Adres
Merdivenköy Mah. Nur Sk.
Business İstanbul Sitesi A Blok No:1A
34732 Kadıköy, İstanbul
Endüstri 4.0, “Akıllı Fabrikalar”, “Dördüncü Sanayi Devrimi”, “Geleceğin Fabrikaları”, vb. farklı isimlerle de anıldığından (hatta farklı sektörler Endüstri 4.0’dan ilhamla kendi sektör ve ekosistemlerine yönelik olarak farklı adlandırmalar da yapmaktadır. Mesela Lojistik 4.0, Güvenlik 4.0 vs. gibi) zaman zaman kavram kargaşasına yol açabilmektedir. Ancak bilinmesi gereken temel şey, bu kavramın sadece endüstriye yönelik değil, tüm hayatı kapsayan bir dijitalleşmeyi öne çıkaran yeni bir üretim ve yaşam paradigması olduğudur. Bu (d)evrimle ortaya çıkacak olan yapı, sadece değer zincirlerinin parçalarının kendi içlerindeki otomasyonunun ötesinde, birbirleri ile de entegre olarak çalışacak bir yapıdır. Entegrasyonun en önemli özelliği ise tüm değer zinciri adımlarının birbiri ile gerçek zamanlı ve sürekli iletişim içinde olması ve bu sayede akıllı ve kendisini uyarlayan bir sanayi sürecine ulaşmış olma vizyonu olarak ortaya çıkmasıdır. Bu vizyon, daha hızlı, daha esnek, kalitesi daha yüksek ve daha verimli bir sanayi yolculuğunu tanımlamaktadır.
Endüstri 4.0 dönüşümüyle dört önemli kategoride gelişme kaydedilmesi beklenmektedir: Verimlilik, Büyüme, Yatırım ve İstihdam.
Endüstri 4.0’ı tek başına akıllı üretim ile sınırlı tutmak doğru değildir. Üretimi etkileyen ve üretim yönetimini tetikleyen tüm çevresel unsur ve süreçlerin de bu kapsamda yenilenmesi ve akıllı hale getirilmesi gerekiyor. Süreç gerçek anlamda kültürel bir dönüşümü de beraberinde getirecektir. Mevcut organizasyon yapılarında, iş süreçlerinde ciddi değişimler olacaktır.
Bütün bunların hayata geçirilmesi geleneksel iş yapma biçimlerini terkedip, dijital dünyaya geçmeyi ve iş süreçlerini dijitalleştirmeyi gerekli kılmaktadır.
Türkiye Üzerindeki Potansiyel Etkileri
Endüstri dönemleri açısından Türkiye’nin hâlihazırdaki yerine bakıldığında genel olarak 2.0-3.0 arasında bir yerlerde olduğunu söylemek çok da yanlış olmaz. Sadece savunma ve otomotiv sanayilerinde yer yer 3.0’ın biraz üzerine çıkıldığı gözlenmektedir.
Türkiye açısından Endüstri 4.0 yaklaşımı, üretim ekonomisinde rekabet gücü, sürdürülebilirlik, katma değeri yüksek ürün ve hizmet üretmek anlamına geliyor. Yeni üretim teknikleri ve bu tekniklerin tetikleyeceği dönüşüm, düşük katma değerli üretim kısır döngüsü yerine, yüksek katma değerli yatırımlar döngüsüne erişme fırsatı verebilir. Endüstri 4.0’ı başarılı bir biçimde uygulamaya geçirerek üretim platformlarını dönüştürmek; küresel rekabet gücünün artması, küresel değer zincirinden alınan payını artması ve işgücü profilinin gelişmesi konularınıda elimizi güçlendirecektir.
Fırsatlar
Teknolojik gelişmelerin dördüncü dalgasıyla birlikte dijitalleşmenin 5 temel alanda fayda yaratması beklenmektedir: Verimlilik, Büyüme, Yatırım, İnovasyon ve İstihdam.
Özellikle üretim, kalite ve bakım fonksiyonlarında çalışan düşük nitelikli çalışanların yerini otomasyona sahip sistemler alacaktır. Uzun vadede değer zincirinin belirli noktaları da bu değişimden payını alacaktır.
