Adres
Merdivenköy Mah. Nur Sk.
Business İstanbul Sitesi A Blok No:1A
34732 Kadıköy, İstanbul
Prof.Dr.Ömür Yaşar SAATÇIOĞLU
Dokuz Eylül Üniversitesi Denizcilik Fakültesi
Lojistik Yönetimi Bölüm Başkanı, Lojistik ve
Ulaştırma Yönetimi Anabilim Dalı Başkanı
Prof.Dr.Nil KULA
Deniz hukuku Doçenti. Dokuz Eylül Üniversitesi
Denizcilik Fakültesi Denizcilik Ekonomisi ve
Politikaları Anabilim Dalı Başkanı.
Doç.Dr.Emir OZEREN
Dokuz Eylül Üniversitesi Turizm Fakültesi Turizm
İşletmeciliği Bölümü Turizm İşletmeciliği Anabilim Dalı
Öğretim Üyesi.
Doç.Dr.İstemi BERK
Dokuz Eylül Üniversitesi İşletme Fakültesi,
İngilizce İktisat Bölümü, İktisadi Gelişme Ve
Uluslararası İktisat Anabilim Dalı
Dr.Ögr.Uyesi Volkan ÇETİNKAYA
Dokuz Eylül Üniversitesi Denizcilik Fakültesi
Lojistik Yönetimi Bölümü Tedarik Zinciri
Yönetimi ABD Öğretim Üyesi.
Dr.Ögr.Uyesi Olgun KONUR
Dokuz Eylül Üniversitesi, Denizcilik Fakültesi,
Gemi Makineleri İşletme Mühendisliği Bölümü,
Gemi Makineleri İşletme Mühendisliği Anabilim Dalı Öğretim Üyesi.
Dr.Burhan KAYIRAN
Karadeniz Teknik Üniversitesi Sürmene Deniz
Bilimleri Fakültesi Denizcilik İşletmeleri Yönetimi
Bölümü Deniz Ulaştırma İşletme Yönetimi Anabilim Dalı
Dr.Alper SEYHAN
Bülent Ecevit Üniversitesi Denizcilik Fakültesi,
Deniz Ulaştırma İşletme Mühendisliği Bölümü
Araş.Gör.Demir Ali AKYAR
Dokuz Eylül Üniversitesi Denizcilik Fakültesi
Lojistik Yönetimi Bölümü, Lojistik ve Ulaştırma
Yönetimi Anabilim Dalı
1. GİRİŞ
Günümüzde Dünya’nın karşı karşıya kaldığı en büyük sorunlardan biri iklim değişikliğidir. İklim değişikliğinin önlenmesi için bir çok uluslararası kurum planlar yapmakta ve sektörlere yükümlülükler getirmektedir. Yapılan çalışmalar, Denizcilik sektörünün artan enerji talebinin yarattığı fosil yakıt kullanımı ile birlikte sera gazı emisyonunu, hava kirliliği ve sonuç olarak iklim değişikliğinde önemli rolü olduğunu göstermektedir. Bu nedenle; IMO sera gazı emisyonlarının azaltılmasına yönelik sıkı kurallar oluşturarak deniz ticaretinin sıfır karbon hedefine ulaşmasını sağlamak için bir çok regülasyon ortaya koymaktadır. IMO’nun regülasyonlarda sera gazı emisyonlarının azaltılması için önerilerinden biri fosil yakıt yerine farklı yakıtların kullanımıdır. IMO tarafından kullanılması önerilen alternatif yakıtların emisyon azaltma oranları incelendiğinde; gelişmiş biyoyakıtlar (biometanol, HVO, vd) %25-100, LNG %5-30, hidrojen %1-43, anamonia %27-34,7 ve elektrik ise %0-100 arası potansiyel sunduğu yapılan çalışmalarla bulgulanmıştır . (Ampah vd, 2021).
IMO stratejilerinin uygulanmasını Kısa Dönem (2018-2023); Orta Dönem (2023-2030); Uzun Dönem (2030)’ dan sonra olmak üzere 3 dönemde gerçekleştirmeyi planlamıştır. 2018-2023 arası gerçekleşecek Kısa Dönemde; teknik ve operasyonel enerji verimliliğini geliştirmek; ulusal politika, teşvik ve liman faaliyetlerinin gelişmesini desteklemek; alternatif yakıt ve inovatif teknolojiler ile ilgili araştırmaları ve sera gazı emisyonları ile ilgili çalışmaları başlatmak planlanmaktadır.
2023-2030 arası olarak tanımlanan Orta Dönem’de; alternatif yakıtlarla ilgili programların anlaşılmasını sağlamak; operasyonel enerji verimlilik ölçümleri, inovatif emisyon azaltım teknolojileri ve teknik işbirliğini geliştirmek; öğrenilen derslerin paylaşılması için geribildirim mekanizması geliştirmek planlanmaktadır.
