Adres

Merdivenköy Mah. Nur Sk. Business İstanbul Sitesi A Blok No:1A 34732 Kadıköy, İstanbul

TÜRKLİM TARIK EFE KENDİR

Limanlarda İş Sağlığı ve Güvenliği; Doğal Afetler, Teknoloji Kullanımı-Dijitalleşmenin Getirdikleri ve Bilinçsiz Becerikli Çalışan Grupları Oluşturmak

DR. TARIK EFE KENDİR

Özet:

İş Sağlığı ve Güvenliği, tüm endüstride olduğu gibi limanlarda da üzerine önemle eğilinmesi ve dikkatle irdelenmesi gereken en önemli kriterlerden bir tanesi, en başta gelenidir. İyi operasyonel performansların temelinde İş Sağlığı ve Güvenliği vardır. Bu bağlamda, İş Sağlığı ve Güvenliği’nde ve de operasyonel olarak başarıya ulaşmanın temelinde, çalışan farkındalığını davranışsal olarak gerçekleştirmek-geliştirmek, bilinçsiz becerikli çalışan gruplarını oluşturmak ve de teknolojiyi tam anlamını ile kullanarak dijitalleşmiş, modernize olmuş ve akıllı liman teknolojilerini kullanan terminaller oluşturmak yer alır.

İş Sağlığı ve Güvenliği, tüm endüstride olduğu gibi limanlarda da üzerine önemle eğilinmesi ve dikkatle irdelenmesi gereken en önemli kriterlerden bir tanesi, en başta gelenidir. İyi operasyonel performansların temelinde İş Sağlığı ve Güvenliği vardır. Bu bağlamda, İş Sağlığı ve Güvenliği’nde ve de operasyonel olarak başarıya ulaşmanın temelinde, çalışan farkındalığını davranışsal olarak gerçekleştirmek-geliştirmek, bilinçsiz becerikli çalışan gruplarını oluşturmak ve de teknolojiyi tam anlamını ile kullanarak dijitalleşmiş, modernize olmuş ve akıllı liman teknolojilerini kullanan terminaller oluşturmak yer alır.

Tesislerde her şeyin başında çalışanı ve diğer paydaşları (müşteriler ve temsilcileri, alt yükleniciler, tır şoförleri vb.) terminal dışına çıkarmak ve bu yönde otonom uygulamalara yol almak, aslında belki de risk kaynaklarını kökünden çözmek anlamına gelecektir. Bu kapsamda, iş güvenliğini maksimize eden teknolojileri kullanmak, terminal yerleşim planlarını bu yönde kurgulamak veya revize etmek, akıllı liman uygulamalarını ve teknolojilerini uygulamak-kullanmak, iş güvenliği risklerini minimize ve operasyonel performansları maksimize edecektir. Akıllı liman uygulamaları ile aynı zamanda, güvenli çalışma ortamları oluşturmada bir adım önde olunacaktır.

Diğer taraftan, doğal afetlere karşı önlem almak tesislerin sosyal sorumluluk gerekliliklerinin yanı sıra iş güvenliği kapsamında da yine en önemli noktalardan bir tanesidir. Ki, özellikle iklim değişikliği etkileri ile beraber doğal olayların şiddetleri gittikçe artmakta ve de oluşan riskler ve sonuçları önemli boyutlara ulaşabilmektedir. Ayrıca, İskenderun Bölgesi örneğinde olduğu gibi yaklaşan Büyük Marmara Bölgesi Depremi de beklenen en önemli doğal afet ve önlem alınması gereken en önemli afetlerden biri olarak görülmelidir. Bunun yanı sıra, doğal afet kaynaklı kazalanmalarında iş kazası kapsamında olduğu da unutulmamalıdır (1).

Aynı zamanda, tesisler için alınacak ekipmanların özellikle Makine Emniyeti Yönetmeliği ile ulusal-uluslararası yönetmelik ve standartlar açısından tüm gereklilikleri karşılayıp karşılamadığı ve de Performans Seviyelerinin (PL) ise EN ISO 13849-1-2023 standardı ile beraber diğer gerekli tüm standartlarla uyumlu olup olmadığı titizlikle irdelenmelidir.

Bu bağlamda, İş Sağlığı ve Güvenliği kapsamında iş kazalarını önleme yönünde tüm davranışsal yaklaşımların gelişimine katkıda bulunmak, her türlü teknolojik imkanları kullanmak ve de özellikle doğal afetlere karşın gerekli önlemleri alma yönünde hareket etmek gerek şarttır. Bunun yanı sıra, tüm alanlarda olduğu gibi iş güvenliği konusunda da bilinçsiz becerikli (2) çalışan grupları oluşturmak ana temel hedef olmalıdır.

