Adres

Merdivenköy Mah. Nur Sk. Business İstanbul Sitesi A Blok No:1A 34732 Kadıköy, İstanbul

TÜRKLİM AYTAÇ AYDIN

AYTAÇ AYDIN / SEAPOWER PROJE & PLANLAMA MÜDÜRÜ

GEMİLERE KARADAN ENERJİ TEMİNİ

Küresel ticaretin önemli bir bileşeni olan deniz taşımacılığı, dünya ticaretinin %80’inden fazlasını gerçekleştirmektedir. Bununla birlikte, denizcilik sektörü, yüksek seviyede karbon salınımına neden olan yakıtların kullanımını yaygın olarak sürdürmektedir. Limanlarda, gemiler yükleme ve boşaltma süreçlerinde genellikle dizel jeneratörler kullanarak enerji üretmekte ve bu da önemli bir karbon salınımına yol açmaktadır. Avrupa Birliği (AB), çevresel sürdürülebilirliği artırmak amacıyla limanlarda karbon salınımını azaltıcı çeşitli uygulamalar geliştirmiş ve yönetmelikler çıkarmıştır.

Avrupa Birliği, limanların çevresel etkilerini minimize etmek ve sürdürülebilir bir deniz taşımacılığı sistemi oluşturmak amacıyla çeşitli yönetmelikler uygulamaktadır. Bu bağlamda, AB'nin 2021 Denizcilik Stratejisi ve Paris İklim Anlaşması doğrultusunda belirlediği hedefler, limanlardaki karbon salınımını önemli ölçüde azaltmayı hedeflemektedir.

Özellikle, limanlarda karbon salınımını azaltmayı hedefleyen Avrupa Yeşil Mutabakatı (European Green Deal), 2050 yılına kadar karbon nötr olmayı hedeflemekte ve liman altyapısının daha yeşil, daha verimli ve daha düşük karbonlu olmasını teşvik etmektedir. Bu bağlamda, gemilere kıyıdan enerji verilmesi gibi düşük emisyonlu teknolojilerin benimsenmesi büyük önem taşımaktadır.

Directive (EU) 2014/94/EU adlı yönetmelik, liman altyapısında alternatif yakıt kullanımını teşvik etmektedir. Ayrıca, limanlarda gemilerin fosil yakıt yerine elektrik enerjisi ile çalışmasını destekleyen Onshore Power Supply (OPS) gibi sistemler yaygınlaştırılmaktadır. Bu tür sistemler, limana yanaşan gemilerin motorlarını kapatarak kıyıdan sağlanan elektrik ile enerji ihtiyaçlarını karşılamalarına olanak tanır. Böylece gemilerin, fosil yakıtlı jeneratörleri kullanarak çevreye zararlı gazlar salmasının önüne geçilir.

Dünya Limanları İklim Eylem Programı (WPCAP) girişimi, iklim değişikliğini ele almak için 2018 yılında başladığı çalışmalardan biri olan Kıyıdan Gemi Elektrik Besleme sistemi IEC 80005-1 uluslararası güvenlik ve performans standardı enerji iletim sistemlerinin güvenli ve etkili bir şekilde uygulanmasını sağlamak için önemli bir referans kaynağıdır. Bu standartta başlıca tipik bir Yüksek Gerilim Kıyı Bağlantı (OPS) sistemi, Şekil 1'de gösterildiği gibi donanım bileşenlerinden oluşur.

OPS Sistemi aşağıdaki ana bileşenlerden oluşmaktadır.

1. Enerji Temini :

Sistemde kullanılması planlanan OPS sistemi gücüne göre şehir şebekelerinden uygun izinler alınması ve limanda kullanılan enerjinin de yeşil enerji olmasına dikkat edilmesi gerekmektedir.

2. Güç dönüşüm sistemleri

Yapılacak olan sistemde limanın özellikleri ve kullanımına göre IEC 80005-1 de belirtiliş olan güç ve voltaj aralıklarında olmalıdır.

IEC 80005-1 Yüksek Gerilim Bağlantıları Standardına göre gemilerin kıyı elektrik besleme sistemi voltaj güç ve kablo sistemi detayları aşağıda belirtildiği gibidir.

Sistem içerisinde aşağıdaki bileşenlerden oluşmaktadır.