2030’dan sonra gerçekleşmesi belirlenen Uzun Dönemde ise; alternatif yakıtların gelişimini izlemek ve diğer olası inovatif emisyon azaltma mekanizmalarının geliştirilmesini desteklemek olarak planlanmaktadır.
2. SERA GAZI EMİSYONLARININ AZALTILMASINDA ALTERNATIF YAKIT OLARAK KIYIDAN GEMIYE ELEKTRIK SAĞLAMA UYGULAMASI
Limanlar küresel emisyonların yaklaşık %3’ünü oluşturmaktadır. Dünya Deniz ticaret filosunun yaklaşık %80’i her zaman karaya yakın konumda olup; %55’i limanlarda ve %25’i kıyıya yakın konumda yer almaktadır (ICCT, 2007). Liman-gemi etkileşiminde oluşan emisyonun yaklaşık %85’i limanda konaklamada oluşurken %15’i limana giriş-çıkış manevrasında oluşmaktadır (IMO GHG Study Report, 2015). Bu nedenle; gemilerin limanda konaklama aşamasında etkili bir teknolojinin limanlarda oluşan sera gazı emisyonlarının azaltılmasında etkili olacağı düşünülmektedir.
IMO sera gazı emisyonlarının azaltılmasına yönelik önerdiği teknolojilerden biri gemi-liman arayüzünde enerji verimliliğini artırmada kıyıdan gemiye elektrik sağlama uygulamasıdır. Kıyıdan gemiye elektrik sağlama uygulaması; limana yanaşan gemilerin oluşturduğu sera emisyonu azaltarak iklim değikliği ile ilgili sorunların çözümünde etkili olması beklenen bir teknolojidir. 2030 yılından itibaren, konteyner gemileri ve yolcu gemilerinin Trans-Avrupa Ulaşım Ağı (TEN-T) limanında iki saatten fazla rıhtımda kalmaları halinde, tüm elektrik enerjisi talepleri için kıyı elektriğine bağlanmaları gerekmektedir. Bu zorunluluk 2035 yılından itibaren kıyıdan gemiye elektrik sağlama uygulamasının mevcut olduğu tüm limanlar için geçerli olacaktır. Bu zorunluluk; limanların gelirlerinde 2030 yılından itibaren kıyıdan gemiye elektrik sağlama uygulamasının etkisini artıracaktır.
Kıyıdan gemiye elektrik sağlama uygulamasında; gemi limana yanaştığı sırada gerekli enerji tüketimi için fosil yakıt yerine kıyıdan sağlanan şebeke elektriği ile gerçekleştirir. Kıyıdan gemiye elektrik sağlama uygulaması ile ilgili bir diğer alternatif; şebeke elektriği ile birlikte yenilenebilir enerjiden üretilen elektriğin gemiye verilmesidir. Yenilenebilir enerji (rüzgar, hidrojen, güneş) veya nükleer enerji olabilmektedir. Yenilebilir enerjinden elde edilen elektriğin ve şebeke elektriğinin birlikte kullanılması durumunda yeşil bir prosedür elde edilmektedir. Kıyıdan gemiye elektrik sağlama uygulamasında yenilenebilir enerji kullanan limanlar yenilenebilir enerjisinin sürekliliğini sağlamak için enerji depolama sistemlerinin kullanılma gereksinimi ortaya çıkmaktadır. Yenilebilir enerji ile ilgili maliyetlerin düşmesi yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımını artıracak, sürdürülebilirlik ile ilgili parametrelerin gelişmesini sağlayacak ve ulusal şebekeye bağımlılığı azaltacaktır.
Kıyıdan gemiye elektrik sağlama uygulamasının hava kirliliği, sera gazı emisyonlarının azaltılması, iklim değişikliği ve insan sağlığı üzerinde olumlu etkileri olduğu akademik çalışmalarda belirlenmiştir.