Bu kapsamda bu makale de, iş güvenliği risklerini minimize ya da bertaraf edecek uygulamalar ile davranışsal yaklaşımlar üzerinde durulmuştur.

⦁ Giriş

Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) Limanlarda İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG) Uygulama Kuralları el kitabında tanımlandığı üzere de, her sektörde olduğu gibi limanlarda da iş sağlığı ve güvenliği, güvenli ve sağlıklı çalışma ortamları oluşturmak, yeni sistemleri geliştirmek ve bunların uygulamaya konulmasını sağlamak veya sağlama yolunda işbirliği yapmak, limanlarda yapılan çalışmalarla doğrudan veya dolaylı olarak ilişkisi bulunan yani paydaş olan herkesin sorumluluğundadır (3).

Birleşmiş Milletlerin Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları incelendiğinde ise, İş Sağlığı ve Güvenliği konusunun “Sağlıklı ve Kaliteli Yaşam” ve “İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme” başlıkları altına girdiği görülmektedir. Tesislerin Sürdürülebilirlik kapsamındaki raporlamalarında iş sağlığı ve güvenliği konuları da bu başlıklar altında raporlanmaktadır (4).

Diğer taraftan, Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri Kapsamında Türkiye’nin Mevcut Durum Analizi Proje raporunda Hedef 8.8 “Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Politika Belgeleri” başlığı altında Kalkınma Planlarında iş sağlığı ve güvenliği kültürünün geliştirilmesi, denetim ve teşvik uygulamaları ile iş sağlığı ve güvenliği standartlarına uyumun artırılması ve bu alanda yeterli sayı ve nitelikte uzman personelin yetiştirilmesi, danışmanlık, eğitim hizmetleri, denetim vb. hizmetlerin yeniden yapılandırılarak geliştirilmesi hedeflenmiştir. Bu bağlamda, Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Politika hedeflerinden biri toplumda iş sağlığı ve güvenliği kültürünün yaygınlaştırılması ile tehlikeli ve çok tehlikeli işlerde MYK Mesleki Yeterlilik Belgelerinin zorunlu hale getirilmesi olarak belirlenmiştir (5). Bu kapsamda da, Tehlikeli Sınıfta bulunan liman sektörü içinde gerekli mesleki yeterlilik belgeleri tanımlanmış ve de aşama aşama zorunlu hale getirilmiştir-getirilmektedir.

İş sağlığı ve Güvenliği limanlarda yasal mevzuatta önceleri ağır ve tehlikeli iş kollarında değerlendirilmiş, daha sonrasında da orta sınıf olan tehlikeli sınıfa alınmıştır (6, 7). Ancak, terminallerde sürekli dinamik bir iş akışı olması, sürekli ağır yük elleçlemelerinin gerçekleştirilmesi ve müşteri-araç, personel-yaya trafiklerinin fazlası ile olması kaynaklı kaza risklerinin önemli boyutlarda olduğu da bir gerçektir.

Aynı zamanda, terminallerin doğal yapıları nedeni ile hava olaylarına maruz kalma olasılıkları da oldukça yüksektir. Bu durum, iklim değişikliği etkilerinin gün geçtikçe artması ile gittikçe şiddetle hissedilmeye de başlamıştır. Bu kapsamda, hava olayları kaynaklı elleçleme hasarlarının oluşması tüm terminallerde olasıdır. Özellikle konteyner terminallerinde ise zincirleme konteyner devrilmeleri önemli sonuçlara neden olabilmektedir. Bu nedenle, iklim değişikliği etkileri ile daha da şiddetlenecek rüzgar zorlarına dirençli, sismik izolatörlerle donatılı otonom yüksek katlı depolama sistemlerinin kullanıma geçmesi, burada belki de konteyner istifleme ve elleçleme de kaza olasılıklarını azaltma da en iyi yaklaşım yöntemlerinden biri olacaktır.

Gün geçtikçe dijitalleşme ve akıllı limanlara geçişlerin hızlanması ile beraber sahada çalışan personel sayısı da azalacak ve de otonom limanlarla beraber İş Sağlığı ve Güvenliği riskleri de gittikçe minimize olacaktır. Bunun sonucunda da, iş sağlığı ve güvenliği riskleri belki de en düşük seviyelere çekilebilecektir.