1. Giriş ve Şebeke Bağlantısı

2. Giriş Trafosu

3. Frekans Konvertörü

4. Çıkış Trafosu

5. Yüksek Gerilim Çıkış Bağlantısı

3. Saha Kablolama Sistemleri

Sistemde kullanılacak olan kablolar uygun gerilim ve kablo güzergahına göre tanımlanmalı ve gerekli hesaplamalar sonrasında seçilmelidir.

4. Sahil ve Gemi Kablo Bağlantı Noktaları

Bu uygulamalarda limanların verdikleri hizmet durumuna göre değişiklik göstermektedir. IEC 80005-1 standartlarında konteyner gemileri sahilde bağlantı için priz grupları bulundurmak durumunda olup RO-RO ve Cruise gemileri için priz grupları yanında gemiye bağlantı için ilave kablo taşıma sistemleri gerekmektedir.

Limanlarda gemilerin sahile bağlanma ve bağlantı sökülme süreleri ortalamaları aşağıdaki gibi belirlenmiştir.

Limanlarda Kıyıdan Enerji Verilmesi: GreenPort Uygulamaları

Limanlarda karbon salınımını azaltmanın en etkili yollarından biri, gemilere kıyıdan enerji sağlanmasıdır. Kıyı Gücü (Onshore Power Supply-OPS) sistemleri, limana yanaşan gemilerin motorlarını çalıştırmak yerine, kıyıdan elektrik alarak enerji ihtiyaçlarını karşılamalarını sağlar. Bu uygulama, özellikle büyük limanlarda büyük tonajlı gemilerin emisyonlarını azaltmak için etkin bir yöntem olarak öne çıkmaktadır.

GreenPort uygulamaları, bu konuda öncü bir rol oynamaktadır. Bu girişim, liman operasyonlarında enerji verimliliğini artırmayı, karbon salınımını azaltmayı ve çevresel sürdürülebilirliği sağlamayı amaçlayan bir dizi yenilikçi çözümü ifade eder. Avrupa Birliği kapsamında geliştirilen GreenPort projeleri, özellikle kıyıdan enerji temini, enerji tasarruflu liman altyapıları ve yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımını içeren çeşitli uygulamaları desteklemektedir.

Akdeniz’deki stratejik konumu ile Akdeniz aktarma ticaretindeki önemli noktalarından Malta Freeport Limanının GreenPort dönüşüm projesini Seapower olarak üstenmekten gurur duyuyoruz. Yılda yaklaşık 1.800 ila 1.900 gemi ziyareti ettiği limanın GreenPort dönüşümü ile yılda 4.000 ton CO₂'nin atmosfere salınmasının önüne geçilebileceği ayrıca, bu sistemin kullanımı NOx (azot oksitleri) ve PM (partikül maddeleri) gibi zararlı emisyonların da azalmasına katkıda bulunmaktadır.

GreenPort Projeleri ve Örnekleri

1. Rotterdam Limanı (Hollanda)

Rotterdam Limanı, Avrupa'nın en büyük limanı olarak GreenPort uygulamalarının öncüsü konumundadır. Limanda, gemilere kıyıdan elektrik sağlanması için gelişmiş bir OPS sistemi kurulmuştur. Rotterdam Limanı, Ops (Onshore Power Supply) sistemleri sayesinde önemli ölçüde karbon ayak izi azaltmayı hedefliyor. Onshore Power Supply, gemilerin limana yanaştığında dizel motorlarını çalıştırmak yerine karadan elektrik almasını sağlıyor, böylece limanda bekleyen gemilerden kaynaklanan emisyonlar düşürülebiliyor. Bu sistem, limanda demirlemiş gemilerin karbon salınımını büyük ölçüde azaltmış ve hava kalitesini iyileştirmiştir.

Bu sistemin uygulamaya konulmasıyla her yıl tonlarca karbondioksit (CO₂) salınımının önlenmesi amaçlanıyor. Örneğin, Rotterdam Limanı'ndaki OPS sistemleri sayesinde yıllık yaklaşık 8.000 ton CO₂ emisyonunun azaltılabileceği belirtiliyor. Ayrıca bu sistemle NOx (azot oksitleri) ve PM (partikül maddeler) gibi diğer zararlı gaz emisyonları da önemli ölçüde düşüyor.

