Adres
Merdivenköy Mah. Nur Sk.
Business İstanbul Sitesi A Blok No:1A
34732 Kadıköy, İstanbul
Küreselleşen dünya ekonomisi, ülkeleri ticari açıdan birbirine daha da bağımlı hale getirerek, uluslararası ticaretin her geçen gün çeşitli modlarda artmasına neden olmaktadır. Deniz taşımacılığının, hava yoluna göre 14 kat, karayoluna göre 7 kat ve demiryoluna göre 3,5 kat daha ucuz olması nedeniyle1 , dünya ticaretinin yaklaşık %80'i deniz yoluyla gerçekleştirilmektedir. Bu sebeple deniz ticareti küresel ticaret içerisinde hayati önem taşımaktadır.
Deniz yoluyla taşınan yolcuların ve ticari malların güvenli bir şekilde limanlara ulaşabilmesi, denizlerin ulaştırma yollarının ve limanların güvenliğinin sağlanması ile mümkündür. Deniz taşımacılığında yaşanabilecek aksaklıklar veya tehdit ya da riskler ülkelerin büyük ekonomik zararlara uğramasına yol açabilir. Bunun en yakın örneklerini, COVID-19 pandemisinin deniz ulaştırma ve limancılık sektöründe yarattığı olumsuz sonuçlarda, M/S Ever Given gemisinin Süveyş Kanalı’nda karaya oturarak altı gün süreyle bu ana deniz ticaret arterini bloke etmesinde, bölgesel çatışma/savaşların Kızıldeniz ya da Karadeniz’de deniz ulaştırmasını sekteye uğratmasında veya deniz haydutluğunun dünyanın ana deniz ticaret yollarında ve deniz düğüm noktalarında yarattığı küresel etkilerde görmek mümkündür.
Deniz ulaştırma yolları, gemiler ve limanlar, uluslararası deniz ticaretinin üç temel ve vazgeçilmez unsurudur. Bu nedenle deniz güvenliği konusu, uluslararası müşterek politikaları, hukuki düzenlemeleri, kural ve prosedürleri, bilgi paylaşımını, işbirliği ve koordinasyonu, teknik altyapıyı, bunlarla uyumlu ulusal düzenleme ve uygulamaları gerektiren çok yönlü bir süreçtir.
Küresel konularda hukuki uygulama ve düzenlemeler yapabilen en yaygın, kapsamlı, kurumsal ve etkin uluslararası yapı Birleşmiş Milletler (BM)’dir. Küresel deniz ticaretinin sürdürülebilirliğini sağlamak üzere en yetkin uluslararası oluşum ise BM’e altında görev yapan Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO)’dür. Bu çerçevede, gerek uluslararası sefer yapan gemilerin güvenlik ve emniyetine ve gerekse uluslararası limanların güvenliklerine yönelik gerekli hukuki ve teknik düzenlemeler de IMO ve yetkili organları tarafından gerçekleştirilmektedir. Uluslararası sefer yapan gemilerle limanların güvenliği için IMO tarafından yapılan en temel ve kapsamlı düzenleme Uluslararası Gemi ve Liman Güvenlik Kodu (ISPS Code)’dur. Aşağıda süreç ve kapsamından bahsedilen bu düzenlemeye Türkiye de diğer 147 ülkeyle birlikte taraftır.
Türkiye, ISPS Kodu’nun kabulü sonrasında, 25/5/1980 tarihli ve 16998 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 6/3/1980 tarihli ve 8/522 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile taraf olunan Denizde Can Emniyeti Uluslararası Sözleşmesi (SOLAS-74) hükümlerine paralel olarak, 20.03.2007 tarihli ve 26468 Resmî Gazete’de yayımlanan Uluslararası Gemi Ve Liman Tesisi Güvenlik Kodu Uygulama Yönetmeliği ile ISPS Kodunu resmen uygulamaya başlamıştır.
Limanlarımızın güvenliğini ilgilendiren diğer ulusal düzenleme ve buna bağlı uygulamalar ise 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamında hazırlanan Acil Durum Planı, 5188 Sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun Kapsamında Koruma ve Güvenlik Planı ile ISPS Kod Kapsamında Liman Tesisi Güvenlik Planı hazırlanması gereklilikleridir.