⦁ Dünya Geneli Kaza İstatistikleri

TT Club'un yayınlamış olduğu 2018 ile 2022 yılları arasındaki istatistikler incelenecek olursa, hasar kaynaklarının (8);

⦁ %37'sini tek kişilerin dahil olduğu yaralanmalar (kaymalar, takılmalar, düşmeler),

⦁ %27'sini Tır ve Terminal Traktörlerin karıştığı olaylar,

⦁ %9'unu Stacker, Forkliftler, Elleçleme ekipmanları,

⦁ %2'sini Rıhtım Vinçleri (yani, spreader hasarları, lashing ekipman hasarları, istife çarpmalar, gantry çarpışmaları),

⦁ %4’ünü Straddle Carrier hasarlamaları (genellikle ölümle sonuçlanan devrilmeler dahil) (Türkiye’de Straddle Carrier ile çalışan bir liman tesisi bulunmamaktadır.),

⦁ %3’ünü saha elleçleme ekipmanları (RTG, RMG vb.),

⦁ %3’ünü Yangın, %2’si yük elleçleme, %1’i uygun olmayan paketleme ve diğerleri olarak verilmektedir.

İnsan yaralanmalarının %50 civarı ise tır-kamyon ve araç kaynaklı olduğu bildirilmektedir. Saha elleçleme ekipman kazalarında (RMG-RTG vb.), spreader ve twistlock kilidi sorunları ile yaralanma oranı toplam oranın %39'unu, istif çarpışmaları %29'u ve gantry-portal çarpışmalarının ise %21'ini oluşturduğu belirtilmiştir. Ancak, bu kazalanma risklerinin, yük algılama cihazları (anti truck lifting-load sensing sistem), istif profil izleme sistemleri ve proximity-yakınlık sensörleri vb. ile ekipmanların donatılması ile azaltılabileceği de ifade edilmiştir.

Ayrıca, twistlock kilit kullanım güvenliğinin artırılmasıyla ilgili olarak da iskele-rıhtımlarda twistlock elleçlemede görevli personel güvenliği önemli bir sorun olmaya devam ettiği de belirtilmektedir. Ancak, bu konudaki önemli gelişmelerden bir tanesi otomatik-robotize twistlock elleçleme ekipmanlarının kullanıma girmesidir. Bedeli yüksek olan bu ekipmanların maliyetlerinin düşürülmesine yönelik yapılacak çalışmalar, sektör için önemli bir yaklaşım olacaktır. Çünkü, herhangi bir çalışanın herhangi bir şekilde yaralanmasının bedeli hiçbir şeyle ölçülemez.

⦁ İş Sağlığı ve Güvenliğinde İnsan Temelli Yaklaşımlar

Temel çerçevede iş gücünün efektif ve de yetkin kullanımı, iyi eğitilmiş ve de davranışsal farkındalığı oluşturulmuş personellerden geçmektedir. Öncelikle, tüm yönetim aşamalarında iş sağlığı ve güvenliğini içselleştiren tesislerin önemli bir aşama kaydedeceği açıktır. Bu bağlamda da, personellerini tüm iş güvenliği uygulamalarını titizlikle uygulamaları yönünde güdüleyen ve personellerinin ve de paydaşlarının gerekli tüm eğitimleri eksiksiz ve verimli bir şekilde almasını sağlayan tesisler, bir adım önde olacaktır.

Bu kapsamda, kullanılan yöntemlerden biri olan, davranış odaklı iş güvenliği yaklaşımı, İş Sağlığı ve Güvenliği biriminin savaş verdiği tek cepheli geleneksel yaklaşımdan oldukça farklı olarak, üst yönetimden başlayarak aşağıya doğru her adımda yapılan her işin ve dolayısı ile her iş sahibinin katılımının sağlandığı bir yaklaşımdır (9). “Değer odaklı” ya da “insan odaklı” iş güvenliği yönetimi olarak da isimlendirilen Davranış Odaklı Güvenlik Yönetimi, iş yeri ile ilgili tüm paydaşların ve işyeri çalışanlarının riskli davranışlarının yok edilmesi-sıfırlanması veya azaltılmasını amaçlayan ve de istenilen davranışların benimsetilerek pekiştirilmesi amacıyla yapılan bir süreç yönetimidir (9, 10). Bu bir kültür inşa sürecidir.

