaynaklı sızıntı oluşması durumunda birbirleriyle reaksiyona girebilecek yüklerin bir arada depolanmaması göz önünde bulundurulmuştur (Ünal ve Usluer, 2015; Ünal, 2016). Sıvı yüklerin IMDG kod ve MSDS formlarına uygun olacak şekillerde taşınmaması ve yük ayrıştırma kurallarına uyulmaması nedenleriyle yüklerin reaksiyona girme riski vardır. Bu risk, yükün kendisiyle veya diğer yüklerle reaksiyona girmesiyle gerçekleşebilmektedir. Reaksiyon gerçekleşmesinin muhtemel sonuçları arasında; tank aşınması, patlama, yangın, zehirli gaz salınımı sayılabilmektedir (Şakar, 2013). IMDG kod ayrıca yüklerin sınıflandırılması, ambalajlanması, etiketlendirilmesi ve plakalandırılması konularında yol göstermektedir.
Yük elleçleme ekipmanlarının arızalı olması ve depolama alanlarındaki hasarlardan kaynaklanabilecek sızıntı oluşma riski sıvı yük terminallerinde sıkça rastlanan bir durumdur. Sızıntı kaynaklı oluşan kaygan zeminde çalışanların yaralanma ve geneli tehlikeli yük sayılan sıvı yüklere çalışanların maruziyet riski mevcuttur (Saygı, 2018). Gemi ve terminal ekipmanlarından kaynaklanabilecek sızıntı ve dökülmelerin önüne geçilmesi için ekipmanların kontrol edilmesi ve operasyonlara uygun kişisel koruyucu donanımların (KKD), çalışanlar tarafından kullanılması gerekmektedir (Grancharov, 2019). Ayrıca, yük elleçleme ekipmanlarından kaynaklı çalışanların titreşim ve gürültüye maruz kalması meslek hastalığı riskini beraberinde getirmektedir.
Yük elleçleme esnasında yükün hareketleri sebebiyle statik elektrik oluşabilmektedir. Ayrıca, başlangıçta yük akışının yüksek hızla başlaması ve çalışanlar tarafından antistatik olmayan kıyafetlerin kullanımı durumları statik elektrik oluşumunu etkiler. Statik elektrik sonucunda parlama, patlama ve yangın gerçekleşebilmektedir (Elidolu vd., 2022). Statik elektriğin önlenebilmesi amacıyla topraklama yapılması, kullanılan ekipmanların exproof özellikte olması ve çalışanların antistatik KKD kullanması sağlanmalıdır. Ayrıca boru devreleri elektrik ile çalıştığından elektrik çarpma riski de bulunmaktadır.
Sıvı yük terminallerinde operasyon gereği gerçekleştirilen numune alma işleminde, çalışanların kimyasallara maruz kalma riski mevcuttur (Saygı, 2018). Numune alma işlemlerinde prosedüre uygun işlem adımları takip edilmeli ve çalışanların uygun KKD kullanması sağlanmalıdır. Kapalı ortamlarda gerçekleştirilecek çalışmalarda oksijen düzeyi yetersiz ortam oluşma riski mevcuttur. Çalışanlara kapalı alan çalışmalarıyla ilgili eğitim verilmesi, kapalı alan gaz ölçümlerinin yapılması, KKD kullanılması ve kapalı alan dışında gözcü bulundurulması ile mevcut risk kontrol altında tutulabilmektedir.
Kara tankerine dolum, tank bakım onarımı ve yükleme-boşaltma operasyonlarında gerekli durumlarda yüksekte çalışma yapılabilmektedir. Yüksekte yapılan çalışmalarda, çalışanların KKD kullanmaması sonucunda yüksekten düşme riski mevcuttur. Olumsuz hava koşulları, gemi ve terminal arasında iletişim yetersizliği, risk değerlendirme yetersizliği, terminal çalışanlarının yük hakkında bilgisinin yetersiz olması, çalışma sürelerine uyulmaması, operasyonlara uygun KKD kullanılmaması, terminal acil durum planına uyulmaması gibi riskler sıvı yük terminallerindeki genel risk etmenleri arasında sayılabilmektedir.
