Adres

Merdivenköy Mah. Nur Sk. Business İstanbul Sitesi A Blok No:1A 34732 Kadıköy, İstanbul

TÜRKLİM AV. EVRİM UYGUR YAMANER / AV. G. YAĞMUR ÇORBACI

AV. EVRİM UYGUN YAMANER / GLED PARTNERS HUKUK OFİSİ, YÖNETİCİ ORTAK

AV. G. YAĞMUR ÇORBACI / GLED PARTNERS HUKUK OFİSİ, AVUKAT

LİMAN İŞLETMELERİNİN İŞ KAZALARINDAN DOĞAN HUKUKİ SORUMLULUĞU

1. Giriş

Ulusal ve uluslararası tedarik zincirinde kritik bir rol oynayan liman işletmeleri, deniz taşımacılığının temel unsurlarından biri olarak birçok farklı iş kolunu bünyesinde barındıran büyük işletmelerdir. Küresel ekonomide yaşanan dönüşümler ve artan ticaret hacmi, limanların stratejik önemini her geçen gün artırmaktadır. Ancak işbu büyüme ve yoğun faaliyetler, beraberinde ciddi iş sağlığı ve güvenliği risklerini de getirebilmektedir. Limanlarda yükleme, boşaltma, istifleme gibi operasyonlar sırasında meydana gelen iş kazaları, ağır yaralanmalara ve hatta ölümlere yol açabilmektedir. Dolayısıyla bu tür kazalarda liman işletmelerinin hukuki sorumluluğunun belirlenmesi kritik bir öneme sahiptir.

Bu kapsamda öncelikle 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun (“İSGK”) 2. maddesi, iş sağlığı ve güvenliği mevzuatının temel hukuki dayanağının belirlenmesi açısından önem taşımaktadır. Anılan maddede yer alan, “Kanun; kamu ve özel sektöre ait bütün işlere ve işyerlerine, bu işyerlerinin işverenleri ile işveren vekillerine, çırak ve stajyerler de dahil olmak üzere tüm çalışanlarına faaliyet konularına bakılmaksızın uygulanır.” hükmü uyarınca liman işletmeleri de iş sağlığı ve güvenliği mevzuatına tabidir.

Bu bağlamda, liman işletmelerinin iş kazalarındaki hukuki sorumluluk alanının belirlenmesi ve iş kazalarının önlenmesi adına etkin yaklaşımların benimsenmesi; yasal yükümlülüklerin yerine getirilmesinin yanı sıra, iş süreçlerinde verimliliği artırarak ekonomik kayıpların önüne geçilmesini de sağlayacaktır. İşbu yazımızda, liman işletmelerinin iş kazaları kapsamında doğabilecek hukuki sorumluluğu ve uygulanabilecek yaptırımlar ilgili yasal mevzuat uyarınca genel hatlarıyla ele alınacaktır.

2. İş Kazasının Hukuki Tanımı

İş kazası, İSGK’nin 3/1.g hükmü uyarınca “İşyerinde veya işin yürütümü nedeniyle meydana gelen, ölüme sebebiyet veren veya vücut bütünlüğünü ruhen ya da bedenen engelli hâle getiren olay” olarak tanımlanmıştır.

Ayrıca, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun (“SSGSSK”) 13/1. maddesinde de;

a) Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada,

b) İşveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle sigortalı kendi adına ve hesabına bağımsız çalışıyorsa yürütmekte olduğu iş nedeniyle,

c) Bir işverene bağlı olarak çalışan sigortalının, görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda,

d) Bu Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki emziren kadın sigortalının, iş mevzuatı gereğince çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda,

e) Sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında, meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen engelli hâle getiren olay” iş kazası olarak tanımlanmıştır.

Bununla birlikte, Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (“ILO”) 152 sayılı Liman İşlerinde Sağlık ve Güvenliğe İlişkin Sözleşme (“152 sayılı ILO Sözleşmesi”) 2003 yılında ülkemizde de yürürlüğe girmiştir. 152 sayılı ILO Sözleşmesi, liman işlerinde çalışanların iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanmasına ilişkin Üye Devletlere standartlar getirmekte olup 39. maddesinde iş kazalarının ve hastalıklarının önlenmesi, çalışmalarına yardımcı olmak amacıyla bunların yetkili makamlara bildirilmesi ve gerekiyorsa soruşturulmasını sağlamak için gerekli önlemlerin alınması yükümlülüğü düzenlenmiştir.