3. KIYIDAN GEMİYE ELEKTRİK SAĞLAMA UYGULAMASININ YAYGINLAŞTIRILMASI İLE İLGİLİ ENGELLER
Kıyıdan gemiye elektrik sağlama uygulaması ilk olarak Kuzey Amerika ve Avrupa’da kullanılmıştır. Dünya üzerinde özellikle Avrupa’da olmak üzere çok çeşitli bölge ve ülkelerde kıyıdan gemiye elektrik sağlama uygulamaları gerçekleştirilmekte olup bu uygulamaların ilki İsveç Gothenburg Limanı Ro-Ro terminalinde 2000 yılında başlamıştır. Dünyadaki ikinci uygulama yine aynı yıl Belçika Zebrugge limanı Ro-Ro terminalinde gerçekleştirilmiştir. IMO’nun getirdiği yükümlükler nedeniyle; özellikle Avrupa’da bir çok liman kıyıdan elektrik sağlama uygulamasının kullanımı ile ilgili hazırlıklarını hızlandırmıştır. Bununla birlikte; günümüzde kıyıdan gemiye elektrik sağlama uygulamasını kullanan az sayıda liman bulunmaktadır. İlk olarak 2000 yılında uygulamaya başlamış olan kıyıdan gemiye elektrik sağlama uygulamasının oldukça az sayıda limanda kullanımda olma nedeni uygulamanın benimsenmesi ve yaygınlaştırılmasıyla ilgili olarak birçok engelin olmasıdır. Kıyıdan gemiye elektrik sağlama uygulaması ülkelere ve bölgelere göre farklılık göstermektedir. Bu nedenle; Tablo 1’de bahsedilen engellerin ülkelere göre farklılık göstermesi beklenmektedir.
Tablo 1: Kıyıdan Gemiye Elektrik Sağlama Uygulamasının Kullanımı İle İlgili Engeller:
Kaynak: Chen vd (2023); Williamsson vd (2022); Radwan vd (2019); Abu Bakar vd (2023);
3.1 Teknik Uygulamalar İle İlgili Engeller
Kıyıdan gemiye elektrik sağlama uygulamasının karmaşık yapısı nedeniyle; uygulamada birçok problemle karşılaşılmaktadır. Kıyıya yanaşan bir geminin kıyıdan gemiye elektrik sağlama uygulamasını kullanım aşamasında; gemi ile uyumlu bir arayüz olması gerekliliğinin yanında kıyıdan gemiye elektrik sağlama uygulaması ve gemi güç dağıtım sistemi arasında kesintisiz bir iletişim sağlanması gereklidir. Liman ve gemideki güç tedarik sistemleri arasında uyum, şebekeden güç tedariği ve güç tedariğinde kalite teknolojik olarak dikkate alınması gereken konulardır. Uygulamadaki geçerli olan voltajın sabit olması gereklidir.
Kıyıdan gemiye elektrik sağlama uygulamasının geliştirilmesinde en önemli konulardan biri elektrik kapasitesidir. Limanın toplam güç kapasitesinin önceden belirlenmesi, limanın elektrik ağında istikrarsızlıkların önlenmesi ve şebekeye olası aşırı yüklenmenin önceden belirlenmesi gerekli adımlardandır. Farklı tersanelerde üretilen gemilerin voltaj ve frekanslarının farklılığı karşımıza çıkan diğer bir önemli engeldir. Farklı uluslararası limanlar ve gemiler arasındaki elektriksel parametre kaynakları nedeniyle uyumsuzluklar ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle; kıyıdan gemiye elektrik sağlama uygulamasının yayılmasındaki en önemli engellerden biri standartların henüz gelişmemiş olmasıdır. Standartların geliştirilmesi için gemi ve liman ile ilgili tarafların ortaklaşa çalışması gerekmektedir.
3.2 Ekonomik Engeller
Kıyıdan gemiye elektrik sağlama uygulaması ile ilgili yatırım maliyeti 2 önemli bileşenden oluşmaktadır. Birincisi limana yanaşan gemilerin kıyıdan elektrik kullanımı için dönüşümünün sağlanması ile ilgili maliyetler; ikincisi ise limanın gemiye elektrik sağlamak için altyapı ve üst yapı tesis kurulumuna sahip olması ile ilgili maliyetlerdir. Gemiler henüz inşa halindeyken sistemin kurulması amortismanlar açısından olumlu sonuçlar sağlayacaktır. Dönüşümün mevcut gemilerde yapılması ise geminin kalan kullanım ömründe amortismanlar açışından verimliliği düşürecektir. Bu nedenle; gemilerin inşa halindeyken veya gemiler amortisman açısından henüz çok yeniyken sistem dönüşümüne gidilmesi yatırım maliyetlerinin verimliliğini artıracaktır. Liman tesis altyapı ve üst yapısı açısından kıyıdan gemiye elektrik sağlama ile ilgili yatırım maliyetleri değerlendirildiğinde literatürde farklı liman büyüklükleri için çok farklı yatırım maliyetleri oluştuğu görülmüştür. Maliyetlerin oldukça yüksek olmasının sonucu olarak; kıyıdan gemiye elektrik sağlama uygulamasının benimsenme oranı hala düşüktür. Sistemin etkinliği büyük ölçüde kıyıdan gemiye elektrik sağlama uygulaması ile uyumlu gemilerin sayısına