Rotterdam Limanı’nın karbon ayak izini azaltmaya yönelik bu gibi adımları, Avrupa’daki diğer limanlara da örnek teşkil ediyor ve sürdürülebilir deniz taşımacılığının yaygınlaşmasını destekliyor.

2. Hamburg Limanı (Almanya)

Hamburg Limanı da Rotterdam gibi Onshore Power Supply (OPS) sistemini kullanarak karbon ayak izini azaltmayı hedefleyen önemli limanlardan biridir. Hamburg Limanı'nda uygulanan OPS sistemi, gemilerin limanda bekleme sürelerinde karadan elektrik almalarını sağlayarak dizel motor kullanımı ve buna bağlı emisyonları düşürmektedir.

Hamburg Limanı'nın yaptığı açıklamalara göre, OPS sistemi sayesinde her yıl 10.000 ton CO₂'nin atmosfere salınmasının önüne geçilebileceği belirtiliyor. Ayrıca, bu sistemin kullanımı NOx (azot oksitleri) ve PM (partikül maddeleri) gibi zararlı emisyonların da azalmasına katkıda bulunmaktadır.

Hamburg Limanı, GreenPort girişimleri doğrultusunda kıyıdan enerji temin sistemini genişletmiş ve liman operasyonlarında yenilenebilir enerji kullanımını artırmıştır. Liman, fosil yakıtlı jeneratörler yerine, limana yanaşan gemilerin ihtiyaç duyduğu enerjiyi yerel elektrik şebekesinden sağlamaktadır. Ayrıca, limanın enerji ihtiyacının büyük bir kısmı rüzgar enerjisi gibi yenilenebilir kaynaklardan karşılanmaktadır. Hamburg, sürdürülebilir ve çevre dostu liman operasyonlarına öncülük eden şehirlerden biri olarak bu tür yenilikçi sistemleri uygulayarak Avrupa'nın yeşil liman stratejilerine önemli katkılarda bulunmaktadır.

3. Göteborg Limanı (İsveç)

Göteborg Limanı, karbon nötr olma yolunda önemli adımlar atmıştır. OPS sistemi sistemini uygulayan öncü limanlar arasında yer alıyor. OPS sistemi sayesinde limana yanaşan gemilerin motorlarını kapatarak karadan elektrik kullanmaları sağlanıyor ve böylece gemilerin limanda bekleme sürecinde fosil yakıt kullanımına bağlı emisyonlar önemli ölçüde azaltılıyor.

Göteborg Limanı’nda OPS sistemi sayesinde her yıl yaklaşık 650 ton CO₂ emisyonu azaltılabiliyor. Bunun yanında azot oksit (NOx) ve partikül madde (PM) emisyonlarında da ciddi bir düşüş sağlanıyor. Liman, 2025 yılına kadar daha fazla terminalde bu sistemi genişleterek karbon ayak izini daha da azaltmayı hedeflemektedir.

Limanda, gemilere kıyıdan enerji sağlanmasının yanı sıra, liman operasyonlarının tamamen yenilenebilir enerji kaynaklarıyla desteklenmesi hedeflenmektedir. 2021 yılında başlatılan bir proje ile limanın karbon salınımı %98 oranında azaltılmıştır. Göteborg Limanı, Avrupa'daki diğer limanlara sürdürülebilir liman operasyonları konusunda örnek teşkil etmektedir.

OPS sistemi kurulu olan bazı limanların sistemi kullanmaları ile ilgili bilgiler aşağıdadır.

•OPS Talep Eden Gemiler /yıl:6627

•Başarılı OPS Bağlantıları:6488

• Başarılı OPS Bağlantılarının Yüzdesi:%98

Kıyıdan Enerji Verilmesinin Faydaları ve Zorlukları

OPS Sisteminin Faydaları:

1. Karbon Ayak İzini Azaltma: Gemiler limana yanaştığında motorlarını çalıştırmaya devam ederlerse, büyük miktarda karbondioksit (CO₂) ve diğer zararlı gazlar atmosfere salınır. OPS sayesinde bu emisyonlar önemli ölçüde düşer.