Yeni paradigma ile birlikte kullanılacak teknolojiler, iş yapış biçimleri ve ilişkiler göz önüne alındığında, bugün adı dahi bilinmeyen yeni yeni mesleklerin ortaya çıkacağı açıktır. Nasıl ki 100 yıl önce yazılım mühendisliği diye bir meslek bulunmuyordu, 20 yıl sonra da bugün olmayan ya da bugünkü durumuna göre epeyce evrimleşmiş pek çok meslek olacaktır.
Farklı yapıda olan sektörlerde görülmesi beklenen etkiler
Uygulama ve potansiyel faydaların, şirketler ve sektörler özelinde farklılık göstermesi doğaldır. Ayrıca ülkelerin işgücü maliyetleri arasındaki farklar sonucu, mutlak iyileşme potansiyeli yüzdesel olarak farklı düzeyde gerçekleşecektir. Bu bağlamda üretim, lojistik ve satış sistemlerinden toplanan büyük veri setleri gelişmiş seviyede analiz edilerek, şirketlerin pazar talebini daha doğru tahmin etmelerine yardımcı olacaktır. Bu durum, pazarın doğru ürünü, doğru zamanda, doğru yere tahsis etmesini sağlayacaktır. Talep tahminlerinde coğrafi seviyede yaşanacak iyileşme, lojistik planlarının optimize edilmesini sağlayarak, hafif gıda ürünlerinin birim ulaştırma maliyetlerini düşürecektir.
Nereden Başlanabilir?
Üreticiler, üretim süreçlerinde önceliklerini belirlemek ve işgücü yetkinliklerini geliştirmek zorundadırlar. Bu amaçla;
- Öncelikle esneklik, hız, verimlilik ve kalite gibi iyileştirilecek kilit alanlar belirlenmelidir.
- İşgücü üzerindeki uzun vadeli etki analiz edilmeli ve stratejik işgücü planlaması yapılmalıdır.
Politika yapıcılar ve kamu, özellikle altyapı, eğitim, regülasyon ve yatırım çerçevesini oturtmalıdırlar. Bunu sağlamanın en iyi yolu iş dünyasının, kamunun, sektör örgütlerinin ve şirketlerin ortak çalışmalar yapmasından geçmektedir.
Bahsi geçen paydaşların yanı sıra hizmet sektörü için de çok önemli çıkarımlar yapmak mümkündür. Endüstri 4.0 çevresinde gelişen değer zincirleri doğal olarak hizmet sektörlerinde de dönüşümü tetikleyecektir.
Lojistik sektörü açısından durum
Endüstri 4.0, bir ürünün ilk üreticiden son tüketiciye ulaşıncaya kadar olan tüm süreçlerini karşılayan lojistik sektörü için de başta inovasyon, katma değer ve sürdürülebilirlik olmak üzere çeşitli alanlarda geniş fırsatlar sunmaktadır. Lojistik sektörünün Endüstri 4.0 ihtiyaçlarına göre değer zincirine entegrasyonunu güçlendirecek uygulamalar tüm sektörleri doğrudan ya da dolaylı olarak etkileyecektir. Doğru ürünün, doğru miktarda, doğru biçimde, doğru zamanda, doğru kaynaktan, doğru yolla, doğru fiyata sağlanması yani lojistiğin 7 doğrusu da bu çerçevede yeniden şekillenecektir.
Taşımacılıkla ilgili olarak;
Uydu takip sistemleriyle araçların izlenmesine yönelik teknolojilerin, araçların diğer araçlarla, trafik ve yol durum bilgileriyle, araç ve yükle ilgili farklı sensör verileriyle iletişim halinde olduğu; rota ve güzergâh güncellemelerinin araç bazında otonom şekilde verilebildiği akıllı sistemlere evrimleşmesi üzerine detaylı çalışmalar yapılmaktadır.
Sürücüsüz kamyonlar, pilotsuz uçaklar, dronlarla teslimat vs. bu alanda bizleri bekleyen yenilikler olacaktır.
