Adres
Merdivenköy Mah. Nur Sk.
Business İstanbul Sitesi A Blok No:1A
34732 Kadıköy, İstanbul
Dr. Öğretim Üyesi Nazife Özge FERCAN
İstanbul Kültür Üniversitesi
İnşaat Mühendisliği Bölümü
Yüksek Lisans Öğrencisi
Derya ŞİMŞEK
Gebze Teknik Üniversitesi
İnşaat Mühendisliği Bölümü
Deprem ve Yapı Mühendisliği
Programı
Doktora Öğrencisi
Methiye GÜNDOĞDU GÖK
İstanbul Teknik Üniversitesi
Afet Yönetimi Enstitüsü
Deprem Mühendisliği
Programı
Doç. Dr. Can ZÜLFİKAR
İstanbul Teknik Üniversitesi
Afet Yönetimi Enstitüsü
İnşaat / Deprem Mühendisi
MARMARA BÖLGESİ KIYI ve LİMAN YAPILARI İÇİN GERÇEKLEŞTİRİLEN SİSMİK TEHLİKE ANALİZİ
1. Giriş
Türkiye denizlerle çevrili, yoğun deniz ticareti ve turizmine sahip bir ülke olmakla beraber en aktif deprem kuşaklarından birinde yer almaktadır. 1999 Kocaeli ve 2023 Kahramanmaraş depremleri büyük can kayıplarının yanında kıyı ve liman yapılarında da yapısal hasara sebep olmuş, ticari faaliyetlerin durması sonucu ekonomik kayıpların oluşmasına yol açmıştır. Yüksel vd. (2005) çalışmalarında 1999 Kocaeli depreminin İzmit Körfezi’nde bulunan deniz yapılarına etkisini araştırmış, 22 adet deniz yapısı üzerinde hasar tespit çalışması yaparak, hasar ve işletme durumlarını belirlemişlerdir. Liman, iskele, balıkçı barınağı ve kıyı tesislerinde oluşan bu yapıların, yapısal olarak yalnızca betonarme veya yalnızca çelik kazık, betonarme ve çelik kazık ile taş dolgulu dalgakıran sistemlerden oluştukları ifade edilmiştir. Ağır ve orta hasarlı yapıların 1997 yılında yayımlanan deprem şartnamesinden önce inşa edildiği belirlenmiştir. Takahashi ve Takemura (2005), 1995 Japonya-Kobe depreminde kıyı ve liman yapılarındaki sıvılaşma kaynaklı hasarı modellemiş, sıvılaşma etkilerini araştırmıştır. Yüksel ve Orhan (2013) kıyı ve liman yapılarının dinamik yükler altındaki davranışını performansa dayalı tasarım kriteri ile değerlendirmiş, model deneyler ve nümerik modeller ile keson tipi rıhtım duvarlarındaki yer değiştirme miktarını ölçmüşlerdir. Ateş ve Tümiş (2024) ise, 2023 Kahramanmaraş depremleri sonrasında İskenderun Körfezi’nde bulunan liman ve kıyı tesislerinde meydana gelen hasarı incelemiş, liman operasyonlarının durma noktasına geldiğini ve yeniden normal seviyelerine gelmesinin uzun zaman aldığını tespit etmiştir. Türkiye Kıyı ve Liman Yapıları Deprem Yönetmeliği ilk olarak 2007 yılında ve ardından 2020 yılında yayımlanmış, deprem yer hareketi düzeyleri, harita spektral ivmeleri, yerel zemin etki katsayıları ve performansa dayalı tasarım kriterleri güncellenmiştir. 2007 yönetmeliğinden önce tasarlanmış ve inşa edilmiş kıyı ve liman yapılarının deprem etkisi altında performanslarının değerlendirilmesi güncel yönetmelik üzerinden yapılmalıdır. Bu çalışma kapsamında, Marmara Denizi kıyılarını kapsayacak şekilde Marmara Bölgesinin maruz kalacağı deprem tehlikesinin belirlenmesi amacıyla en güncel sismik verilere dayanarak oluşturulan ve erişime açık olarak paylaşılan ESHM20 (European Seismic Hazard Model - Avrupa Sismik Tehlike Modeli) (Danciu ve diğ., 2021) kullanılarak Olasılıksal Sismik Tehlike Analizi (OSTA) gerçekleştirilmiştir. 2020 yılında yayımlanan Türkiye Kıyı ve Liman Yapıları Deprem Yönetmeliğinde belirtilen DD-1 ve DD-2 deprem yer hareketi düzeyleri için PGA (Pik Yer İvmesi) dağılımları, eşdeğer (üniform) tehlike spektrumları ve tepki spektrumları hesaplanmıştır. Tehlike analizi sonuçlarının kıyı ve liman yapılarının performans analizlerinde kullanılarak yapısal riskin belirlenmesi amaçlanmıştır.