Belirtilen güvenlik planları farklı bakanlıkların sorumluluğunda yürütülmektedir. Limanlar tarafından ilgili Bakanlıklarca düzenlenen farklı formatlara uygun olarak hazırlanan bu üç farklı güvenlik planı bazı durumlarda yetki, kontrol ve icrada uygulama farklılıklarına veya duplikasyonuna sebebiyet verebilmektedir.
ISPS KOD SÜRECİ VE GEREKLİLİKLERİ
Amerika Birleşik Devletleri’nde 11 Eylül 2001’de gerçekleşen terör saldırısı sonrası, Kasım 2001’de Türkiye’nin de üye olduğu IMO’nun 22. Genel Kurulunda bu konu gündeme alınmıştır.
Yapılan görüşmelerde IMO’nun alt kurulu olan Deniz Güvenlik Komitesi tarafından denizden gerçekleşecek muhtemel terör saldırılarına karşı alınacak tedbirlerin neler olabileceği hususunda yapılan çalışmalar sonucunda uluslararası sefer yapan gemilerde ve gemilere hizmet veren uluslararası liman tesislerinde alınacak güvenlik önlemlerinin belirlenmesi, hayata geçirilmesi ve bir standart çerçevesinde sürdürülmesi amacıyla ISPS Kod’u 1 Temmuz 2004 tarihinde (International Ship and Port Security Code) oluşturmuştur.
ISPS Kodun yürürlüğe girmesi sonucu denizcilik sektörü güvenlik kavramı ile tanışmıştır. Anlaşmaya taraf ülkelerin uluslararası deniz taşımacılığı yapan limanları ile bu limanları kullanan gemilere uygulanacak güvenlik standartları kabul edilmiştir. Gerçekleştirilen düzenleme ile gemiler ve limanlarda güvenliğe yönelik prosedürler uygulamaya koyuluştur.
ISPS Kod Kapsamında Hazırlanan Liman Tesisi Güvenlik Değerlendirmesi (LTGD)
Liman Tesisi Güvenlik Değerlendirmesi (LTGD), Liman Tesisi Güvenlik Planını (LTGP) geliştirme ve güncelleme işleminin zorunlu ve ayrılmaz bir parçası olarak hazırlanmaktadır. ISPS Kod LTGD’yi yapma yetkisini anlaşmaya taraf devlete verilmiştir. Ayrıca, yetkili otoritenin bu yetkisini başka kuruluşlara devredebileceği de belirtilmiştir. Bu kapsamda Türkiye’de ISPS Kodun uygulanmasından sorumlu otorite, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı (Denizcilik Genel Müdürlüğü) olup, yetki devri sözleşmesiyle Bakanlık başta ISPS Kod faaliyetleri kapsamındaki LTGD hazırlama yetkisini Tanınmış Güvenlik Kuruluşlarına (Recognized Security Organization-RSO) devretmiştir2 .
RSO’lar tarafından hazırlanan LTGD’ler Yetkili Otorite tarafından yerinde denetlenir. LTGD’nin, ISPS Kodun belirlediği kriterleri karşılaması durumunda 5 yıl süreli olarak onaylanmaktadır. LTGD’lerde liman tesisinin kritik alt yapısı dâhil tüm stratejik öneme haiz bölümleri (Sınırlı Bölgeler olarak) belirlenmekte, bu belirtilen bölgelere yönelik muhtemel tehditler tespit edilmekte ve bu tehditlerin olma ihtimalleri derecelendirilmekte ve alınan güvenlik tedbirlerinin yeterliliği risk analiz metotlarıyla değerlendirilmektedir.
ISPS Kod Kapsamında Hazırlanan Liman Tesisi Güvenlik Planı (LTGP)
Liman Tesisi Güvenlik Planı, her liman tesisi için, gemi/liman ara yüzüne uygun olarak, liman tesisi güvenliği değerlendirmesine göre geliştirilmekte ve yapılmaktadır.
Plan, kodun bu bölümünde tanımlandığı üzere, üç güvenlik seviyesi için kurallar koymaktadır. Hazırlanan planlar LTGD onayında olduğu gibi İdare tarafından yerinde denetimi yapılarak ISPS Kodda belirtilen kriterleri karşılaması durumunda beş yıllığına onaylanmaktadır 3.