⦁ İş Yerindeki İş Güvenliği Kültürü

Bir iş yerinde oluşan genel kültürün yanı sıra iş güvenliği kültürü de önemli bir kavramdır. Bu kültür yaklaşımı, işyeri kültürü ile eşgüdümsel olarak hareket etmeli ve bağdaşmalıdır. Bu nedenle, bir iş yerindeki iş güvenliği kültürü, işverenler ve çalışanların güvenlik kurallarını ihlal etmeyi önemsememeleri üzerine kurulu Patolojik kültür kavramından çok daha öteye, çalışanların sorunlarla karşılaştıklarında değil, çalışma ortamını iyileştirmek için sorunlar ortaya çıkmadan önce her sürece bir iş güvenliği uzmanı gibi yaklaşımda bulundukları “Proaktif” bir kültüre ve de bu aşamadan sonrada çok daha etkili olan, çalışma ve düşünme biçimlerinin içine yerleştirildiği ve her süreçte iş güvenliği ve sağlığının birinci öncelik olduğu dinamik bir iş güvenliği kültürü olan “Üretken” bir kültüre doğru yol almaktan geçmelidir (9).

Bu süreçte, bilinçsiz becerikli kavramı (2) aslında istenen üretken iş güvenliği kültürünü işaret etmede ulaşılabilecek en önemli aşamalardan bir tanesi olacaktır. Yani çalışanın, tüm çalışma süreçlerinde iş güvenliğini özümsemesi-içselleştirmesi ve de istemsiz olarak refleksle yani mekanik olarak iş güvenliğinin gerekliliklerini yerine getirmeden hareket etmemesi olarak yorumlanabilir-anlamına gelir. Yani iş güvenliği konusunda gerekli eğitimleri almış, güdülenmiş bir başka deyişle kodlanmış-bilinç altına kuralların yerleştiği mekanize çalışanların oluşturulması, iş risklerini minimize etmede önemli bir adım olacaktır. Aynı zamanda, bu kültür operasyonel performansları da maksimize edecektir. Yani, tüm süreçlerde bilinçsiz becerikli kavramı esasına dayalı çalışan gruplarının oluşturulması, iş süreçlerinde risklerin minimize edilmesinin yanı sıra verimliliğin de maksimize edilmesine önemli katkılar sağlayacaktır.

⦁ Paranoyak Olmak

Paranoyak olmak ince bir çizgi anlamı taşımakla beraber yeri geldiğinde iş güvenliğinde her noktada gereken bir durum olmalıdır. Ancak, bu şekilde belki de önemli kazaların önüne geçilebilir. Diğer taraftan, bu durumu titizlikle yönetmek, operasyonların sağlıklı bir şekilde yönetilmesi için gerek şarttır. Yoksa fazlası ile zararı da dokunabilir. Bu kapsamda, bilinçli ve titizlikle atılacak adımlar ile her şeyin başında işin sahiplenmesi, süreçlerin güvenle yönetilmesi için önemlidir. Aynı zamanda, işin birinci dereceden sahipleri ile risklerin analiz edilmesi ve de yönetilmesi yönünde kurulan iletişim hiçbir zaman koparılmadan hareket edilmelidir. Bu tür yaklaşımların, süreçlerin çok daha başarı ile yönetilmesine katkı sağlayacağı açık ve nettir.

⦁ İş Sağlığı ve Güvenliğinde Teknoloji Temelli Yaklaşımlar ve Uygulamalar

Gün geçtikçe İş Sağlığı ve Güvenliği kapsamında uygulamaya konulan teknoloji temelli yaklaşımlar hızla artmaktadır. Bu gelişme, İSG kültürü ile beraber kazalanma olasılıklarını düşürmekte ve de operasyonel verimliliklerle beraber güvenli çalışma ortamları oluşturulmasına katkı sağlamaktadır. Bu bağlamda, aşağıda bazı teknoloji kullanım örnekleri verilmiş ve kavramsal yaklaşımlar üzerinde durulmuştur.

⦁ Otonom Uygulamalar

Tesislerin otonom uygulamalara yönelmesi demek çalışanların mümkün olduğunca sahadan çıkarılması, süreçlere minimum müdahale anlamına gelmekte olup, aynı zamanda iş güvenliği risklerinin minimize edilmesi anlamına gelmektedir. Örneğin, akıllı limanlara bir örnek olan 6,5 milyon TEU’luk  Shanghai Yangshan Phase IV Container Terminal’inin yaklaşık 400 kişilik bir ekiple yönetildiği bildirilmektedir (11). Elleçleme kapasitesine bakılacak olursa verilen çalışan sayısının oldukça düşük olduğu görülecektir. Bunun anlamı ise sahada ne kadar az çalışan o kadar az risk demektir. Aynı zamanda, bu kapasitedeki bir tesis için STS kren başı ortalama 63.88 TEU/saat gibi bir hareket verilmektedir ki, bu da takdire değer bir performans verisidir (11). Yani otonom yönetim verimliliği oldukça artırmakla beraber İSG risklerini de azaltmaktadır.