2. Geçmiş Depremlerde Kıyı ve Liman Yapılarında Meydana Gelen Hasarlar
Ülkemizde son olarak büyük çapta can ve mal kayıplarına yol açan 2023 Kahramanmaraş depremleri kıyı ve liman yapıları açısından özellikle İskenderun Limanı’nda hasara yol açmış, operasyonlar durma noktasına gelmiştir. Ateş ve Tümiş (2024) çalışmalarında İskenderun’un doğu bölgesinde yer alan bazı terminallerde ciddi boyutlarda hasarlar oluştuğunu ve bu bölgede uzun bir süre gemilere hizmet verilemediğini ifade etmiştir. Tesis sahalarında çökmelerin, saha betonlarında ve birleşim yerlerinde kırılmaların oluştuğunu, sıvılaşma etkisine ve kara parçasının deniz seviyesinden olan yükseklik kotunun düşmesine bağlı olarak terminal kapılarında su basması oluştuğunu tespit etmişlerdir (Şekil 1 ve 2). Bunun yanında deprem yer hareketinin yarattığı salınım etkisi sebebiyle liman ekipmanlarında da çeşitli hasarlar meydana gelmiştir (Şekil 3).
3. Olasılıksal Sismik Tehlike Analizi ve Sonuçları
Sismik tehlikenin belirlenmesi senaryo bazlı deterministik ve tüm sismojenik kaynakların değerlendirildiği olasılıksal yöntem olmak üzere iki şekilde mümkündür. Olasılıksal yöntem ile çalışma alanını etkileyen tüm çizgisel, düzleştirilmiş arka plan ve alan kaynakların mantık ağacı uygulamasıyla sismik tehlikeye katkılarını hesaplamak mümkün olduğundan, bu yöntemin kullanılması daha gerçekçi bir yaklaşımdır.
Şekil 1. 2023 Kahramanmaraş deprem sonrası İskenderun limanı terminal sahalarında ve kapılarında tespit edilen kırılma ve çökme.
Şekil 2. 2023 Kahramanmaraş deprem sonrası İskenderun limanı terminal sahalarında ve kapılarında tespit edilen kırılma ve çökme ((https://9koy.org/)
Şekil 3. 2023 Kahramanmaraş deprem sonrası İskenderun limanındaki Ekipman hasarları ((https://www.virahaber.com/)./)
Marmara Bölgesi için eğim bazlı Vs30 verisine dayanarak (USGS), ESHM20 sismik modeli alan kaynak ve arka plan düzleştirilmiş sismisite ile birleştirilen fay kaynak sismojenik kaynakların, mantık ağacı uygulaması ile kabuk sismisitesi için Kotha ve diğ. (2020)’nin geliştirdiği yer hareketi tahmin modeli (YHTİ) kullanılarak OpenQuake yazılımı ile olasılıksal sismik tehlike analizi gerçekleştirilmiştir. Bu YHTİ modelinde, girdi olarak deprem büyüklüğü ve hiposantral derinliği, Joyner-Boore mesafesi ve Vs30 parametresi kullanılmaktadır. Açık kaynak kodlu Python tabanlı bir yazılım olan OpenQuake (OQ)’in tehlike ve risk hesapları için kullanılan iki modülü bulunmaktadır. Tehlike analizi için Senaryo Bazlı Deprem Tehlike Analizi (SBDTA), Monte Carlo yönteminin kullanıldığı event-based tehlike analizi ve Olasılıksal Deprem Tehlike Analizlerini (ODTA) desteklemektedir (Crowley et al., 2015). Bu çalışmada kullanılan Olasılıksal Deprem Tehlike Analizi ile Marmara bölgesinde tehlike eğrisi, tehlike dağılım haritası ve eşdeğer (üniform) tehlike spektrumu elde edilmiş ve 2020 Türkiye Kıyı ve Liman Yapıları Deprem Yönetmeliklerindeki tehlike spektrumları ile karşılaştırmalı olarak sunulmuştur.
