Adres

Merdivenköy Mah. Nur Sk. Business İstanbul Sitesi A Blok No:1A 34732 Kadıköy, İstanbul

TÜRKLİM OKTAY GÜLAĞACI

OKTAY GÜLAĞACI / ALESTA YÖNETİCİ ORTAK / YÜK. İNŞ. MÜHENDİSİ - SİGORTA EKSPERİ

AFETLERE KARŞI DİRENÇLİ VE DAYANIKLILIĞI YÜKSEK KIYI VE LİMAN YAPILARI NASIL OLMALI?

Türkiye, liman sayısı bakımından oldukça iyi bir konumda sayılabilir. Türkiye’de de limanlar, ülkenin ekonomik, ticari ve stratejik açıdan en önemli altyapı unsurlarından biridir. Üç tarafı denizlerle çevrili olan ülkemiz, Asya, Avrupa ve Afrika kıtaları arasında bir köprü görevi görerek küresel ticarette kritik bir konumda bulunmaktadır.

“2022 yılı itibarı ile deniz ticaretine hizmet eden (iskele, şamandıra, dolfen ve platform formunda) kıyı tesisi sayımız Van Gölü (Tatvan ve Van feribot iskelesi) dahil olmak üzere 216’dır. Söz konusu kıyı tesislerinin 192 adedi faal olarak deniz taşımacılığına hizmet vermektedir. Ülkemizde söz konusu kıyı tesislerinin yaklaşık %43’üne karşılık gelen 81 adedi Marmara Bölgesi’nde, %26’sına karşılık gelen 50 adedi Akdeniz Bölgesi’nde, %16’sına karşılık gelen 31 adedi Karadeniz Bölgesi’nde ve %15’üne karşılık gelen 28 adedi ise Ege Bölgesi’ndedir (Şekil 3.1). İl bazında bakıldığında ise faal olarak deniz ticaretine hizmet veren tesislerin toplam 35 adedi Kocaeli ilinde bulunmaktır. İkinci sırada yer alan İstanbul ilinde 17 adet, Hatay ilinde 20, İzmir ilinde ise 18 adet değişik özellikte ve büyüklükte liman bulunmaktadır.” (TÜRKLİM - Sektör Raporu 2023)

Limanlarımızın konumuz açısından temel sorunu “yaşlı” olmalarıdır.

Limanlarımızın yaşları hakkında detay bilgilere ulaşmak olanaklı olamadı. Ancak bilinen bazı limanların yaşları, özellikle son büyük depremler sonrasında hasar seviyelerini gördüğümüzde açığa çıkmaktadır.

Yeni liman yatırımı özellikle yasalardaki kısıtlar nedeniyle bürokratik engellere takılırken, liman yatırımları mevcut limanların genişletilmesi, yenilenmesi şeklinde gerçekleşmektedir. Yeni yatırımların hayata geçmesinde, Limanların afet direnci ve dayanıklılığının da göz önüne alındığını varsayıyoruz. Bu yazıda başlık olarak da kullandığımız bu iki kavramı biraz detaylandıracağız.

Sonra da 2021 yılında uygulanmaya başlanılan “TÜRKİYE KIYI VE LİMAN YAPILARI DEPREM YÖNETMELİĞİ” çerçevesinde limanlarda performans düzeylerinden bahsederek, direnç / dayanıklılık kavramlarına biraz açıklık getirmeye çalışacağız.

DİRENÇ VE DAYANIKLILIK;

“Direnç” ve “Dayanıklılık” kavramlarını bir arada kullanıldığında, ilk anda, aynı anlamı taşıdıkları fikri oluşuyor. Oysa aşağıda açıklamaya çalışıldığı üzere, konu edilen bu iki kavram farklı anlamlara sahip olmakla birlikte birbirini tamamlayan bir içeriğe de sahiplerdir.

Kısaca limanlar özelinde açıklamak gerekirse,

1. Direnç (Resistance):

· Direnç, bir liman yapısının dış etkilere karşı gösterdiği karşı koyma veya engel olma gücüdür. Bir şekilde limanın bir dış etkene karşı gösterdiği karşı durma kapasitesidir.

· Örneğin, bir yapının deprem sırasında yapısal hasar almaması için gösterdiği direnç onun bu dış etkiye karşı koyma kapasitesini ifade eder.

2. Dayanıklılık (Durability):

· Dayanıklılık liman yapılarının zaman içinde dış etkilere karşı uzun süreli direncidir. Yani dayanıklılık, bir liman sisteminin belirli bir süre boyunca veya tekrar eden etkilere karşı gösterdiği uzun vadeli performans ve sağlamlık anlamına gelir.

Özetlersek; Direnç, genellikle anlık bir dış etkene karşı gösterilen tepkiyi ifade ederken, dayanıklılık daha uzun vadeli ve sürekli bir performansı ifade eder. Direnç, belirli bir an veya koşulda karşı koyma gücü iken, dayanıklılık zamana bağlı korunma gücü olarak düşünülebilir.