bağlıdır. Yeterli gemi sayısı olmaması durumunda, sürdürülebilir alternatif yakıtlar veya hız azaltma önlemleri gibi alternatif yeşil yatırımlar tercih edilebilir. Kıyıdan gemiye elektrik sağlama uygulamasının daha karlı olması için en yüksek gemi trafiği ve uzun rıhtım sürelerine sahip terminalleri belirlemek ve ardından kıyıdan gemiye elektrik sağlama uygulamasının diğer terminallere ölçeklendirilmesini sağlamak gerekmektedir. Limana gelen gemi sayısını artırmak, gemilerin uğrak yapma aralıklarını ve rıhtımda kalma sürelerini belirleme amacıyla armatör firmalarla yapılacak anlaşmalar yatırımın geri dönüş süresinin düşmesinde etkili olacaktır Bu koşullar altında, limanlar, yeterli sayıda gemi kullanana kadar kıyıdan gemiye elektrik sağlama uygulamasına yatırım yapmaya isteksiz kalmakta ve armatör firmalar, yeterli sayıda liman bu tesisleri sunana kadar gemilerini uyumlu hale getirmeye konusunda motivasyona sahip olmamaktadır. Kıyıdan gemiye elektrik sağlama uygulamasının gemilerde kullanımı için gerçekleştirilecek tadilatın ekonomik olarak oldukça yüksek olması, armatörlerin sadece gemilerdeki sistemle uyumlu olarak bildikleri limanları tercih etme sonucunu yaratmaktadır. Bunun yanında; kıyıdan gemiye elektrik sağlama uygulamasını kullanan gemi sayısındaki dalgalanmalar, limanda geçirilen süre ile ilgili belirsizliklerin uygulamanın ekonomik fizibilitesini belirlerken dikkate alınması gerekmektedir. Kıyıdan gemiye elektrik sağlama uygulamasının fizibilitesini etkileyen bir diğer konu ise; fosil yakıt ve elektrik maliyetleri arasındaki farktır.
3.3 Paydaşlarla İlgili Engeller
Denizcilik sektörünün sıfır emisyona ulaşması, çevresel faydalar elde etmenin yanında; istihdamın ve yaşam kalitesinin artması gibi sosyal faydalar da yaratacaktır. Devlet daha çok sosyal fayda; liman ve armatör firmalar ise karbon emisyonunun azaltılması ile elde edecekleri ekonomik fayda ile ilgilenmektedir. Limanların ekonomik ve sosyal olarak birçok farklı konudan etkilenmesi; limanlarda farklı amaç ve iş planları olan paydaş yönetiminin önemini ortaya koymaktadır.
Liman paydaşlarının kıyıdan gemiye elektrik sağlama uygulaması ile ilgili beklentileri ve yükümlülüklerinin farklılığı önemli bir çatışma nedeni yaratmaktadır. Her ülkede farklı olabilmekle birlikte; kıyıdan gemiye elektrik sağlama uygulaması ile ilgili katılım sağlaması beklenen paydaşlar: Politika oluşturucular, yerel yönetimler, limanlar, araştırma kurumları, armatör firmalar ve terminal işletmecisi olarak önerilmektedir. Bunun yanında; elektrik tedarikçileri, yük sahipleri, gemi ve ekipman üreticilerinin de kıyıdan gemiye elektrik sağlama uygulaması ile ilgili çözümün geliştirilmesinde etkili olmasının gerektiği vurgulanmaktadır.
3.4 Politika ile İlgili Engeller
Bölgesel ve yerel gereksinimleri dikkate alan regülasyonlar gemilerin ve limanların kıyıdan gemiye elektrik sağlama uygulamasını kullanımında etkilidir. Tarihsel süreç içinde, uluslararası mevzuatların ve teknolojik standartların eksikliği kıyıdan gemiye elektrik sağlama uygulamasının yaygınlaşmasında önemli engellerden biri olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu nedenle; kıyıdan gemiye elektrik sağlama uygulamasının yaygınlaşması için gerekli mevzuatın geliştirilmesine yönelik baskı artmaktadır. Regülasyonlarda kıyıdan gemiye elektrik sağlama uygulamasının hangi gemiler için geçerli olduğunun belirlenmesi gerekmektedir. Kıyıdan gemiye elektrik sağlama uygulamasının geçerli olacağı gemiler belirlenirken geminin limanda geçirdiği süre ve hava kirliliğine etkisi dikkate alınmalıdır. AB ETS (Haziran 2023) direktifinde kıyıdan gemiye elektrik sağlama uygulaması ile ilgili yer alan önemli özellikler: Kapsanan gemi özellikleri, kapsanan sera gazı emisyonları, coğrafi olarak kapsanan bölge, regülasyona dâhil kurumlar, tahsisatların dağıtımı, tahsisattan elde edilen gelirlerin dağılımı ve denizcilik firmaları ile ilgili tahsisatların ilgili zaman aralığıdır. Denizcilik firmalarının AB ETS içinde yer alması tahsisat satın alma zorunluluklarından dolayı armatör firmalar üzerinde doğrudan operasyonel maliyetlerin artma etkisi yaratacaktır.