Olasılıksal Deprem Tehlike Analizi için dairesel bir alan içerisinde yer alan çalışma alanını etkileyen tüm çizgisel, düzleştirilmiş arka plan ve alan kaynaklar ESHM20 modeli ile değerlendirilmiştir. Homojen deprem kataloğu oluşturulurken Şekil 4’te sunulan aletsel dönem verilerinin yoğun olarak gözlemlendiği Marmara Bölgesinde meydana gelen geniş bir magnitüt dağılımına sahip deprem verilerinden faydalanılmıştır. Çalışma alanında bulunan alan kaynak bölgeleri ve çizgisel fay kaynakları Şekil 5 ve 6’da gösterilmiş olup, dairesel alan içerisinde bulunan tüm sismojenik kaynaklar Marmara Bölgesi için deprem tehlikesi oluşturmaktadır.
Şekil 4. Çalışma alanı içerisinde yer alan aletsel dönem depremlerinin magnitüt dağılmı.
Bu tehlike seviyesi PGA, spektral ivmeler Sa (T=0.2 sn) ve Sa (T=1.0 sn) cinsinden TBDY (2018)de tanımlanan 50 yıl içinde %10 aşılma olasılığına karşılık gelen DD-2 deprem düzeyi (T=475 yıl) ve 50 yıl içinde %2 aşılma olasılığına karşılık gelen DD-1 deprem düzeyi (T=2475 yıl) için Şekil 7’de tanımlanan topografik eğime dayalı Vs30 verisine göre 5 km x 5 km boyutlu hücreler üzerinden hesaplanmıştır (Şekil 8 ve 9). Buna göre en yüksek PGA değerleri, Kocaeli İli’nden geçerek İzmit Körfezi açıklarından Batı Marmara’ya doğru uzanan KAF hattı ve görece zayıf zemin koşullarının görüldüğü denize paralel sahil kesimlerinde gözlemlenmektedir. Marmara Denizi’nden kuzeye ve güneye doğru uzaklaştıkça PGA değerlerinin orta kısımlara nazaran azaldığı görülmektedir. Dönüş periyodunun T=2475 yıla çıktığı DD-1 deprem düzeyinde PGA değerleri zayıf zemin koşullarının hakim olduğu Marmara Fayı’na yakın lokasyonlarda 2.1-2.3 g değerlerine ulaşmaktadır.
Şekil 5. Çalışma alanı içerisinde bulunan alan kaynaklar.
Şekil 6. Çalışma alanı içerisinde yer alan çizgisel kaynaklar.
Şekil 7. Marmara Bölgesinin topografik eğime dayalı Vs30 dağılım haritası; Vs30 değerleri 98 m/s ile 2197 m/s arasında değişmektedir.
Şekil 8. Marmara Bölgesi için 50 yılda %10 aşılma olasılığına tekabül eden PGA dağılım haritası.
Şekil 9. Marmara Bölgesi için 50 yılda %2 aşılma olasılığına tekabül eden PGA dağılım haritası.