3. Sonuç
Sıvı yük terminallerinde yük türünden ve yürütülen operasyonlardan kaynaklı farklı tehlikelerin olması, çalışanların risk altında çalışmalarına devam etmesine yol açmaktadır. Risk altında devam edilen çalışmalarda her an iş kazası ile karşı karşıya kalınabilmektedir. Sıvı yük terminallerinde iş kazaları ve meslek hastalıklarının önlenebilmesi için risk analizi gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Risk analizi çalışmasında ise tek yöntem çoğu zaman yetersiz kalmaktadır. Bu yüzden ilk olarak sektöre uygun olan yöntemler belirlenerek analiz yapılmalıdır. Analiz aşamasında, çalışma alanındaki tecrübeli kişiler risklerin tespiti ve analizi için risk değerlendirme ekibine eklenmelidir. Değerlendirme ekibi içerisinde sıvı yük terminallerinde tecrübesi olan iş güvenliği uzmanlarının yanında, mutlaka tanker tipi gemi operasyonlarında uzmanlaşmış liman operasyon çalışanları ile denizcilikte risk analizi konusunda çalışan akademisyenlerin yer alması, tehlikelerin ciddiyeti ve sürdürülebilir limancılık faaliyetleri açısından kaçınılmazdır. Risk analizinin etkili olabilmesi ve amacına ulaşabilmesi için analizin son aşamasında belirlenen risk kontrol tedbirlerini uygulamaya koyulmalı ve tedbirlerin takibi sağlanmalıdır.
Kaynakça
Elidolu, G., Akyüz, E., Arslan, Ö. ve Arslanoğlu, Y. (2022). Quantitative failure analysis for static electricity-related explosion and fire accidents on tanker vessels under fuzzy bow-tie cream approach. Engineering Failure Analysis, 131, 105917. DOI: 10.1016/j.engfailanal.2021.105917
Esmer, S. (2019). Liman ve terminal yönetimi. Eskişehir: Anadolu Üniversitesi.
Grancharov, I. (2019). Safety measures relating to carriage and transfer of liquid cargoes. Technical University of Varna Annual Journal, 3(2), 62-71. DOI: 10.29114/ajtuv.vol3.iss2.114
Salihoğlu, E.ve Bal B., E. (2022). Waiting reasons affecting the handling process at liquid bulk terminals. Journal of Shipping and Trade, 7(1) 1-15. DOI: 10.1186/s41072-022-00109-6
Saygı, E. (2018). İzmit Körfezi limanlarında iş güvenliğinin değerlendirilmesi. Yüksek Lisans Tezi, Kocaeli Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Kocaeli, 521932.
Şakar, C. (2013). Kimyasal tankerlerin operasyon etkinliğini belirleyen faktörlerin bir analizi. Yüksek Lisans Tezi, Dokuz Eylül Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, İzmir, 337649.
Ünal, A. U. (2016). Konteyner limanlarında tehlikeli yük güvenlik yönetimi ve bir liman sistematiği örneği. Doktora Tezi, İstanbul Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, İstanbul, 446444.
Ünal, A. U. ve Usluer, H. B. (2015). Tehlikeli yük elleçleme eğitimlerinin liman işletmelerindeki gereklilik ve önemi. II. Ulusal Liman Kongresi, İzmir, Türkiye, 5-6 Kasım 2015.
Zorba, Y. ve Kişi, H. (2009). Uluslararası deniz ticaretinde tehlikeli yüklere ilişkin emniyet yönetimi ve Türk limanları üzerine uygulama. Dokuz Eylül Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Dergisi, 1(1) , 27-45.
Merdivenköy Mah. Nur Sk.
Business İstanbul Sitesi A Blok No:1A
34732 Kadıköy, İstanbul