Görüleceği üzere iş kazasının hukuki tanımı ve kapsamı çeşitli ulusal ve uluslararası düzenlemeler çerçevesinde detaylandırılmış, liman işlerinde çalışanların iş sağlığı ve güvenliği yükümlülükleri ise 152 sayılı ILO Sözleşmesi kapsamında özellikle ele alınmıştır.

3. Liman İşletmelerinde Yaşanabilecek İş Kazalarının Önemli Sebepleri

Liman işletmelerinin, meydana gelen iş kazalarından doğan hukuki sorumluluğu değerlendirilmeden önce, iş kazalarının önlenmesine yönelik etkili tedbirlerin belirlenebilmesi için kazaların meydana gelmesindeki temel sebeplerin anlaşılması büyük önem taşımaktadır.

İş kazaları üzerinde büyük bir etkisi bulunan liman işletmelerinin yönetimi, mevzuata uygun tedbirler alarak riskleri en aza indirmekle yükümlüdür. İSGK kapsamında hazırlanan İş Sağlığı ve Güvenliğine İlişkin İşyeri Tehlike Sınıfları Tebliği’ne göre, limanlar ve deniz terminalleri işletmeleri “tehlikeli” sınıfta yer almaktadır. Bu doğrultuda, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından yayımlanan Tehlikeli ve Çok Tehlikeli Sınıfta Yer Alan İşlerde Çalıştırılacakların Mesleki Eğitimlerine Dair Yönetmelik gereğince, liman işletmelerinde çalışanların işe alınmadan önce mesleki eğitim almaları zorunludur. Ayrıca, iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerinin mevzuata uygun şekilde verilmesi ve düzenli olarak yenilenmesi de yönetimin sorumluluğundadır. Çalışanlara, işe başladıktan sonra en kısa sürede temel eğitimlerin verilmesi sağlanmalıdır. İş kazalarına yol açan yönetim kaynaklı bir diğer önemli faktör ise denetim eksikliğidir. İş sağlığı ve güvenliği faaliyetlerinin etkin bir şekilde yürütülmesi ve sürekliliğinin sağlanması için hem iç hem de dış denetimler gerçekleştirilmelidir. Belirli periyotlarla düzenlenen bu denetimler, iş sağlığı ve güvenliği yaklaşımlarının her zaman canlı tutulmasına katkı sağlamakta ve işletmelerin güvenlik standartlarını korumasına yardımcı olmaktadır.

4.Liman İşletmelerinin İş Kazasından Doğan Hukuki Sorumluluğu

Liman işletmelerinin kendi çalışanlarına karşı asıl işveren sıfatıyla doğrudan, işveren sıfatına sahip olmadıkları durumlarda ise dolaylı olarak iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanmasına ilişkin hukuki sorumluluğu bulunmaktadır. ILO tarafından benimsenen uluslararası sözleşme ve tavsiye niteliğindeki kararlar, liman işletmelerinin iş sağlığı ve güvenliği uygulamalarının standartlarını belirleme konusunda büyük rol oynamaktadır. Yukarıda kısaca değinildiği üzere, 152 sayılı ILO Sözleşmesi liman işlerinde çalışan işçilerin sağlık ve güvenliğini korumaya yönelik düzenlemelerin temelini teşkil etmektedir. Sözleşme, üye ülkelerde liman işlerinde çalışan işçilerin sağlık ve güvenliğiyle ilgili alınması gereken önlemleri belirlerken, işverenlerin her birinin çalıştırdığı işçiler için sorumluluklarını da açıkça ortaya koymaktadır. Bu doğrultuda, iç hukuk mevzuatımız da 152 sayılı ILO Sözleşmesi ile uyumlu hale getirilmiş, böylece liman işletmelerinin kendi bünyelerinde işçi çalıştırdığı durumlarda meydana gelen iş kazalarından işveren sıfatıyla sorumlu olacağı hükme bağlanmıştır.