LİMANLARIN KORUNMASINA YÖNELİK ULUSAL YASALARIMIZ GEREĞİ HAZIRLANAN DİĞER GÜVENLİK PLANLARI
Limanlarının güvenliğinin sağlanmasına yönelik yapılan uygulamalar ve hazırlanan güvenlik planları uygulamada, birçok kurum tarafından kontrol edilmekte ve hazırlatılmaktadır.
Koruma ve Güvenlik Planı
Koruma ve Güvenlik Planı, “Özel güvenlik izin belgesine sahip olan liman tesisleri, Sivil Hava Meydanları, Limanlar ve Sınır Kapılarında Güvenliğin Sağlanması, Görev ve Hizmetlerin Yürütülmesi Hakkında Yönetmelik” hükümleri doğrultusunda hazırlamaktadır.
Özel güvenlik kanunu kapsamında liman tesisinin bulunduğu il valiliğinden alınmış özel güvenlik izin belgesine sahip işletmeler tarafından hazırlanmakta olup, İl Emniyet Müdürlüğü Özel Güvenlik Şube Müdürlüğü tarafından onaylanmaktadır4 .
ISPS Koda tabi olan liman tesislerinde görev yapacak özel güvenlik personelinin sayısının belirlenmesi amacıyla Liman Başkanlıkları tarafından sorumluluk sahasındaki liman tesislerinin bilgilerinin Mülki İdare Amirinin başkanlığında toplanan İl Özel Güvenlik Komisyonuna verilmektedir.
Liman başkanlıkları, sorumluluk alanlarındaki ISPS Koda tabi olan ve özel güvenlik personeli istihdam etmesi gereken liman tesislerinin listesini belirli aralıklarla toplanan İl Güvenlik Komisyonuna sunar. Bu komisyonda, hangi kıyı tesisinde en az kaç özel güvenlik görevlisi istihdam edilmesi gerektiği tespit edilir ve bu kararın takibi yapılır. Hazırlanan Koruma ve Güvenlik Planları, liman tesislerindeki özel güvenlik personeli tarafından uygulanarak güvenlik tedbirleri sürdürülür.
Sabotajlara Karşı Koruma Planı
Liman tesisleri “Sabotajlara Karşı Koruma Yönetmeliği” kapsamında diğer stratejik kamu ve özel tesisleri gibi Sabotajlara Karşı Koruma Planı hazırlamakla yükümlüdür.
Sabotajlara karşı koruma planında hazırlık bakımından sabotaj yapmaya müsait yerler belirlenerek, bu yerlere yetkisiz kişilerin girmesini engelleyen tedbirler, giriş-çıkış kontrollerinin hangi sıklıkta ve ne şekilde yapıldığı, kimliğini ispat edemeyen kişilere karşı ne tür tedbirler alındığı ve komşu tesis ve binalardan korunan bölgeye uzaktan etkili olunabilme hususları incelenerek tedbirler ortaya konulmaktadır5 .
Ayrıca teknik açıdan, teknik ve koruma ekibinin yeterliliği, patlayıcı-parlayıcı yanıcı maddelere karşı alınan tedbirler ve nükleer-biyolojik-kimyasal saldırılara karşı alınan tedbirler belirtilmektedir. Koruma açısından ise, koruma ekibinin yeterliliği ve sayısı, güvenlik araştırmalarının yapılması, güvenlik noktalarının yerleri ve işlevi, giriş-çıkış kontrolleri, fiziki ve elektronik güvenlik sistemleri, çevre aydınlatmalarının durumu ve ikaz-alarm sistemlerinin durumu değerlendirilmektedir. Ayrıca, sabotaj ihbarlarının alındığı veya habersiz sabotaj ihtimallerine karşı alınan tedbirlerin yeterliliği de incelenmektedir.