Konumuz gereğince “Afet Dirençli Liman”, doğal afetler (özellikle depremler, tsunamiler, sel ve fırtınalar gibi) karşısında dayanıklı ve işlevsel olabilen liman yapıları anlamına gelir. Bu tür limanlar, afetlerden etkilendiklerinde bile operasyonlarını sürdürebilecek, zararlarını en aza indirgemek için özel olarak tasarlanmış ve inşa edilmiş olmalıdırlar. Afet dirençli limanlar, sadece yapısal dayanıklılıkla değil, aynı zamanda operasyonel ve lojistik açıdan da afetlere karşı hazırlıklı olan limanlardır.

Afet dirençli limanlarda (afet öncesi, anı ve sonrası için) olması gereken özelliklerden bazıları (detayları başka bir yazıya konu olmak üzere) başlıklar halinde şunlardır:

1. İleri Düzey Yapısal Tasarımları

2. İleri Teknoloji Kullanımı

3. Afet Planlaması ve Eğitim

4. Depreme Dayanıklılık

5. Sel ve Tsunami Koruması

6. Enerji ve Su Temininde Süreklilik

7. Esnek ve Hızlı Kurtarma Sistemleri

8. Çevresel Etki ve Sürdürülebilirlik

DOĞAL AFETLER VE YÖNETMELİKLER

Doğal afet diye başlayan cümleler deprem ile son bulmaktadır. Deprem riski bir ülkede yaşıyor olmamız, deprem hasarların geniş alana ayılması vb bu algıyı yaratan unsurların başında gelmektedir.

Geçen yıl yaşanılan doğal afetlerin sigorta sektörü penceresinden görünenlerin özeti aşağıdaki gibidir.

Almanya merkezli reasürans şirketi Munich Re, bu yılın başında geçen yılın doğal afet raporunu açıkladı. Rapora göre, baskın – güçlü kasırgalar, şiddetli fırtınalar ve seller başta olmak üzere, bütün doğal afetler dünya genelinde 140 milyar doları sigortalı olmak 320 milyar dolarlık küresel ekonomik kayba neden oldu. Munich Re ekibinin hesaplamalarına göre bu rakamlar geçen yılların enflasyona göre düzeltilmiş ortalama değerlerinden oldukça yüksek. Yıllık kayıpların 30 yıllık ortalaması 181 milyar dolar düzeyinde iken 10 yıllık ortalaması ise 236 milyar dolar düzeyinde bulunuyor. (https://www.munichre.com/en/company/media-relations/media-information-and-corporate-news/media-information/2025/natural-disaster-figures-2024.html)

AON’un, Küresel Doğal Afetler Raporu'na göre ise, 2024 yılında her biri 1 milyar dolardan fazla ekonomik kayba yol açan en az 54 küresel afet yaşanmıştır. Bu sayı, 21. yüzyıl ortalaması olan 44'ün oldukça üzerindedir. (https://www.aon.com/turkey/tr/about-aon/newsroom-2024/2024-yilinda-dogal-afetlerden-kaynaklanan-kuresel?utm_source=chatgpt.com)

KIYI VE LİMAN YAPILARI DEPREM YÖNETMELİĞİ; Deprem yönetmelikleri, yapıların deprem sırasında güvenli ve dayanıklı olmasını sağlamak amacıyla belirlenen teknik kurallar ve standartlar bütünüdür. Bu yönetmelikler, binalar, köprüler, kıyı yapıları gibi mühendislik projelerinde tasarım, malzeme seçimi, analiz yöntemleri ve yapım teknikleri konusunda rehberlik eder.

Türkiye'de kıyı ve liman yapılarının depreme dayanıklı tasarımı ve inşası için ilk kapsamlı yönetmelik, 18 Ağustos 2007 tarihinde "Kıyı ve Liman Yapıları, Demiryolları, Hava Meydanları İnşaatlarına İlişkin Deprem Teknik Yönetmeliği" adıyla yayımlanmıştır. Daha sonra, 6 Ekim 2020 tarihinde "Türkiye Kıyı, Liman Yapıları Deprem Yönetmeliği" Resmî Gazete‘de yayımlanmış ve bu yönetmelik, yayımlandığı tarihten bir yıl sonra, yani 6 Ekim 2021'de yürürlüğe girmiştir. Kıyı ve liman yapılarına yönelik deprem yönetmeliği günümüze kadar iki kez yayınlanmıştır.

İki yönetmelik arasında kapsam ve genel yaklaşım anlamında ileriye doğru değişiklikler vardır. Değişikliklerin incelenmesi ve geniş bir değerlendirmesini akademik metinlere bıraktık, aşağıya kısaca başlıklar halinde bilgi için karşılaştırmaları not ettik;

1. 2007 Kıyı, Liman Yapıları Deprem Yönetmeliği

o Türkiye'de kıyı ve deniz yapılarının deprem etkilerine karşı tasarlanmasına yönelik ilk kapsamlı yönetmeliktir.

o O zamanki Türkiye Deprem Bölgeleri Haritası'na (1996) dayalı olarak hazırlanmıştır.

o Deprem yüklerinin belirlenmesi ve kıyı yapılarının tasarım esaslarını içermektedir.