4.1. İş Hukuku Kapsamındaki Sorumluluğu

İSGK’nin 4. maddesi, işvereninin genel yükümlülüklerini düzenlemektedir. Buna göre işveren; iş sağlığı ve güvenliği konusunda her türlü tedbirin alınması, ihtiyaç duyulan araç gereçler ile kişisel koruyucu ekipmanların temini, işçilerin iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerine uyup uymadıklarının denetlenmesi, işyerindeki potansiyel tehlikelerin tespiti ve önleyici adımların atılabilmesi için risk analizi yapılması ya da yaptırılması, işçilerin çalıştırıldıkları işe ve bölüme uygun olup olmadıklarının kontrol edilmesinden sorumludur.

Öte yandan liman işletmelerinde yükleme, boşaltma, depolama, güvenlik, lojistik destek, kılavuzluk gibi çeşitli işlerin alt yüklenici (taşeron) firmalar aracılığıyla yürütülmesi suretiyle asıl-alt işverenlik ilişkisinin doğması söz konusu olabilir. 4857 sayılı İş Kanunu’nun (“İş Kanunu”) 2. maddesi ve Yargıtay kararları uyarınca, bir işverenin işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerde veya asıl işin bir bölümünde, işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde başka bir işverene iş vermesi halinde, bu iki işveren arasında “asıl işveren-alt işveren ilişkisi” kurulmaktadır. Asıl işveren sıfatıyla liman işletmeleri, limanlarda görülen hizmetlerin devredildiği alt yüklenici firmaların, İSGK ve İş Kanunu hükümleri uyarınca iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması amacıyla iş kazalarını önlemek için gerekli tedbirleri alıp almadığının denetimini yapmak ve ve alt işveren işçilerinin güvenli bir ortamda çalışmasını sağlamakla yükümlüdür. Aksi halde, asıl işveren konumunda olduğu takdirde liman işletmeleri, alt işverenin işçilerinin iş kazası sebebiyle uğrayacakları maddi ve manevi zarardan alt işveren ile müteselsilen sorumludur.

Keza İSGK’nın 23. maddesi uyarınca aynı çalışma alanında, söz gelimi limanlarda, birden fazla işveren bulunması halinde işverenlerin; iş hijyeni ile iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin uygulanmasında iş birliği yapması, yapılan işin yapısı göz önüne alınarak mesleki risklerin önlenmesi ve bu risklerden korunulması çalışmalarının koordinasyon içinde yürütülmesi yönünde koordinasyon sorumluluğu getirilmiştir.

4.2. Borçlar Hukuku Kapsamındaki Tehlike Sorumluluğu

Liman işletmelerinin işveren sıfatını haiz olmasalar dahi, limanlarda meydana gelen iş kazalarından kaynaklanan maddi ve manevi zararlara ilişkin hukuki sorumluluğu doğabilmektedir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (“TBK”) 71. maddesi uyarınca; önemli ölçüde tehlike arzeden bir işletmenin faaliyetinden zarar doğduğu takdirde, bu zarardan işletme sahibi ve varsa işleten müteselsilen sorumlu olacağı öngörülmüştür. Liman işletmeleri büyük makineler, ağır yükler, tehlikeli kimyasallar ve yoğun insan trafiği gibi risk doğurabilecek çalışma alanlarına sahip olması sebebiyle “tehlikeli” ve “çok tehlikeli” işyeri sınıfında yer almaktadır. Bu bağlamda, liman işletmeleri işveren sıfatına sahip olmasalar bile, TBK m. 71’de öngörülen tehlike sorumluluğu kapsamında meydana gelen iş kazalarından sebebiyle tazmin yükümlülüğü ile karşı karşıya kalabilmektedir.

5. İş Sağlığı ve Güvenliği Yükümlülüklerinin İhlali Halinde Liman İşletmelerine Uygulanabilecek Yaptırımlar

Yukarıda izah edildiği üzere, iş sağlığı ve güvenliği mevzuatından kaynaklanan yükümlülüklerin yerine getirilmemesi veya ihlali sebebiyle liman işletmeleri çeşitli hukuki, idari ve cezai yaptırımlara maruz kalabilmektedir. Bu itibarla liman işletmeleri yetkilileri ve yöneticilerinin, iş kazası sonucunda ölüm veya yaralanma meydana gelmesi durumunda hukuki ve idari sorumluluğu, ayrıca 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (“TCK”) hükümleri gereğince cezai sorumluluğu söz konusu olabilecektir.