Acil Durum Planı
İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun yürürlüğe girmesiyle, belirtilen istisnai kurum ve kuruluşlar hariç tüm işyerleri iş sağlığı ve güvenliği (İSG) çalışmaları yapmak ve acil durum planı hazırlamakla yükümlü tutulmuştur. Acil Durumlar Hakkında Yönetmelik kapsamında hazırlanan acil durum planları, olası acil durumlara karşı alınacak önlemleri ve eylem tarzlarını belirler. Acil durum planı hazırlanırken, çalışmaları yürütecek sorumlular belirlenir ve tesiste risk değerlendirmesi yapılır. Acil durum ekipmanlarının temini ve acil durumlarda görevlendirilen ekiplerin eğitimi için ilgili birimlerle işbirliği yapılır. Plan hazırlanırken, tesislerin muhtemel riskleri belirlenir ve bu riskler neticesinde ortaya çıkabilecek acil durumlar öngörülür. Önleyici tedbirler, olay meydana gelmeden önce alınacak önlemleri içerirken, sınırlandırıcı tedbirler ise olay gerçekleştikten sonra yayılmasını, büyümesini veya daha büyük zarar vermeden müdahale edilmesini sağlayacak önlemleri kapsar6 .
ISPS KODA TABİ LİMANLARDA ULUSAL YASALAR GEREĞİ HAZIRLANAN GÜVENLİK PLANLARININ UYUM VE ENTEGRASYON SORUNLARI
ISPS Kod kapsamındaki limanlarda ulusal kanunlar çerçevesinde muhtemel tehdit ve tehlikelere karşı; ‘’Acil Durum Eylem Planı” hazırlanmaktadır. Ayrıca Özel Güvenlik Kanunu ve Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik kapsamında “Koruma ve Güvenlik Planı” hazırlanmaktadır. Ulusal kanunların haricinde Liman Tesislerinde ISPS Kod kapsamında “Liman Tesisi Güvenlik Değerlendirmesi” (LTGD) ve “LimanTesisi Güvenlik Planı” (LTGP) hazırlanmaktadır.
Ülkemizde Acil Durum Planları; Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı sorumluluğunda, Koruma ve Güvenlik Planları; İçişleri Bakanlığı sorumluluğunda ve Liman Tesisi Güvenlik Planları ise Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı sorumluluğunda yürütülmektedir.
Güvenlik Planlarının birbirinden bağımsız kurumların kontrol ve denetiminde hazırlanması nedeniyle, plan içeriklerinin birbiri ile uyumu ve planlar kapsamında öngörülen güvenlik prosedürlerinde farklı standarlar olduğu görülmektedir.
5188 Sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun Kapsamında Hazırlanan “Koruma Ve Güvenlik Planlarının”, ISPS Kod Kapsamında Hazırlanan “Liman Tesisi Güvenlik Planlarına (LTGP)” ile Uyumsuzluk Sorunları
Türkiye’de ISPS Koda tabi uluslararası deniz limanlarında Özel Güvenlik Hizmetleri, Özel Güvenlik Kanunu ve Kanun’un Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik kapsamında yürütülmektedir. ISPS Koda tabi limanların 5188 Sayılı Kanun kapsamında Koruma ve Güvenlik Planı hazırlama sorumluluğu bulunmaktadır.
Özel güvenlik şirketleri, bu yönetmelik kapsamında güvenlik hizmeti verecekleri tesis ve alanlara ilişkin koruma ve güvenlik planlarını hazırlamakla yükümlüdürler.
Hazırlanan Koruma ve Güvenlik Planları aşağıda belirtilen hususları içerecek şekilde hazırlanmaktadır.
• Tesis veya alanların yerleşim planı.
• Yangınlara karşı alınacak önlemler ve yangın sonrası uygulanacak hareket tarzı.
• Doğalgaz kaçağı ve yangınına karşı alınacak önlemler ve hareket tarzı.
• Elektrik kaçağı ve yangınına karşı alınacak önlemler ve hareket tarzı.
• Hırsızlık eylemlerine karşı alınacak önlemler ve hareket tarzı.
• Deprem ve doğal afetlerde alınacak önlemler ve hareket tarzı.
• Sabotajlara karşı alınacak önlemler, sabotaj sonrası eylemcilerin kaçış yollarında alınacak önlemler ve ilgili mercilere verilecek bilgiler.
• Toplu eylemler karşısında uygulanacak hareket tarzı.
• Hava ve deniz limanlarında meydana gelebilecek olaylara karşı alınacak önlemler ve olay sonrası uygulanacak hareket tarzı.
• Kurum, kuruluş, tesis ve alanların cadde, sokak ve diğer yollarla bağlantılarının krokisi.
• İlgili kurum, kuruluş ve genel kollukla irtibat kurma usulleri.