2. Hava Kirliliğinin Azaltılması: OPS sistemleri, liman çevresindeki hava kirliliğini de azaltır. Dizel motorların çalışması sonucu yayılan NOx (azot oksitleri) ve PM (partikül madde) gibi zararlı gazlar, hava kalitesini olumsuz etkiler. OPS, bu emisyonları ortadan kaldırarak daha temiz bir çevre sağlar.

3. Gürültü Kirliliğinin Azalması: Gemilerin dizel motorları çalışırken önemli miktarda gürültü üretirler. Karadan sağlanan elektrikle motorların kapalı tutulması, liman çevresindeki gürültü seviyesini de azaltır.

4. Enerji Verimliliği: Limanlara sağlanan elektrik, çoğunlukla yenilenebilir enerji kaynaklarından sağlanabiliyor. Bu sayede deniz taşımacılığında fosil yakıt bağımlılığı azalır ve enerji verimliliği artar.

5. Sağlık Üzerindeki Etkiler: Hava kirliliğinin azalması, liman çevresinde yaşayan insanların ve çalışanların solunum yolu rahatsızlıkları gibi sağlık problemleri yaşama riskini düşürür.

OPS Sisteminin Zorlukları:

1. Yüksek Kurulum Maliyetleri: OPS sistemlerinin limanlarda kurulumu oldukça maliyetlidir. Limanın altyapısının modernize edilmesi, uygun elektrik bağlantıları ve sistemin entegrasyonu önemli yatırımlar gerektirir.

2. Gemilerin Uyumluluğu: Her gemi OPS sistemleriyle uyumlu değildir. Özellikle eski gemiler, bu sistemi kullanabilmek için ek donanımlara ihtiyaç duyar. Bu da hem gemi operatörleri için maliyetli olabilir hem de uyumluluğu sınırlayabilir.

3. Elektrik Kaynağı Güvenilirliği: Limanların elektrik şebekesi sürekli, güvenilir ve yeterli miktarda enerji sağlamalıdır. Elektrik kesintileri, sistemin işleyişini aksatabilir. Ayrıca, kullanılan elektriğin kaynağı önemlidir; eğer fosil yakıtlardan üretiliyorsa, sistemin çevresel faydaları azalabilir.

4. Limanların Teknik Altyapısı: Limanların büyüklüğü, yoğunluğu ve gemi trafiği göz önünde bulundurulduğunda, her limanın OPS sistemlerini kolayca uygulaması mümkün olmayabilir. Özellikle büyük konteyner limanlarında bu sistemin entegrasyonu zaman alabilir.

5. Standartlaşma Eksikliği: OPS sistemlerinde kullanılan voltaj, frekans ve bağlantı protokolleri ülkeden ülkeye ya da limandan limana değişiklik gösterebilir. Bu da küresel denizcilik operasyonlarında uyum sorunlarına yol açabilir.

OPS sistemleri, limanlar ve gemiler için önemli çevresel ve ekonomik faydalar sağlar, ancak yüksek maliyet ve teknik zorluklar gibi bazı engellerle karşı karşıyadır. Bu nedenle, OPS’nin yaygınlaşması için gemi ve liman altyapısının uyumlu hale getirilmesi, enerji kaynaklarının güvenli ve sürdürülebilir olması gibi faktörler göz önünde bulundurulmalıdır. Avrupa Birliği, limanlardaki karbon salınımını azaltmak için önemli adımlar atmakta ve sürdürülebilir liman operasyonları için kapsamlı yönetmelikler uygulamaktadır. GreenPort uygulamaları, özellikle kıyıdan enerji verilmesi gibi yenilikçi çözümlerle limanların çevreye olan etkisini minimize etmektedir. Rotterdam, Hamburg ve Göteborg gibi büyük limanlar, bu konuda öncü örnekler olarak dikkat çekmektedir. Ancak, kıyıdan enerji verilmesi ve diğer yeşil liman uygulamalarının yaygınlaşması, yüksek maliyetler ve teknik zorluklar nedeniyle zaman alacaktır. Avrupa Birliği'nin bu alandaki düzenlemeleri ve destek programları, deniz taşımacılığının daha çevre dostu bir hale gelmesine katkı sağlayacaktır.

Adres

Merdivenköy Mah. Nur Sk.
Business İstanbul Sitesi A Blok No:1A
34732 Kadıköy, İstanbul