⦁ Saha Yerleşimleri

Yine yukarıda TT Club tarafından verilen istatistiklere bakılacak olursa müşteri araçları-tırlarının sahadan çıkarılması ve de personel trafiğinin azaltılması ile belki de neredeyse %50 civarı kaza istatistiklerinde gerileme sağlanabilecektir.

Bu bağlamda, otonom limanlara doğru yol almak yine önemli bir adım olacaktır. Aynı zamanda, terminal yerleşimleri İSG uygulamalarının verimliliği açısından önemli avantajlar sağlayacaktır. Şekil 1’de verilen ve dünya da iyi örneklerden biri olan Busan Limanına ait rıhtıma dikey saha yerleşimi ve otonom geri saha uygulaması ile tamamen müşteri araçları-tırlarının ana istif sahası dışına alınması ile dış hareketler elimine edilmiştir (12). Bu yaklaşımla, kaza riskleri büyük oranda düşürülmüş olmaktadır. Rıhtım-istif saha arası yatay taşımalarında otonom hale getirilmesi ile de (AGV ve IGV’lerin kullanımı) operatör yorgunlukları, dikkatsizlikleri vb. ile oluşabilecek kazalarda elimine edilebilecektir.

Şekil 1. Rıhtıma dikey ve paralel yerleşim planları (12).

⦁ Robotizite Edilmiş Twistlock Sökme Takma İşlemleri

Terminallerde ana risklerden bir taneside twistlock sökme takma işlemleri sırasında gerçekleşebilecek yaralanmalardır. Bu yaralanmaların ve de yanlış twistlock takma işlemlerinin önlenmesi (hava da twistlock düşmesi vb.) için Resim 1’de görülen robotize edilmiş otomatik twistlock sökme-takma ekipmanları kullanılabilir.

Resim 1. Robotize twistlock sökme takma ekipmanı (13).

⦁ Kütük-Çelik Bar Elleçleme Ekipmanları

Özellikle çelik ürünleri elleçleyen genel kargo limanlarında en büyük risklerden bir tanesi sapan kayması kaynaklı malzeme düşmeleri ile çalışan yaralanmaları ve ambar hasarlanmalarıdır. Bu kapsamda da, özellikle çelik kütük-barları elleçleyen tesislerin manyetik ve de emniyet kollu tip bir aparat kullanması, hem operasyonel hızları artıracak hem de iş güvenliği risklerini azaltacaktır (Resim 2)(14). Çalışan teması ne kadar minimize edilirse, operasyonel verimlilikteki artış ile beraber iş güvenliği riskleri de o kadar minimize edilecektir.

Resim 2. Güvenlik kollu manyetik çelik kütük elleçleme aparatı (14).

⦁ Personel Takip ve Güvenli Alan Uygulamaları

Özellikle iş makinalarının aynı ortam çalışmalarında ve özellikle dar çalışma sahalarına sahip tesislerde birbirlerine yakın çalışmalarda ya da personel-iş makinesi arayüzünde çatışmaları önlemek bağlamında kullanılan güvenli alan uygulamaları iş kazalarını önlemede önemli bir rol oynamaktadır (Resim 3). Personel-iş makinesi arayüz çatışmaları-kazalanmaları özellikle forklift veya Stacker tip ekipmanlarla olan çalışma alanlarında ön plana çıkmaktadır. Diğer taraftan, deprem anında personel konumlarının da izlenebilmesi ya da herhangi bir düşme anında uyarı veren sistemlerin kullanılması, İSG açısından güvenli ortamların oluşturulması için önemli bir adım olacaktır (15).

Resim 3. Güvenli alan ve personel-iş makinesi çatışma uyarı sistemleri (15).

⦁ Otomatik Gemi Bağlama Sistemleri

Özellikle kötü hava şartlarında sıklıkla görülen gemi bağlama halatı kopmaları ve de bu nedenle oluşan iş kazaları önemli sonuçlara neden olabilmektedir. Bu kapsamda, hem operasyonel hız hem de İSG riskleri açısından özellikle kötü hava şartlarında güvenle hizmet edecek otomatik gemi bağlama sistemlerinin kullanımı büyük bir avantaj sağlayabilecektir (Resim 4) (16).

Resim 4. Otomatik Gemi Bağlama Sistemleri (16).