Karbon emisyonu fiyatlandırılması enerji verimliliği ve paydaşların işbirliği üzerinde etkili olacaktır. Bu nedenle; ETS veya karbon vergisi gibi pazar tabanlı ölçümler armatörler ve taşıtanların davranışlarını etkileyecektir. Kıyıdan gemiye elektrik sağlama uygulaması Avrupa Birliği sınırlarında zorunlu iken; diğer bölgelerde zorunlu olmasıyla ilgili regülasyonların henüz işlerliğe girmemesi limanların ve armatör firmaların kıyıdan gemiye elektrik sağlama uygulamasının kullanımında motivasyonlarını etkilemektedir.
4. Kıyıdan Gemiye Elektrik Sağlama Uygulaması İle İlgili Örnekler
Iklim değişikliği ile ilgili hassasiyetlerin artması sonucunda birçok liman kıyıdan gemiye elektrik uygulaması ile ilgili geçiş sürecini planlamaktadır.
Avrupa Birliği, Norveç, İtalya, Çin, ve California’nın kıyıdan gemiye elektrik sağlama uygulamasının kullanımı ve yaygınlaştırılması ile ilgili yol haritaları incelendiğinde; ülkelerin yalnız bir yasa ile kıyıdan gemiye elektrik sağlama uygulamasını geçişi sağlamadığı; bir plan çerçevesinde aşamalı bir şekilde kullanım oranının arttırıldığı ve yatırım maliyetleri için farklı kapsamlarda (teşvik, sübvansiyon, bağış) destek aldıkları görülmektedir.
Oslo Limanı ’na kıyıdan gemiye elektrik sağlama uygulamasının kullanımı ile ilgili çalışmalar 2008’de başlamış olup, Oslo Limanı’nın tüm paydaşları ile ilgili tam bir uzlaşı sağlanarak uygulanması için gerekli plan ve politikaların oluşturulması yaklaşık 10 yıl içinde gerçekleşmiştir (Bjerkan ve Seter (2021)).
Pire Limanı ’nda kıyıdan gemiye elektrik sağlama uygulaması ile ilgili çalışmalar 2021 ve 2024 yılları arasında European Climate Infrastructure and Environment Executive Agency (Avrupa İklim Altyapısı ve Çevre Yürütme Ajansı) tarafından fonlanmıştır. Projenin toplam bütçesi 1.376.000 Euro olup finansmanın %50’si Avrupa Komisyonu tarafından sağlanmıştır. Proje, Doğu Akdeniz Çekirdek Ağ Koridoru üzerinde yer alan Pire’nin çekirdek Deniz Limanı’na hitap etmektedir. Pire Limanı’nı Yeşil Yolculuk Merkezi’ne dönüştürmeyi amaçlayan global projenin bir parçasıdır. Proje, Pire’nin ana deniz limanındaki Themistoklis sahilindeki 4 yolcu gemisi için kıyıdan gemiye elektrik sağlama uygulamasının geliştirilmesi için nihai çalışmaları ve mühendislik tasarımlarını sağlamayı amaçlamaktadır. Projenin detayları aşağıda belirtilmiştir (URL1):
Pire Limanı projeyi HEDNO SA- Yunanistan Elektrik Dağıtım Şebekesi Operatörü, PROTASIS, Hydrus Mühendislik A.Ş., Atina Ulusal Teknik Üniversitesi ve GATES – Küresel Ulaştırma ve Mühendislik Sistemleri ile birlikte gerçekleştirmektedir.
Hamburg Limanı Avrupa’da kruvaziyer ve konteyner gemileri için kıyı gücü sunan ilk limandır. 2025’ten itibaren Hamburg Limanı’ndaki tüm büyük kruvaziyer ve konteyner terminalleri kıyı güç bağlantılarına sahip olacaktır. Hamburg Limanı denizcilik şirketleri, liman ve terminal işletmecileri ile birlikte uzun süreli ve güvenli ilişkiler oluşturmaktadır. İki yıllık geliştirme döneminde toplam yaklaşık 13 Milyon Euro yatırım yapıldı; Hamburg’un payına ek olarak, Alman hükümeti, Federal Ekonomi ve İklim Koruma Bakanlığı aracılığıyla maliyetlerin %50’sine katkıda bulundu. Hamburg Limanı idaresi şu anda, Hamburg Limanının müşterileriyle yapılan mevcut anlaşmalara dayanarak, kıyı tarafındaki gücü kullanma hakkına sahip denizcilik şirketleri ile kullanım ve koşullar hakkında sözleşmeye dayalı anlaşmalar imzalamaktadır. Önümüzdeki aylarda Hamburg Liman İdaresi, örneğin Burchardkai Konteyner Terminali ve Altenwerder Konteyner Terminali’nde daha fazla tesisi devreye almayı ve sunulan hizmet yelpazesini kademeli olarak genişletmeyi planlamaktadır. Aynı zamanda, ilave gemilerin bağlantısını kontrol etmek ve teknik şartları gereksinimlere uygun hale getirmek için sürekli olarak gemi entegrasyon testleri ve teknik denetimler yapılacaktır (URL2).