Çalışma alanı içerisinde temsili seçilen 7 farklı lokasyon için PGA’yı gösterir tehlike eğrileri elde edilmiş, 50 yıldaki aşılma oranları sunulmuştur (Şekil 10). 50 yılda %10 ve %2 aşılma olasılığına tekabül eden dönüş periyodu sırasıyla T=475 yıl ve T=2475 yıl olan deprem seviyeleri grafikler üzerinde işaretlenmiş, PGA seviyeleri İzmit Körfezi ve Tekirdağ dolaylarına tekabül eden 1-4-3 no’lu noktalar için diğer noktalara göre daha yüksek izlenmiştir.
Şekil 10. 50 yıllık aşılma olasılıklarını gösteren PGA tehlike eğrisi.
Marmara Bölgesi’nde temsili seçilen noktalarda, bu çalışma kapsamında DD-1 ve DD-2 deprem düzeyleri için elde edilen spektral tepki ivmeleri 2020 Kıyı ve Liman Yapıları Deprem Yönetmeliği tasarım spektrumları ile karşılaştırılmıştır (Şekil 11-Şekil 17). Temsili seçilen noktalardaki Vs30’a dayalı zemin sınıfı etkileri göz önünde bulundurulmuş, buna göre 2-5-6 no’lu noktalar dışındaki lokasyonlarda olasılıksal spektral ivme değerlerinin 2020 Kıyı ve Liman Yapıları Deprem Yönetmeliği tasarım spektrumlarını aştığı görülmüştür.
Şekil 11. 1 numaralı lokasyon için elde edilen tehlike spektrumu ve 2020 Kıyı ve Liman Yapıları Deprem yönetmeliği tasarım spektrumu karşılaştırması.
Şekil 12. 2 numaralı lokasyon için elde edilen tehlike spektrumu ve 2020 Kıyı ve Liman Yapıları Deprem yönetmeliği tasarım spektrumu karşılaştırması.
Şekil 13. 3 numaralı lokasyon için elde edilen tehlike spektrumu ve 2020 Kıyı ve Liman Yapıları Deprem yönetmeliği tasarım spektrumu karşılaştırması.
Şekil 14. 4 numaralı lokasyon için elde edilen tehlike spektrumu ve 2020 Kıyı ve Liman Yapıları Deprem yönetmeliği tasarım spektrumu karşılaştırması.
Şekil 15. 5 numaralı lokasyon için elde edilen tehlike spektrumu ve 2020 Kıyı ve Liman Yapıları Deprem yönetmeliği tasarım spektrumu karşılaştırması.
Şekil 16. 6 numaralı lokasyon için elde edilen tehlike spektrumu ve 2020 Kıyı ve Liman Yapıları Deprem yönetmeliği tasarım spektrumu karşılaştırması.
Şekil 17. 7 numaralı lokasyon için elde edilen tehlike spektrumu ve 2020 Kıyı ve Liman Yapıları Deprem yönetmeliği tasarım spektrumu karşılaştırması.