⦁ Gemi Lashing Sistemleri

Gemi üzeri en önemli risklerden bir tanesi de lashinglerin uygulanması sırasında oluşabilecek yaralanmalardır. Ayrıca, uygunsuz yapılan lashing uygulamaları kaynaklı seyir esnasında konteyner blokların devrilme riskleri de ayrı bir durumdur. Bu kapsamda, geçmişte uygulamaya alınan ve Nedlloyd firması tarafından kullanılan ambar kapaksız gemiler lashing kaynaklı problemler ile operasyonel kayıpları azaltmak ve İSG risklerini minimize etmek amacı ile gerçekleştirilmiş bir yaklaşımdı (Resim 5). Ancak, zaman içerisinde bu gemiler, eskiyen kızak yapıları nedeni ile oluşturduğu operasyonel problemler vb. nedenler kaynaklı olarak 2014 yılı itibari ile hurdaya ayrılmışlardır (17). Ancak, 2022 yılında Hyundai firması personel gereksinimlerini ve İSG risklerini minimize edecek, operasyonel hıza katkı sağlayacak “Lashing-Free” gemileri tekrar tanıtmışlardır (Resim 6) (18). Önümüzdeki yıllarda bu tip gemileri tekrar limanlarda operasyonlar altında görmek olasıdır.

Resim 5. Nedlloyd firmasına ait ambar kapaksız gemiler (17).

Resim 6. Hyundai “Lashing-Free” gemi tasarımı (18).

⦁ Yüksek Katlı Depolama Sistemleri

Özellikle otonom uygulama kolaylığı, her konteynere direk erişim ile istenmeyen operasyonel kayıpların azaltılması ve de rüzgar zorlarından etkilenmez yapıları ile depremler için sismik izolatörlerle donatılmış yüksek katlı depolama sistemleri hem İSG risklerini elimine edecek hem de tesisleri güvenilir kılacaktır (Resim 7). Aynı zamanda, önemli derecede kapasite artışı ile beraber operasyonel hızlar da elde edilebilecektir (19).

Resim 7. Yüksek katlı depolama sistemi (19).

⦁ Seçilecek Elleçleme Ekipmanlarında İş Sağlığı ve Güvenliği Uygulamaları

Tesisler için seçilecek elleçleme ekipmanlarının İş Sağlığı ve Güvenliği yönünden maksimum güvenlik sistemleri ile donatılı olmasına özenle dikkat edilmelidir. Özellikle Makine Emniyeti Yönetmeliği öncelikli olmak üzere diğer tüm İş Sağlığı ve Güvenliği ile ilgili tüm ulusal ve uluslararası yönetmelikler ve standartların getirdiği tüm gerekliliklerin karşılanması yönünde gerek şartlar şartnamelere eklenmelidir (20). Ayrıca, Performans Seviyeleri (PL) EN ISO 13849-1-2023 standardına göre önemle irdelenmelidir (21). Aynı zamanda, yerine göre eğer uygulanabilir ise ekipmanların sismik izolatörlerle donatılması yerinde olacaktır. Özellikle gantry krenlerin sismik izolatörlerle donatılması herhangi bir deprem anında olası hasarlanmaları minimize edecek, liman tesisini güvenilir kılacaktır.

⦁ İSG Bölümlerinin Organizasyon Şemasındaki Yeri ve Oluşumu

İş Sağlığı ve Güvenliği bölümünde görevli çalışanların özenle ve titizlikle seçilmesi gerek şart olmalıdır. Organizasyonun her aşamasında olduğu gibi liyakat esasına dayalı yapılanmalar ve bu yaklaşıma göre personellerin seçilmesi ve yetiştirilmesi elzemdir. Aynı zamanda, tesiste görevli tüm yöneticiler ile çalışanlarında bir İSG uzmanı gibi görev yapacak şekilde eğitilmeleri ve güdülenmeleri önemli bir boyuttur. Böylelikle oluşabilecek sinerji ile daha verimli ve kazasız operasyonlar gerçekleştirilebilecektir.

Ayrıca, herhangi bir tesis organizasyonunda İSG yönetimi en yüksek kademeye bağlı olarak çalışmalıdır. Yerelde, İşletme Müdürüne, Genel Müdüre vb. ve Holding’de ise direk CEO’ya raporlamalıdırlar. Elbette, özellikle en üst kademe yöneticilerinin ise İSG konusuna da ayrıca bir özen göstermesi gerek şarttır.