Kiel Limanı ’nda 50 HZ şebeke frekansına sahip ikinci kıyı güç sistemi, RoRo gemileri için özel olarak tasarlanmıştır. İnşaat projesi federal hükümetin mali desteğiyle gerçekleştirilmiştir. Yeni tesislerin finansmanı Federal Hükümet ve Schleswig-Holsten Eyaleti tarafından eşit olarak finanse edilmiştir (URL3).
İsveç’in kruvaziyer gemileri için ilk ve Avrupa’nın ilk kıyıdan gemiye elektrik sağlama tesislerinden biri, Stockholm’ün merkezindeki gemilerle yapılan test çağrılarıyla önemli bir kilometre taşını geçti. 2024 yılı Ekim ayına kadar 35’ten fazla yolcu gemisinin kıyıdan gemiye elektrik sağlama uygulamasına bağlanması beklenmektedir. Stockholm Limanları, tesislerin hem güvenlik hem de verimlilik açısından en yüksek standartları karşılamasını sağlamak için birçok uluslararası ortakla yakın bir şekilde çalışmıştır. S167 rıhtımındaki bağlantı İsveç Çevre Koruma Ajansı’ndan destek almıştır. Proje ayrıca – Kopenhag/Malmö, Aarhus ve Helsinki’de üç Baltık Denizi limanı ile birlikte- karadaki güç kaynağına yatırım yapmak için AB’den hibe almıştır. Liman otoritesinin çevresel çalışmaları, Stockholm Belediyesi’nin 2030 yılına kadar iklim pozitif ve 2040 yılına kadar fosilsiz olma hedefiyle uyumludur (URL4) .
Barselona Limanı, Hutchison Ports Best konteyner terminalinde kıyıdan gemiye elektrik sağlama uygulamasını devreye aldı. Barselona Limanı’nda gemilere kıyıdan sağlanacak elektrik %100 oranında yenilenebilir enerjiden elde edilecek. Bu proje; Barselona Limanı’nın 2030 yılına kadar karbon nötr olma hedefi ile ilgili gerçekleştirilen bir projedir. Kıyıdan gemiye elektrik sağlama uygulaması, Barselona Limanı'nın özel ihtiyaçlarına uygun olarak Danimarka'da PowerCon tarafından üretildi. Pilot aşamada kıyıdan gemiye elektrik sağlama uygulamasının işletmeye alınmasının ilk iki yılında yaklaşık 92 bağlantı yapılacak. Liman, bu sayede yılda 2 bin 500 ton CO2'nin bertaraf edileceğini açıkladı. Üçüncü yıldan itibaren yıllık bağlantı sayısının giderek artması, buna bağlı olarak emisyon azaltımının da artması bekleniyor. Barselona Limanı yakın zamanda yenilikçi karbonsuzlaştırma projelerinde iş birliği fırsatlarını keşfetmek için Şanghay Limanı ile ortaklık kurdu. Her iki liman da inovasyon, dijital süreçlerin standardizasyonu ve akıllı imanların geliştirilmesi gibi konularda bilgi ve deneyim alışverişini teşvik edecek (URL5).
Seattle Limanı , 2004 yılında, Carnival Corporation’ın yatırımlarıyla, Kuzey Amerika’da 2 kruvaziyer rıhtımında kıyıdan gemiye elektrik sağlayan ilk ana liman olmuştur. Carnival ve diğer kruvaziyer operatörleri bu altyapı yatırımlarını kullanmaya devam etmektedir. Liman ayrıca Seattle’dan Alaska’ya dünyanın ilk kruvaziyer odaklı yeşil koridorunu oluşturmak için Alaska, Victoria, BC ve Vancouver, BC’deki kruvaziyer limanları ve kruvaziyer endüstrisi ile ortaklaşa çalışmalar gerçekleştirmektedir (URL6).
Antwerp-Brugge Limanı 2028 yılına kadar konteyner gemileri için kıyıdan gemiye elektrik sağlama uygulamasını kullanmayı taahhüt etmektedir. Projede Flaman İnovasyon ve Girişimcilik Ajansı’nın desteği olacaktır (URL7).