4. Tartışma ve Sonuçlar
Marmara Bölgesi kıyı ve liman yapılarının deprem tehlikesi karşısında performansını ölçmek amacıyla bölgedeki aktif sismik kaynaklar olasılıksal yöntem ile değerlendirilmiş, deprem yer hareketi DD-1 ve DD-2 deprem düzeyleri için PGA ve Sa cinsinden elde edilmiştir. Bölgeyi kapsayan temsili noktalar seçilerek, bu noktalardaki spektral ivmeler, 2020 Kıyı ve Liman Yapıları deprem yönetmeliği tasarım spektrumları ile karşılaştırılmış, buna göre ESHM20 bölgesel sismik veri modeli çoğunlukla 2020 tasarım spektrumlarından (DD1- ve DD-2 için) daha yüksek spektral ivme değerleri sunmuştur. Zemin bağımlı bu değerler topoğrafik eğime dayalı Vs30 dağılım haritalarından elde edilmiş olup, özellikle zayıf zemin koşullarının hakim olduğu lokasyonlarda deprem yer hareketi parametreleri (PGA ve Sa) yüksek seviyelerde gözlemlenmiştir. İzmit Körfezi’nin karşılıklı kıyıları, Tekirdağ kıyıları, Çanakkale dolayları, İstanbul’un güney sahilleri, Bursa Merkez ve sahil kesimlerinde görece daha yüksek deprem tehlikesi gözlemlenmiştir. Deprem tehlikesi düzeyleri yıllar içerisinde değişkenlik gösteren sismik kaynak veri modeline, gerçekleşmiş depremlerin büyüklük ve sayılarına, fayların kırınım uzunluklarına, zemin koşullarına vb. parametrelere bağlıdır. Detaylı olarak büyük ölçekte analiz edilen ve sahaya özel zemin koşullarını da göz önünde bulunduran tehlike modelleri doğru ve güvenilir sonuçlar sunmaktadır. Bu bakımdan büyük önem arz eden kıyı ve liman yapılarının deprem riski sahaya özel tehlike analizleri ile değerlendirilmelidir.
REFERANSLAR
Yüksel Y., Güler I., (2005), Deniz Yapılarında Deprem Etkileri ve 1999 Gölcük Depremi Örneği, TMH-Türkiye Mühendislik Haberleri, Sayı 438/4.
Takahashi A., Takemura J., (2005), Liquefaction-induced Large Displacement of Pile-supported Wharf, Soil Dynamics and Earthquake Engineering, 25: 811-82.
Yüksel Y., Orhan K., (2013), Sismik Risk ve Limanlarda Hasar Tipleri, Dokuz Eylül Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Dergisi, Cilt5, Sayı2.
Ateş A., Tümiş O., (2024), 6 Şubat Depreminin İskenderun Körfezindeki Kuru Yük Terminalleri Operasyonlarına Etkileri, Denizcilik Araştırmaları Dergisi: Amfora, Cilt3, Sayı5, E-ISSN: 2822-504X.
Kıyı ve Liman Yapıları, Demiryolları, Hava Meydanları İnşaatlarına İlişkin Deprem Teknik Yönetmeliği (2007), Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı, 26617 sayılı Resmi Gazete.
Türkiye Kıyı ve Liman Yapıları Deprem Yönetmeliği (2020), Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, 31266 sayılı Mükerrer Resmi Gazete.
Danciu L., Nandan S., Reyes C., Basili R., Weatherill G., Beauval C., Rovida A., Vilanova S., Sesetyan K., Bard P-Y., Cotton F., Wiemer S., Giardini D. (2021), The 2020 update of the European Seismic Hazard Model: Model Overview. EFEHR Technical Report 001, v1.0.0, https://doi.org/10.12686/a15.
9. Köy Haber Sitesi (2024). https://9koy.org/turkiyedeki-limanlar-depreme-karsi-hazirlikli-mi.html
Vira Haber Sitesi (2024). https://www.virahaber.com/
U.S. Geological Survey, USGS ArcGIS Mapping Service, Erişim tarihi : 28/02/2025 https://usgs.maps.arcgis.com/apps/webappviewer/index.html?id=8ac19bc334f747e486550f32837578e1
Kotha S. R., Weatherill G., Cotton F. (2020a), A regionally adaptable ground-motion model for shallow crustal earthquakes in Europe. Bulletin of Earthquake Engineering. 18:4091 – 4125.
Crowley H., Monelli D., Pagani M., Silva V., Weatherill G., (2015), "OpenQuake Engine User Instruction Manual", Global Earthquake Model (GEM) Technical Report 2015-05, Techical Rapor No: Version 1.4.0, GEM.
Merdivenköy Mah. Nur Sk.
Business İstanbul Sitesi A Blok No:1A
34732 Kadıköy, İstanbul