Diğer taraftan, İSG bölümü çalışanları, “ben söyledim, ben yazdım, ben uyardım” gibi yaklaşımlarla hareket eden değil, direk olarak işi ve riski sahiplenen, işin fiili olarak sorumlusu ile beraber yekpare olarak hareket eden, iletişimi hiç koparmayan yapıda olmalıdırlar. Bu konuda da yine yönetim tarafından güdülenmeli ve teşvik edilmelidirler.

⦁ Doğal Afetler

Günümüzde özellikle iklim değişikliği ile beraber doğal afetler kaynaklı kazalanma riskleri önemli boyutlarda riskler ihtiva etmektedir. Deprem sonrası İskenderun Bölgesi limanlarında yaşanan olaylar en büyük referans olarak dikkate alınmalıdır.

Ayrıca, çalışanın iş yerinde veya işverenin görevlendirdiği başka bir işyerinde iş gördüğü esnada meydana gelen herhangi bir doğal afet sebebiyle yaşadığı yaralanma veya vefat etmesi iş kazası olarak kabul edilmektedir. Bunun yanı sıra, İşveren, işyeri ve eklentilerinin deprem başta olmak üzere her türlü doğal afetlere karşı teknolojik imkanlar ve altyapılar doğrultusunda dayanıklılığını sağlamak ve gerekli önlemleri alarak çalışanını bilgilendirmekle yükümlüdür (1). Bu durum aslında aynı zamanda, tüm tesislerin doğal olarak sosyal sorumluluğudur.

Bu bağlamda da, özellikle yaklaşan Büyük Marmara Depremine hazırlıklı olmak liman tesislerinin ana hedeflerinden biri olmalıdır. Limanların ayakta kalması ise doğal afetler karşısında insani yardımların ulaştırılması için elzem olan noktalardan bir tanesidir. Aynı zamanda, deprem anında yaşanacak istenmeyen durumlar ise tahmin edilemeyecek boyutlarda iş kazalarına neden olabilir. Bu kapsamda, en ufak bir yaralanmanın dahi olmaması içinde tesis yapılarının buna hazırlıklı olması gerekir. İskenderun Bölgesi’nin en son maruz kaldığı depremler silsilesi, bizlere konteyner bloklarının ne kadar kolaylıkla devrilebileceğini ve de ne kadar kolaylıkla yangına neden olabileceğini bir kez daha göstermiştir. Hem iş kazası risklerinin azaltılması hem de her türlü doğal afetlere her daim hazır olmak bağlamında gerekli risk analizlerinin yapılması ile her türlü önlemin alınması gerek şarttır.

Yine yukarıda bahsedildiği üzere deprem etkilerinin elimine edilmesi ve de deprem sonrası tesislerin çalışır aktif bir biçimde ayakta tutulabilmesi için özellikle konteyner terminallerinde sismik izolatörlü yüksek katlı depolama sistemlerinin uygulamaya konulması yönünde çalışmalar yapılması belki de yerinde olan bir davranış şekli olacaktır.

⦁ Sonuç

Kazalardaki en büyük problemlerden bir tanesi de geride bıraktığı travmalardır. Bu nedenle, en önemli yaklaşım, tüm işletmelerde her kademedeki tüm çalışanların ana sorumluluğu olan aldıkları emanetleri aldıkları gibi teslim etme yönünde gayretlerini sağlamak olmalıdır. Bu bağlamda da, iş güvenliğinin herhangi bir tartışılan maliyeti ya da davranış şekli olamaz. Ancak, elbette gereken her türlü ekipman, sistem ve uygulamalar bir mantık çerçevesinde yönetilerek değerlendirilmeli ve uygulamaya konulmalıdır.

Diğer taraftan, özellikle yaklaşan Büyük Marmara Bölgesi Depremi öncesinde İSG açısından alınması gereken önlemler için gerekli risk analizlerinin titizlikle yapılması, yine gerek şartlardan bir tanesi olmalıdır. Bu kapsamda da, İskenderun Bölgesi limanlarında oluşan son depremler silsilesi kaynaklı hasarlanmalar tüm tesisler için ders çıkarılabilecek önemli bir referans olmalıdır.

Aynı zamanda, iklim değişikliği etkilerinin gelecekte oluşturacağı riskler de her daim göz önünde bulundurulmalı ve bu yönde gerekli önlemlerin alınması için yapılacak çalışmalarda, öncelikli noktalardan biri olmalıdır.

Sonuçta ise tesislerde güvenli çalışma ortamlarının oluşturulabilmesi ve sürdürülebilir kılınması için İş Sağlığı ve Güvenliği’nde, “Üretken” bir kültür oluşturma amacıyla tüm olanaklar seferber edilmeli ve de bu süreçten hiçbir zaman taviz verilmemelidir.