Koruma ve güvenlik planları, liman işletmesi tarafından hizmet satın alınan özel güvenlik şirketleri tarafından hazırlanmaktadır. Söz konusu Koruma ve Güvenlik Planlarının denetlenmesi, revize edilmesi, görülen yetersizliklerin revize ve giderilme sonrası kontrolü valiliklerce yapılmaktadır.
Limanlara yönelik geçmişte yaşanan terörist saldırı yöntemleri ve limanlarda meydana gelebilecek muhtemel olaylar incelendiğinde, hazırlanan koruma ve güvenlik planlarının, olası saldırılar sonucu çıkabilecek yangına müdahale yöntemlerini ve sabotaj ihtimallerine karşı alınacak önlemleri içerdiği görülmektedir. Ancak, bu tür saldırı yöntemlerini engellemeye yönelik herhangi bir tedbir belirtilmemektedir. Ayrıca, liman tesislerinden gemi kaçırılması veya geminin ele geçirilmesi eylemlerine karşı öngörülen tedbirler arasında sadece muhtemel hırsızlık eylemlerine karşı alınacak önlemler yer almaktadır 7.
“Koruma ve Güvenlik Planlarındaki” tehdit değerlendirmesi ve risk analizi, liman tesislerinin olası saldırı ve sabotaj ihtimaline karşı yeterliliği ISPS kriterlerine göre herhangi bir kurum tarafından değerlendirilmemekte ve denetlenmemektedir.
Emniyet ve Jandarma'ya bağlı özel güvenlik şube müdürlüklerinin limanlarda gerçekleştirdiği denetimlerde ise, özel güvenlik faaliyet izninin ve güvenlik personelinin kimlik belgelerinin geçerliliği, görev yapan güvenlik personeli için mali sorumluluk sigortalarının yapılıp yapılmadığı, üçüncü kişilere sunulan güvenlik hizmetine yönelik sözleşmenin usulüne uygun düzenlenip düzenlenmediği ve zamanında valiliğe bildirilip bildirilmediği, özel güvenlik izninde belirtilen görev alanına uyulup uyulmadığı, silah ve teçhizatın ruhsatlı olup olmadığı ve bunların usulüne uygun korunup korunmadığı, kayıt ve defterlerin usulüne uygun tutulup tutulmadığı, eğitim hizmetlerinin yönetmelik hükümlerine uygun yürütülüp yürütülmediği, kanun ve yönetmeliğin diğer hükümlerinin uygulanıp uygulanmadığı ve amacı dışında faaliyet gösterilip gösterilmediği denetlenmektedir.
“Koruma ve Güvenlik Planlarında”, denizden (su üstü/su altı) gelebilecek olası saldırılara karşı alınması gereken tedbirler hakkında herhangi bir içerik bulunmamaktadır. Özellikle denizden gerçekleştirilecek saldırıların özel güvenlik görevlileri tarafından engellenmesi konusunda 5188 Sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun kapsamında açıklayıcı bir düzenleme mevcut değildir. Denizden devriye botlarıyla yapılacak hizmetlerin özel güvenlik görevlileri tarafından yürütülmesi için yasal bir düzenleme yapılmasına ihtiyaç vardır. Bu bağlamda, bazı kritik liman bölgelerinde (örneğin rafineriler) Özel Güvenlik Komisyonu kararı ile özel güvenlik görevlileri marifetiyle deniz devriyeleri uygulanabilmekte, ancak denizden gelebilecek olası tehlikelere karşı tedbir amacıyla 5188 Sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun'un ISPS Koda tabi tüm limanları kapsayacak şekilde genişletilmesi gerekmektedir.
Ayrıca, ISPS kapsamındaki güvenlik planları (LTGP) "GİZLİ" gizlilik dereceli belgeler olduğundan, Liman Tesis Güvenlik Sorumlusu (LTGS) hariç, liman tesislerine hizmet veren özel güvenlik şirketleri sorumluları tarafından incelenme yetkisi bulunmamaktadır. Bu sebeple, “Koruma ve Güvenlik Planları” Liman Tesisi Güvenlik Planıyla benzer başlıkları kapsasa da, bağımsız olarak hazırlandıkları için birbirleriyle uyumlu olamamaktadır. Birbirleriyle harmonize edilmeyen güvenlik planları, acil durumlarda müdahale yöntemlerinde farklılıklara ve güvenlik açıklarına yol açabilmektedir.