Helsinki'deki bir liman tesisi olan Vuosaari Limanı'ndaki ilk kıyıdan gemiye elektrik sağlama uygulaması 2023 yılının sonunda devreye alınmıştır. Benzer bir sistem ise 2024’ün başında Travemünde Limanı’nda tamamlanmıştır. Bunun yanında, Finnlines’in gemilerinde kıyıdan elektirk alımına izin veren teknoloji de inşa edilmiştir (URL8).
Connecticut Liman Yönetimi Çevre Koruma Ajansı’ndan kıyıdan gemiye elektrik sağlama uygulamasının kullanımı için 6 Milyon Dolar hibe talep etti (URL9).
Miami Cruise Terminali’nde kıyıdan gemiye elektrik sağlama uygulaması ile ilgili çalışmalar 2021 yılında başlamıştır, şu anda 5 rıhtımda kıyıdan gemiye elektrik sağlama uygulaması sağlanmaktadır. Uygulamanın geliştirilmesinde işbirliği yapılan gruplar: Miami-Dade County, Carnival Corporation & Plc, MSC Cruises, Norwegian Cruise Line Holdings, Royal Caribbean Group, Virgin Voyages, and Florida Power & Light Company olarak belirlenmiştir(URL10).
Şanghay Limanı ve Fransız nakliye devi CMA CGM Grup kıyıdan gemiye elektrik sağlama uygulamasının kitlesel ölçekte kullanımını geliştirmek amacıyla uzun vadeli stratejik bir iş birliğine imza atmıştır. CMA CGM Grubu ve SIPG, Kasım 2022'nin sonlarında, CMA CGM Grubu'nun 13.982 TEU konteyner gemisi APL FULLERTON ve diğer birkaç gemiyi içeren Şanghay limanındaki Yangshan Terminali'nin kıyıdan gemiye elektrik sağlama uygulamasının teknik denemesini başarıyla tamamladı. CMA CGM ve Şanghay limanı arasında yapılan anlaşmaya göre; 2022 yılı sonuna kadar Şanghay limanına uğrak yapan 13 CMA CGM gemisi karasal elektrik kaynağına bağlanacak ve 2023 yılı ortalarında bu sayı 50'ye ulaşması planlanmıştır (URL11).
SONUÇ VE ÖNERİLER
Günümüzde; Dünya’nın karşı karşıya kaldığı en önemli sorunlar iklim değişikliği, hava kalitesi ve enerji verimliliğidir. Denizcilik sektörü ve denizcilik sektörünün önemli aktörlerinden olan limanlar bahsedilen sorunlara en fazla katkıda bulunan sektörlerdir. Limanlarda oluşan sera gazı emisyonlarının ve hava kirliliğinin en önemli nedenlerinden biri fosil yakıt kullanımıdır. Bu kapsamda; IMO’nun önerdiği alternatif yakıtlardan biri gemilerin limanlara yanaştığı esnada fosil yakıt yerine elektrik kullanımını gerçekleştiren kıyıdan gemiye elektrik sağlama uygulamasıdır. Kıyıdan gemiye elektrik sağlama uygulaması ilk olarak 2000 yılında kullanıma başlamış olup; günümüzde az sayıda limanda kullanılmaktadır. Uygulamanın yoğun olarak Avrupa limanlarında kullanılmaktadır.
Avrupa Birliği’nin 2030 yılı itibariyle tüm limanlarda kıyıdan gemiye elektrik sağlama uygulaması kullanımını zorunlu tutması nedeniyle; bir çok liman bu yöndeki çalışmalarını hızlandırmıştır. Kıyıdan gemiye elektrik sağlama uygulamasının oldukça yavaş gelişmesinin nedeni ile ilgili engeller; teknik uygulama ile ilgili engeller, ekonomik engeller; politika ile ilgili engeller ve paydaşlar ile ilgili engeller olmak üzere 4 ana başlıkta incelenmektedir. Teknolojinin henüz olgunlaşmamış olması ve uygulamanın hem gemileri hem limanları ilgilendirmesi nedeniyle; sürecin akredite bir kurum tarafından kıyıdan gemiye elektrik sağlama uygulamasının uygulaması bir çok liman paydaşını ilgilendirmektedir. Kıyıdan gemiye elektrik sağlama uygulamasının kullanımı için limanda gerçekleştirilmesi gereken yatırımın yanında; gemilerde de uygulamanın kurulumu için tadilat gerçekleştirilmesi gereklidir. Uygulamanın kurulumu ve kuruluşu ile gerek kamudan gerekse özel sektörden bir çok paydaşın birlikte uyum içinde olması ve paydaşlar arasında amaç birliğinin sağlanması gereklidir. Paydaşların uyumunun sağlanmasında en önemli konulardan biri devletin konu ile ilgili yasal altyapıyı oluşturmasıdır.