Kazasız, sağlıklı ve mutlu yarınlar dileği ile.

Kaynaklar:

⦁ Depremde İşverenin Sorumluluğu Nedir? | Özgün Hukuk Bürosu (Ozgunlaw.Com). Ozgunlaw.Com Erişim Tarihi: 22.11.2023

⦁ Bolat Ö (2016). Beni Ödülle Cezalandırma. Doğan Kitap. 248s.

⦁ Safety and Health in Ports (2018). ILO Code of Practice. International Labour Office. Geneva. 526p.

⦁ Şimşek S, Çetin MA, Sağdıç SA (2020). İş Sağlığı ve Güvenliğinde İşletmelerin Sürdürebilirlik Raporlamalarında Dış Paydaşlarla İletişimi. İSG Akademik (OHS Academic). 2;2:101-106.

⦁ Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları Değerlendirme Raporu (2019). Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı, Strateji ve Bütçe Başkanlığı. 310s.

⦁ Ağır ve Tehlikeli İşler Yönetmeliği, 16/06/2004 tarihli, 25494 sayılı Resmi Gazete.

⦁ İş Sağlığı ve Güvenliğine İlişkin İşyeri Tehlike Sınıfları Tebliği, Resmî Gazete Tarihi: 26.12.2012 Resmî Gazete Sayısı: 28509

⦁ TT Club on Collision Injuries (2023). https://www.worldcargonews.com/in-depth/in-depth/tt-club-on-collision-injuries Erişim Tarihi: 22.11.2023

⦁ Nişancı ZN, Demirören JK (2020). Davranış Odaklı İş Güvenliği Uygulamalarının İş Güvenliği Kültürüne Etkisi. Journal of Yasar University. III. Uluslararası EUREFE’19 Kongresi. 21-39.

⦁ Sungur E, Tiryaki AR, Vatansever, Ç (2009). “Davranış Odaklı Güvenlik Yönetimi”. Önlem Dergisi. 54- 56

⦁ Kosmala K. Shandong Container Terminal, https://www.linkedin.com/posts/kriskosmalashanghai-port-operator-eyes-expansion-despite-activity-7132611359405453312--RSN/?utm_source=share&utm_medium=member_android Erişim Tarihi: 22.11.2023

⦁ BNCT, Vertical-Automated Terminal, Best Container Terminal Design in Action. https://www.youtube.com/watch?v=2t2cqiQl0BE Erişim Tarihi: 22.11.2023

⦁ Fully Automated Twistlock Handling Machine. RAM4000 PinSmart - RAM Spreaders. https://www.ramspreaders.com/product/ram4000-automated-twistlock-handling-machine/ Erişim Tarihi: 22.11.2023

⦁ URL-9:https://www.gaussmagneti.it/en/catalogue/ Erişim Tarihi: 22.11.2023.

⦁ Forklift Kazaları İçin Geliştirilen Çarpışma Uyarı Sistemi SAFEZONE - WIPELOT. https://wipelot.com/forklift-kazalari-icin-gelistirilen-carpisma-uyari-sistemi-safezone Erişim Tarihi: 22.11.2023

⦁ Automated Mooring | Cavotec SA. https://www.cavotec.com/en/your-applications/ ports-maritime/automated-mooring. Erişim Tarihi: 22.11.2023

⦁ Nedlloyd's pioneering hatchcoverless containerships to be scrapped.https://www.seanews.com.tr/nedlloyd-s-pioneering-hatchcoverless-containerships-to-be-scrapped/118394/ Erişim Tarihi: 22.11.2023

⦁ Hyundai Develops “Lashing-Free” Loading for Containerships, https://maritime-executive.com/article/hyundai-develops-lashing-free-loading-for-containerships. Erişim Tarihi: 22.11.2023

⦁ BOXBAY High Bay Storage - BOXBAY FZCO.https://www.boxbay.com/boxbay-high-bay-storage. Erişim Tarihi: 22.11.2023

⦁ Makina Emniyeti Yönetmeliği. 3 Mart 2009 tarihli ve 27158 sayılı Resmi Gazete.

⦁ EN ISO 13849-1 - Fonksiyonel emniyet standardı, performans seviyesi (PL). https://www.pilz.com/tr-TR/support/law-standards-norms/functional-safety/en-iso-13849-1. Erişim Tarihi:24.11.2023.

Adres

Merdivenköy Mah. Nur Sk.
Business İstanbul Sitesi A Blok No:1A
34732 Kadıköy, İstanbul