2. 2020 Kıyı, Liman Yapıları Deprem Yönetmeliği

o 2018 Türkiye Deprem Tehlike Haritası esas alınarak hazırlanmıştır.

o Performansa dayalı tasarım yaklaşımı benimsenmiştir.

o Zemin sıvılaşması, deniz hareketinin (Tsunami) etkileri gibi yeni faktörler eklenmiş, daha gelişmiş analiz yöntemleri getirilmiştir.

Kıyı ve liman yapılarının deprem etkisi altında tasarımında esas alınacak deprem yer hareketlerine ilişkin, 2007 Tarihli ve 2020 Tarihli Türkiye Kıyı ve Liman Yapıları Deprem Yönetmelikleri karşılaştırma tablosu bilgi için aşağıya not edilmiştir.

D1: Bu deprem düzeyi, Esaslar kapsamındaki yapıların servis ömürleri boyunca meydana gelebilmesi olasılığı fazla olan, göreli olarak sık ancak şiddeti çok yüksek olmayan deprem yer hareketlerini ifade etmektedir.

D2: Bu deprem düzeyi, Esaslar kapsamındaki yapıların servis ömürleri boyunca meydana gelebilmesi olasılığı çok fazla olmayan, seyrek ancak şiddetli deprem yer hareketlerini ifade etmektedir. (D2) düzeyindeki depremin 50 yılda aşılma olasılığı %10, buna karşı gelen dönüş periyodu ise 475 yıldır.

D3: Bu deprem düzeyi, Esaslar kapsamındaki yapıların maruz kalabileceği en şiddetli deprem yer hareketini ifade etmektedir. (D3) düzeyindeki bu çok seyrek depremin 50 yılda aşılma olasılığı %2, buna karşı gelen dönüş periyodu ise 2475 yıldır.

(DD-1) Spektral büyüklüklerin 50 yılda aşılma olasılığının %2 (100 yılda %4) ve buna karşı gelen tekrarlanma periyodunun 2475 yıl olduğu çok seyrek deprem yer hareketini nitelemektedir. Bu deprem yer hareketi, göz önüne alınan en büyük deprem yer hareketi olarak da adlandırılmaktadır.

(DD-2) Spektral büyüklüklerin 50 yılda aşılma olasılığının %10 ve buna karşı gelen tekrarlanma periyodunun 475 yıl olduğu seyrek deprem yer hareketini nitelemektedir.

(DD-2a) Deprem Yer Hareketi, spektral büyüklüklerin 50 yılda aşılma olasılığının %30 (100 yılda %50) ve buna karşı gelen tekrarlanma periyodunun 144 yıl olduğu sıkça deprem yer hareketini nitelemektedir.

(DD-3) Deprem Yer Hareketi, spektral büyüklüklerin 50 yılda aşılma olasılığının %50 (100 yılda %75) ve buna karşı gelen tekrarlanma periyodunun 72 yıl olduğu sık deprem yer hareketini nitelemektedir.

SONUÇ;

Limanların dayanımını artırmak, güncel kabul gören norm ve standartlara uygun planlamak, projelendirmek ve inşa etmek yoluyla sağlanabilinecektir. Mevcut, çalışır haldeki limanlar için de Periyodik Kontroller ve Bakımlar önemlidir. Bu çalışmada özelikle iskelelerin durumlarının düzenli olarak izlenmesi ve değerlendirilmesi gereklidir. Bu kontroller, iskeledeki olası yapısal zayıflıkları veya yıpranmayı erken aşamalarda tespit etmeye yardımcı olur. Ve erken müdahale için zaman kalır.

Dirençli liman hedefi ise Afet Risklerinin azaltılması için hazırlanacak bir çerçeve ile olanaklı olabilecektir. Bu çerçevenin (Sendai Çerçevesi örneğinde olduğu gibi) kapsama ve amacı; tehlikelere maruz kalmayı ve afete karşı kırılganlığı önleyen ve azaltan, müdahale ve kurtarma için hazırlığı artıran ve böylece dayanıklılığı güçlendiren bütüncül ve kapsayıcı ekonomik, yapısal, yasal, sosyal, kültürel, eğitimsel, çevresel, teknolojik, sağlık, politik ve kurumsal önlemlerin uygulanması yoluyla, mevcut afet riskini azaltmak ve yeni afet risklerinin oluşmasının önlemek ve böylece afete karşı direnci arttırmaktır.

Hazırlanacak çerçeve, afet riskini ve kayıplarını azaltma konusunda katedilen yolu ölçmek için stratejik hedefler ve göstergeler belirlemeli, Bu göstergeler, ulusal ve uluslararası anlaşmalara, uygulamalara vb uyumlu olarak uygulanabilmesine olanak sağlamalıdır.

Adres

Merdivenköy Mah. Nur Sk.
Business İstanbul Sitesi A Blok No:1A
34732 Kadıköy, İstanbul