Kıyıdan elektrik sağlama uygulaması ülkeler ve limanlar bazında incelendiğinde; uygulamanın sağlıklı bir şekilde kullanımı için hem devlet bazında hem de liman bazında yapılması gereken faaliyetler bulunmaktadır. Liman bazında yapılması gereken faaliyetler: uygulamanın ekonomik olması için talebin belirlenmesi (hangi gemi tipleri tarafından uygulamanın kullanacağının belirlenmesi), maliyet/fayda analizinin gerçekleştirilmesi, teknik kurulum ile detayların belirlenmesi, talebin sürekliliğinin sağlanması için armatör firmalarla anlaşmalar yapılması ve uygulama kullanımının yaygınlaştırılması için yeşil koridor oluşturulması yönünde çalışmaların gerçekleştirilmesidir. Bunun yanında; ülkemizde henüz limanların elektrik satma yetkisi dahi bulunmamaktadır. Bu nedenle; uygulamanın kullanımı içinde devlet tarafından da gerçekleştirilmesi gereken faaliyetler vardır. Devlet; ilk olarak limanlara elektrik satma yetkisi vererek, projenin ekonomik olmasını sağlamak için ise diğer bir çok ülkede olduğu gibi gemilerin kıyıdan gemiye elektrik sağlama uygulamasının uygulamanın kullanımını zorunlu yapmalıdır. Bunun yanında; teknolojinin oldukça kompleks olması, kurulumun hem gemileri hem limanı teknik açıdan ilgilendirdiği için; kurulumun akredite bir kurum tarafından kontrol edilmesi olası güvenlik sorunlarının oluşmamasına neden olacaktır. Kıyıdan gemiye sağlanacak elektriğin fosil yakıt fiyatından yüksek olması gemilerin bu uygulamayı kullanma motivasyonunu azaltan en önemli nedenlerdendir. Bu nedenle; gemilerin kıyıdan gemiye elektrik sağlama uygulamasını kullanımı teşvik edecek ekonomik koşullar Türkiye’de kurulacak ETS sistemine dahil edilmelidir.
Kıyıdan gemiye elektrik sağlama uygulamasının diğer ülkelerde kullanımı incelendiğinde; üniversite, devlet ve limanların işbirliği görülmektedir. Limanlar; kıyıdan gemiye elektrik sağlama uygulamasını bulundukları bölgenin ve ülkenin sürdürülebilirlik hedeflerine ve programlarına paralel olarak gerçekleştirmektedir. Bu nedenle; uygulamanın ülke limanlarında yaygın olarak kullanımı uzun yıllar almaktadır. Bir diğer üzerinde durulması gereken konu ise; teknolojik bir yenilik olarak kabul edilen kıyıdan gemiye elektrik sağlama uygulamasının limanlarda kullanımının multidisipliner takımlar tarafından geliştirilmesinin gerekliliğidir.
KAYNAKLAR
Abu Bakar, N., Bazmohammadi, N., Vas1uez, J.C. 2023 . “Electrification of onshore power systems in maritime transportation towards decarbonization of ports: A review of cold ironing technology”, Renewable and Sustainable Energy Reviews, 178, 113243.
Ampah, J.F., Yusuf A.A., Afrane, S., Jin, C., Li, H., 2021. “Reviewing two decades of cleaner alternative marine fuels: Towards IMO’s decarbonization of the maritime transport sector”, Journal of Cleaner Production, 320, 128873.
Bjerkan, K.Y., Seter, H. 2021. “Policy and politics in energy transitions. A case stıudy on shore power in Oslo”, Energy Policy, 153, 112259.
ICCT, 2007. “Air pollution and greenhouse gas emissions from ocean-going ships: impacts, mitigation options and opportunities for managing growth”, International Council on Clean Transportation Maritime Studies, 2007(153), 3-10.
IMO GHG Study Report, 2015. “Third IMO GHG Study 2014 Executive Summary and Final Report”, International maritime organization 4 Albert Embankment, London SE1 7SR www.imo.org
Radwan, M., Chen, J., Wan, Z., Zheng, T., Hua, C., Huang, X. 2019. “Critical barriers to the introduction of shore power supply for green port development: case of Djibouti container terminals”, Clean Technologies and Enviromental Policy, 21, 1293-1306.
Williamsson, J., Costa, N., Santen, V., Rogerson, S. 2022. “Barriers and Drivers to the Implementation on Shore Power Supply- A Literature Review”, Sustainability, 14, 6072.
Merdivenköy Mah. Nur Sk.
Business İstanbul Sitesi A Blok No:1A
34732 Kadıköy, İstanbul