İşyerlerinde Acil Durumlar Hakkında Yönetmelik Kapsamında Hazırlanan “Acil Durum Planı”nın ISPS Kod Kapsamında Hazırlanan “Liman Tesisi Güvenlik Planı”na (LTGP) ile Uyumsuzluk Sorunları
İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kamu ve özel sektöre ait bütün işler ve işyerlerine faaliyet konularına bakılmaksızın “Acil Durum Planı” hazırlanması yükümlülüğü getirmektedir. Bu çerçevede, ISPS Koda tabi deniz limanları da İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamında, Acil Durum Planları hazırlamak zorundadır.
Acil Durum Planlarının ne şekilde ve hangi formata göre hazırlanması gerektiği, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından yayımlanan “Acil Durum Hazırlama Rehberi”nde belirtilmiştir. Söz konusu rehbere göre "Acil Durum Planları" aşağıdaki hususlar çerçevesinde hazırlanmaktadır8 . Tehlike sınıfına göre; çok tehlikeli işyerlerinde iki ayda bir, tehlikeli işyerlerinde dört ayda bir ve az tehlikeli işyerlerinde altı ayda bir gözden geçirilerek gerekirse yenilenmektedir. Acil durum planları hazırlanırken meydana gelebilecek olaylar doğal sebepli olaylar (deprem, sel, fırtına vb.) ve insan kaynaklı olaylar (yangın, patlama, terörizm, sabotaj vb.) olarak iki başlık altında incelenmektedir. Doğal sebepli olaylar dışındaki, insan kaynaklı olaylar, kasıtlı ve kazara olaylar olmak üzere iki başlık altında ele alınmaktadır. Acil Durum Planları, olası doğal olaylar ve insan kaynaklı (kasıtlı/kaza) olaylara karşı alınması gereken birçok tedbiri kapsamaktadır. Ancak, “Acil Durum Planları” ISPS Koda tabi liman tesislerinde meydana gelebilecek muhtemel güvenlik olayları ve terör saldırılarına karşı yeterli tedbirleri içermemektedir.
Ayrıca, ISPS Koda tabi limanlar için hazırlanan “Acil Durum Planlarındaki” tehdit değerlendirmesi ve risk analizinin, liman tesislerinin muhtemel saldırı ve sabotaj ihtimaline karşı yeterliliği herhangi bir kurum tarafından incelenmemekte ve denetlenmemektedir; bu sorumluluk tamamen işverene bırakılmıştır. Bu durum, acil durumların belirlenmesinde etkili risk analizi yapılıp olayın meydana gelmesi durumunda alınacak tedbirlerin yeterliliği konusunda güvenlik zafiyeti ihtimalini artırmaktadır.
Acil durum planlarının içeriği incelendiğinde, yangın, sabotaj ve tahliye gibi durumların liman tesisi güvenlik planını kapsadığı görülmektedir. Ancak, bağımsız olarak hazırlanan güvenlik planları aynı senaryolar için farklı uygulama yöntemlerine yol açabilmektedir. Ayrıca, her yıl gerçekleştirilen acil durum tatbikatlarının ISPS Kod kapsamında yapılan tatbikatlardan bağımsız olması, olaylara farklı müdahale yöntemlerinin ortaya çıkmasına neden olabilmektedir. Güvenlik planlarının uyumlaştırılmamış olması, uygulamaya yönelik eğitim, talim ve tatbikatların bir bütünlük içinde yürütülememesi, güvenlik açısından zafiyetlerin ortaya çıkmasına sebep olabilecektir.
ISPS KOD’UN GÜNCELLENME İHTİYAÇLARI
Uluslararası Gemi ve Liman Tesisi Güvenlik (ISPS) Kodu, 11 Eylül 2001 olaylarının ardından artan deniz güvenliği endişelerine yanıt olarak oluşturulmuştur. 01 Temmuz 2004 yılında kabulünden bu yana geçen 20 yıl içerisinde değişen tehdit, teknoloji, ihtiyaçlar ve diğer gereklilikler doğrultusunda çeşitli küçük güncellemeler yapılmış olsa da, ISPS Kodu, güncellemeler veya tam bir revizyon gerektiren çeşitli zorluklarla karşı karşıyadır.