Bu çerçevede güzergâh boyu izlenen araç ve ürünlerin durumlarındaki değişiklikler (arıza, ısı farkları, âtıl kapasite vs) anında farkedilecek ve diğer paydaşların bilgilendirilmesi de dahil olmak üzere gerekli aksiyonlar alınacaktır. Üstelik bu aksiyonları bir kısmı için insan müdahalesine dahi ihtiyaç olmayacaktır.
Depo yönetimi ile ilgili olarak;Endüstri 4.0 ışığında; insan-makine etkileşiminin artması, sesli veya ışıklı yönlendirme sistemlerinin kullanımının yaygınlaşması, akıllı stoklama araçlarının, akıllı raf ve stoklama ünitelerinin ve kendi rotalarına karar verebilen taşıma sistemlerinin kullanılması depo operasyonlarını daha verimli hale getirecektir.
Limancılıkla ilgili olarak
Lojistik sektörü içerisinde özel bir konumda bulunan limanlarda da Endüstri 4.0 vizyonun getireceği yenilikler olacaktır. Aslında tıpkı otomotiv ve beyaz eşya sektörlerinde olduğu gibi, bu sektörde de vizyon kısmen hayata geçirilmeye başlanmıştır. Sektör paydaşlarının veri paylaşımı, otomatik adresleme, sürücüsüz liman içi taşıma araçları ve ekipmanlar, otomatik kapı kayıt sistemleri, yapay zekaya dayalı iş emirleri, yazılım ve sistem entegrasyonları bu yönde atılan adımlardır.
Marport’taki örnekler:
Marport diğer pek çok alanda olduğu gibi, Endüstri 4.0 paradigmasının fayda sağlamayı öngördüğü Verimlilik, Büyüme, Yatırım, İnovasyon ve İstihdam gibi alanlarda da sektörde öncü uygulamalara yer vermeye devam etmektedir. Teknoloji, Ekipman ve İnsan’a yaptığı yatırımlarla bu trendi hem kendi bünyesinde hem de paydaşları ile bir adım daha öteye taşımaya çalışmaktadır.
Bu anlamda son dönemde, ekipman ve saha optimizasyonları için PrimeRoute ve ExpertDecking modüllerini devreye almıştır. Dijiital liman konsepti çerçevesinde, müşterilerinin işlemlerini mobil cihazlar üzerinden yapmasına imkân veren Marin Uygulamasını, yine tüm limancılık hizmetlerinin uzaktan yapılmasına imkân tanıyan Marport Online Web uygulamasını, çalışanlarının IK ve şirketle ilgili işlemlerini mobil cihazlardan 7/24 yapabildiği Limon uygulamasını devreye almıştır.
Aynı zamanda limanda geleneksel yöntemlerle yürütülen pek çok uygulama, süreç, rapor ve karar sistemleri dijitalleştirilip entegre edilerek dijital dünyaya taşınmıştır. CFS, Kapı, Kantar, Çeşitli Bakanlıklara ait sistemler, Call Center vb. sayılabilir.
Sonuç
Her ülke ve sanayi sektörü, Endüstri 4.0’ı farklı hızlarda, farklı yaklaşımlarla uygulamaya başlayacaktır.
Bugün Türkiye’de Endüstri 4.0 teknolojileri ve yaratacağı rekabet avantajlarından yararlanmak konusu farkındalık aşamasındadır ve ilgi üst düzeydedir.
Sanayide dönüşüm yolculuğunda Türkiye’nin ilgili alanlarda uygulamada karşılaştığı birçok yapısal engelin de kapsandığı uzun vadeli bir yaklaşım geliştirilmesi bir zorunluluk olarak görünmektedir. Daha önce de vurgulandığı üzere aslında firmalardan daha çok ülkelerin Endüstri 4.0’a geçmesi konuşulmalıdır.
Bu sebeple sanayide dönüşüm için tüm paydaşların, özellikle de devletin ve sivil toplum kuruluşlarının, bütünsel ve birbirleriyle uyumlu hareket etmesinin önemli olduğunun bir kez daha altının çizilmesi gerekmektedir. Özellikle, uygun altyapının ve eğitimin sağlanması, dönüşümü mümkün kılacak temel faktörler olarak ortaya çıkmaktadır.
Merdivenköy Mah. Nur Sk.
Business İstanbul Sitesi A Blok No:1A
34732 Kadıköy, İstanbul