5.1. İdari Yaptırımlar

İSGK’nin 24/A maddesi uyarınca, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı işyerlerini inceleme, denetleme ve kontrol etme yetkisine sahiptir. Yapılan denetimlerde, çalışanlar için hayati tehlike arz eden bir durum tespit edilmesi halinde, İSGK’nın 25. maddesi kapsamında işin durdurulması, ölümlü iş kazası halinde ise İSGK’nın 25/A maddesi uyarınca ilgili işyerinin kamu ihalelerinden yasaklanması gibi yaptırımlar uygulanabilmektedir. Ayrıca İSGK’nın 26. maddesinde ihlal edilen yükümlülüklere karşılık gelen idari para cezaları ayrı ayrı düzenlenmiştir. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından her yıl yeniden değerleme oranına göre çeşitli kategorilere ilişkin ceza bedelleri belirlenmektedir. 2025 yılı için en yüksek ceza bedeli 4.257.477,00-TL iken en düşük ceza bedeli 7.156,00-TL’dir. 1 Ayrıca, iş kazalarının ilgili mercilere bildirilmemesi durumlarında da Sosyal Güvenlik Kurumu (“SGK”) tarafından ek idari yaptırım ve para cezaları söz konusu olabilecektir.

5.2. Cezai Yaptırımlar

Ceza Hukuku’nda iş kazası, işin görülmesi sırasında meydana gelen, teknik bir aksaklık yahut işi yürütümüne ilişkin bir ihmal nedeniyle çalışanın yaralanması veya ölmesine sebep olan olay olarak tanımlanmaktadır. İş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin alınmaması sebebiyle ortaya çıkan iş kazaları nedeniyle meydana gelen ölüm ve yaralanmalar, genel olarak işveren ve diğer sorumluların basit ya da bilinçli taksirle veya olası kastla öldürme ve yaralama suçlarından cezai sorumluluklarını doğurmaktadır. Bu nedenle unsurlarının varlığı halinde, iş kazası sebebiyle liman işletmeleri yetkililerinin basit taksir, bilinçli taksir ve olası kastla öldürme ve yaralama suçlarından sorumlu tutulabilmeleri mümkündür.

5.3. Hukuki Yaptırımlar

Liman işletmeleri yetkilerinin iş kazasından doğan hukuki sorumluluğu kapsamında öncelikle tazminat ödeme yükümlülüğü gündeme gelmektedir. Bu kapsamda; iş kazası veya meslek hastalığı sonucunda zarara uğrayan işçi, uğradığı kazanç kayıpları, ruhen veya bedenen uğradığı maddi ve manevi zararlar, tedavi giderleri için; iş kazası sonucunda ölüm gerçekleşmesi halinde ölen işçinin yakınlarının uğradığı maddi ve manevi zararlar ile yoksun kaldığı desteğin tazminini işverenden talep hakkı mevcuttur. İş kazası sebebiyle işverenden talep edilebilecek tazminatlar genel olarak “maddi tazminat” ve “manevi tazminat” olarak; maddi tazminat ise kendi içerisinde “iş göremezlik tazminatı” ve “destekten yoksun kalma tazminatı” şeklinde gruplandırılmaktadır.

6.Sonuç

“Tehlikeli” ve “çok tehlikeli” işyeri sınıflarında sayılan liman işletmeleri hem ulusal hem de uluslararası alanda düzenlenen çeşitli iş sağlığı ve güvenliği kurallarına tabi olup, anılan düzenlemelere riayet edilmesi iş kazalarının önlenmesi bakımından oldukça önemlidir. Keza liman işletmelerinin iş sağlığı ve güvenliğini sağlama konusundaki yasal yükümlülüklerini yerine getirememesi halinde çeşitli idari, hukuki ve cezai yaptırımlar uygulanabilmektedir. Bu nedenle liman işletmeleri açısından önleyici yaklaşımlar, düzenli denetimler, çalışanlar nezdinde iş sağlığı ve güvenliği kültürünün geliştirilmesi yalnızca liman işletmelerinin hukuki sorumluluğunu bertaraf etmekle kalmayıp, aynı zamanda çalışanların güvenliğini koruyarak sektörde sürdürülebilir ve güvenli bir iş ortamı oluşturulmasını da sağlayacaktır.

KAYNAKÇA

Adres

Merdivenköy Mah. Nur Sk.
Business İstanbul Sitesi A Blok No:1A
34732 Kadıköy, İstanbul