ISPS Kod İle Alakalı Sorunlar
1. Gemiler ve Liman Tesislerini Dar Kapsamlı Yorumlama
ISPS Kodu, esas olarak gemiler ve liman tesisleri arasındaki ara yüzün güvenliğine odaklanmaktadır. Bu dar kapsam, daha geniş liman alanı güvenliği ve tedarik zinciri bütünlüğünde önemli boşluklar bırakmaktadır. Örneğin, konteyner güvenliği, ISPS Kodu'nun etkin kapsamının dışında kalan kritik bir alandır. Kod, tedarik zincirindeki müdahalelerden kaynaklanan riskleri, örneğin konteynerler içinde uyuşturucu veya kitle imha silahlarının (WMD) kaçakçılığını yeterince ele almamaktadır.
2. Uygulanabilirlik Eksikliği
Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO), ISPS Kodu'nu doğrudan uygulama yetkisine sahip değildir. Uyum, esas olarak üye devletlerin Liman Devleti Kontrolü (PSC) ve Bayrak Devleti İdaresi aracılığıyla sorumluluğundadır. IMO'nun şu anda gönüllü olan denetim planı, ISPS Kodu'na bağlılığı yeterince sağlamamaktadır. Denetimler yapıldığında bile, sonuçlar her zaman kamuya açıklanmamaktadır, bu da şeffaflığı ve hesap verebilirliği sınırlamaktadır.
3. Yetersiz Liman Devleti Kontrolü
Liman Devleti Kontrolü rejimleri, güvenlikten çok güvenlik ve çevre korumaya odaklanmaktadır. ISPS Kodu denetimleri genellikle bu diğer endişelere ikincil olarak yapılmaktadır, bu da güvenlik önlemlerinin tutarsız uygulanmasına ve zorlanmasına yol açmaktadır. Farklı PSC rejimleri arasında da bir tutarlılık eksikliği bulunmaktadır, bu da ISPS Kodu'nun etkili bir şekilde uygulanmasını daha da karmaşık hale getirmektedir.
4. Yetersiz Olay Yanıt Sistemleri
ISPS Kodu, esas olarak önleyicidir ve güvenlik olaylarına yanıt verme veya temizleme faaliyetlerini kapsamaz. Bu sınırlama, Kod saldırıları caydırabilirken, bu tür olayların ardından nasıl yönetileceği konusunda rehberlik sağlamadığı anlamına gelir. Farklı ülkeler, güvenlik tehditlerine yanıt verme hazırlık seviyelerinde farklılık gösterir, bu da olayların yönetiminde önemli farklılıklara yol açabilir.
5. Üye Devletler Arasında Farklı Uygulamalar
ISPS Kodu'nun uygulanması, kaynaklar, uzmanlık ve ulusal öncelikler açısından farklılıklar nedeniyle üye devletler arasında önemli ölçüde değişiklik göstermektedir. Özellikle Bayrak Devleti Kayıtları (FOC) olan bazı ülkeler, zayıf uygulamalara sahip olabilir ve bu da onları terörist gruplar tarafından istismara karşı daha savunmasız hale getirir. Bu tutarsızlık, ISPS Kodu'nun genel etkinliğini zayıflatmaktadır.
6. ISPS Kodu Kapsamı Dışındaki Gemiler
Birçok gemi türü, balıkçı gemileri, küçük yük gemileri ve yatlar dahil olmak üzere, ISPS Kodu'nun yetki alanı dışında kalmaktadır. Bu gemiler hala önemli güvenlik riskleri oluşturabilir, ancak ISPS Kodu'nun zorunlu hükümleri kapsamında değildir. IMO tarafından bu gemiler için sağlanan zorunlu olmayan yönergeler, kapsamlı güvenlik önlemlerinin benimsenmesiyle sonuçlanmamıştır.
ISPS Kod’a Yapılabilecek Güncellemeler veya Yeniden Yazma için Öneriler
Bu zorlukları ele almak için, ISPS Kodu'nda birkaç güncelleme veya tam revizyon düşünülebilir:
1. Tedarik Zinciri Güvenliğini Kapsama Dahil Etmek: ISPS Kodu'nun odak noktasını genişleterek konteyner ve tedarik zinciri güvenliği için daha kapsamlı önlemler dahil edilmelidir, böylece deniz lojistik zincirinin tüm aşamaları kapsanır.
2. Uygulanabilirliği Artırmak: Gönüllü denetim planını zorunlu bir plana dönüştürmek ve uyumsuzluk için net yaptırımlar uygulamak. Şeffaflığı artırmak için denetim sonuçlarını kamuya açıklamak.
3. Liman Devleti Kontrolünü Güçlendirmek: Güvenlik önlemlerinin tutarlı bir şekilde uygulanmasını sağlamak için dünya çapında PSC denetimlerini standart hale getirmek. PSC denetimlerinde güvenliğe daha fazla odaklanmak.
4. Kapsamlı Olay Yanıt Protokolleri Geliştirmek: ISPS Kodu içinde güvenlik olaylarına yanıt verme ve bu olayların etkilerini hafifletme konusunda ayrıntılı yönergeler dahil etmek. Ülkelerin olay yanıtı için en iyi uygulamaları geliştirmesini ve paylaşmasını teşvik etmek.
5. Üye Devletler Arasında Uygulamayı Standartlaştırmak: ISPS Kodu gerekliliklerini karşılamak için özellikle daha az kapasiteye sahip üye devletlere daha fazla destek ve kaynak sağlamak. Güvenlik standartlarını ve uygulamalarını uyumlu hale getirmek için uluslararası işbirliğini teşvik etmek.
6. Daha Küçük ve SOLAS Dışı Gemileri Dahil Etmek: ISPS Kodu'nun zorunlu hükümlerini daha küçük gemileri ve uluslararası seferler yapmayan gemileri kapsayacak şekilde genişletmek. Bu gemilerin istismara karşı savunmasızlığını azaltmak için özel güvenlik önlemleri geliştirmek.
SONUÇ VE ÖNERİLER
Sonuç olarak, güvenlik tedbirlerinin artırılması sağlanırken deniz ticareti ve deniz taşımacılığının hareket kabiliyeti kısıtlanmamalıdır. Deniz ticareti yürütülürken güvenlik tedbirlerinin maksimum seviyede uygulanması sağlanmalı, ancak deniz ticaretinin hareket kabiliyeti engellenmemelidir.
Alınan ve alınacak güvenlik tedbirleri ticari faaliyetleri sekteye uğratacak veya durduracak şekilde uygulanmayarak bu doğrultuda bir denge gözetilmelidir. Deniz güvenliğinin sadece ilgili şirketler ve kurumların ayrı ayrı yaptığı faaliyetlerle değil, ilgili tüm şirket ve kurumların birbiri ile uyum içinde olacak şekilde yürütülmesini önemli kılmaktadır. Özellikle deniz ve gemi güvenliğinin başlangıç noktası olan liman tesislerindeki güvenlik planlarının ilgili bakanlıklar ve liman işletmeleri tarafından entegre olacak şekilde hazırlanması gerekmektedir. Bu planların hâlihazırda olduğu gibi entegre edilmemiş olması bir güvenlik eksiği olarak ortaya çıkmaktadır
Ayrıca, ISPS Kodu'nun uygulanmasından bu yana deniz güvenliğini önemli ölçüde artırmış olsa da, mevcut sınırlamalarını ele almak için önemli güncellemelere ihtiyaç vardır. Kapsamını genişletmek, uygulanabilirliğini artırmak ve üye devletler arasında tutarlı uygulamayı sağlamak, küresel deniz güvenliğini güçlendirmek için gerekli adımlardır.
KAYNAKLAR
1 - https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/2373985
2 - https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/748155
3 - Kara Harp Okulu Bilim Dergisi, Science Journal of Turkish Military Academy, Haziran /June 2019,
4 - https://www.academia.edu/39962974
5 - https://docplayer.biz.tr/154243167-Ozgur-koksal-tohumcu-1-huseyin-kazan-2.html
6 - İş Sağlığı Ve Güvenliği Hizmetleri Yönetmeliği, Resmî Gazete Tarihi: 29.12.2012 Resmî Gazete Sayısı: 28512
7 - https://www.academia.edu/39962974
8 - https://www.csgb.gov.tr/media/88211/acil-durum-plani-hazirlama-rehberi-2022.pdf
Merdivenköy Mah. Nur Sk.
Business İstanbul Sitesi A Blok No:1A
34732 Kadıköy, İstanbul